BUYRUNUZ:)
10/10
·416 syf.··
2026 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 03:04
Sağlıklı ilişki mi okumak istiyorsunuz? BU KİTABI OKUYUN. Okurken tatlı krizine mi girmek istiyorsunuz? BU KİTABI OKUYUN. Okurken kalbiniz hiç kırılmasın mı istiyorsunuz? BU KİTABI OKUYUN. Bir arkadaş grubunu düşünün. Eğelenmeyi bilen, mizahları güçlü bir arkadaş grubu. Okuyucuyu gülme krizine sokabilen sohpetler. Aşık olmasını bilen, nerde ne yapılması gerektiğini bilen ilişkiler... Şahsen ihanet okumaktan, bilerek kalp kıran karakterlerden o kadar bıkmıştım ki bu kitaba aşık oldum. Psikolojik vakalı insanları okumayı seviyorsanız, BU KİTABI OKUYUN. Barış ve Birce ilişkisini ve Çiçek ile Mecnun ilişkisini tepine tepine okuyacaksınız. Kısacası OKUYUN BU KİTABI. ÇÜNKÜ ÇOK GÜZEL.
Balkabağı ve TarçınBetül Güçlü · Ren Kitap · 20221,535 okunma
Puan vermedi·120 syf.·
2026 430. kitabı
Sigarayla kahveyi içti, kendine geldi biraz. Ne doktor, ne ilaç... Yeniden boyun eğdi yaşamaya... Kemal Demirel bir çocuğun gözüyle, yoksul, ama sevgi ve umut dolu insanları anlatıyor,ojura "Çocukken bile pek çok şeyden hiç korkmazdım. sadece insanlara karşı utanılacak bir şey yapmaktan hep korktum.”. S:19 1933-40 yılları arası İstanbul´u. Haliç kıyısında bir yoksullar semti: Kasımpaşa. On odalı, eski mi eski, yıkık dökük, hemen hemen her odası kiraya verilen bir ev. Ve burada ´canıyla kanıyla yaşanan bir dünya´. Sıkıntıya katlanmasını bilen, yaşamını sürdürmeye çabalayan, didinen insanların, umutsuzluk nedir tanımayan insanların, yüreklerini ortaya koyan insanların dünyası. Sevgiyle varoluşlarının yeterli ve gerekli koşulu sayan insanların dünyası. Piano Piano Bacaksız Ne sevinçtir avuçta tutulan birkaç kuruşla yaşama katılmaya çalışmak...s:32
Roman Edebiyat Anı-Mektup-Günlük
Piano Piano BacaksızKemal Demirel · Can Yayınları · 1993413 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·272 syf.··
2026 57. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 18:51
Kitabımız, Osmanlı Devleti’nin 1683 yılında gerçekleştirdiği II.Viyana Kuşatması ile başlıyor. Öncelikle bu kuşatmanın neden başarısız olduğunu, yaşananları ve sonuçlarını okuyoruz. Aslında kazanabileceğimiz bir savaşı içimizdeki hainler yüzünden nasıl kaybettiğimizi ve bir insanın ihanetinin kocaman bir orduyu, hatta bir imparatorluğu nasıl etkilediğine şahit oluyoruz. Ama aslında kitabın asıl konusu bu kuşatma sırasında esir edilen yeniçeriler. Esir edilen yeniçerilerden bazıları yollarda ölürken kalan kısmı ise düşmanın elinden kurtulmayı başarıyor. Ancak bu esirler kendi aralarında da bölünüyor. Çünkü bazıları sipahi bazıları ise yeniçeri. Osmanlı Devleti’nin askeri yapısının en önemli iki grubu olan bu insanlar birbirleriyle hiçbir zaman anlaşamıyorlar. Esaretten kurtulduktan sonra da farklı yollara gitmeyi tercih ediyorlar. Biz Balaban Hasan adındaki yeniçeri ve arkadaşlarının hikayesini okuyoruz. Bunlar düşmandan kurtulduktan sonra Osmanlı İmparatorluğu’na dönemeyeceklerini, eğer dönerlerse savaştan kaçan insanlardan olduklarını düşüneceklerini ve hain ilan edilip öldürüleceklerini biliyorlar. Bu yüzden de farklı bir yere gitmek için ilerliyorlar. Günlerce yürüdükten sonra ki burada sayıları da gerçekten çok azalıyor Moena adındaki İtalyan vadisine sığınıyorlar. Buradaki insanlar ilk başta Türklerden korksa da önlerinde çok daha büyük bir tehdit olan Habsburglar olduğu için türkleri köylerine kabul ediyorlar. Aslında on gün kalıp yollarına devam edecek olan yeniçeriler bambaşka bir hikayenin ortasında buluyorlar kendilerini. Köyü Habsburg’ların elinden kurtarmak için mücadele etmeye başlıyorlar. Bu mücadele içinde bir fikir ortaya atılıyor. Hasan Şah ilan ediliyor ve Moena Türklerin ve Müslümanların idaresine geçmiş oluyor. Bu sayede Osmanlı halifesiden yardım
Şah Balaban DestanıCihan Çetinkaya · Timaş Yayınları · 20265 okunma
8/10
·479 syf.··
2026 21. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 11:18
Üçlemenin son kitabında Cumhuriyet'in ilk yılları ve Türkiye'nin kalkınma hedeflerini arka planda işleyen Kemal Tahir, olay örgüsünde Çorum köylüsünün çürümüşlüğünü anlatmaya devam eder. Abuzer ağanın oğlu Sülük ve daha önce karşılaştığımız Çakır Kenan arasında iktidar mücadelesini görüyoruz. Kenan, artık yaşlanmış ve "hacı" olarak anılıyor. Sülük ise Atatürk'e suikast ile yargılanır, ancak o bunun Kenan'ın oyunu olduğu iddia eder. Diğer yandan ilk kitapta pek ısınamadığım Emey karakteri ise bu kitapta daha tecrübeli, olgun ve ne yaptığını bilen bir karakter haline gelmiştir; özellikle sonlara doğru yaptıklarıyla kendisine hayran kaldım. Kitapta birçok karakterin cinsellik merakı dikkat çekiyor, okurken yuh artık dediğim yerler oldu; Kemal Tahir Çorum halkına acımamış. Köy hayatını, iktidar mücadelesi, ihanet, cinsellik ve tarihle harmanlanmış güzel bir üçleme oldu, çok severek okudum.
Büyük MalKemal Tahir · Ketebe Yayınevi · 2022501 okunma
4/10
·216 syf.··
2026 64. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 17:49
Kabil'in Çene Kemiği (Cain's Jawbone) – Edward Powys Mathers Yazarin bu kitabı 1934 yilinda yayınlanmış harbi zor bir edebi bulmaca (kitabın geçmişini araştırdım evet) . İnstagramda bir bulmaca kitabi olarak gorunce merak ettim aldım. Gerçekten zor, zaman isteyen ve kitabin parcalanmasini gerektiren bir durum söz konusu. Sayfalari koparmadan mümkün degil çözmek. Bende buna kiyamayacagim icin (yersen kiysamda pek benim harcim gibi durmuyor ) basaramadim haliyle.. Kitap 100 sayfadan oluşuyor. Yayınevi tarafından kurgu karıştırılarak basılmış. Yani bunu da anlarim elbette ama her sayfa yarim yazilmasina ragmen bile bi devam yok. O cumleler arasi bile bir daldan dala atlayış söz konusu. Neyse sonuç itibariyle ben elendim arkadaşlar.. 100 sayfanin doğru sıralamasını bilen varsa paylaşsın benimle nolur kurgusunu gercekten merak ettim. Önce sıralamayı bi okuyalim artik hangi katil kimi öldürmüş orasını sonra araştırırız.
Duygu ve Düşünce
Kabil'in Çene KemiğiE. Powys Mathers (Torquemada) · Olimpos Yayınları · 202375 okunma
Puan vermedi·321 syf.··
2026 59. kitabı
Özlem Maman’ın Bensizlikte Sonsuzluk kitabı, dışarıdan bakıldığında olay örgüsü olmayan, ama aslında insanın iç dünyasında çok yoğun bir “iç olay örgüsü” taşıyan bir metin. Kitapta bir karakterin başına gelen somut olaylardan çok, insanın kendi benliğiyle, hafızasıyla, kayıplarıyla, sevgisiyle ve varoluşuyla yaptığı hesaplaşma anlatılıyor. Merkezde sürekli değişen, dağılan, kendini arayan bir “Ben” var. Bu “Ben”, önce kendini tanımlamak istiyor; sonra tanımladığı her şeyin aslında geçici, kırılgan ve eksik olduğunu fark ediyor. Kitabın ana sorusu yalnızca “Ben kimim?” değil; aynı zamanda “Ben yok olursam benden geriye ne kalır?” sorusu. Yazar bu soruyu hafıza, ego, ölüm, Tanrı, sevgi, özlem ve eksiklik üzerinden derinleştiriyor. Hafıza silinirse insan hâlâ kendisi midir? Sevdiğimiz biri öldüğünde tamamen yok mu olur, yoksa bizde bıraktığı ses, iz, alışkanlık ve duygu olarak yaşamaya devam mı eder? İnsan sadece adıyla, bedeniyle, geçmişiyle mi vardır; yoksa başkasında bıraktığı anlamla da varlığını sürdürür mü? Kitap bütün bu soruları okurun içine bırakıyor. Metnin en güçlü taraflarından biri, “eksiklik” duygusunu çok derinden işlemesi. Kitapta eksiklik sadece acı veren bir boşluk değil; insanı dönüştüren, büyüten ve bazen başka bir bütünlüğe taşıyan bir alan gibi anlatılıyor. Özellikle baba kaybı, kavuşamama, özlem, söylenemeyen sözler ve yarım kalmışlıklar kitabın duygusal merkezini oluşturuyor. Burada kayıp, sadece kaybetmek değildir; kaybedilen kişiyi içinde taşımayı öğrenmektir. Yazar, sevginin bazen kavuşmakla değil, yoklukla da büyüdüğünü gösteriyor. Yazarın hedefi okura hazır cevap vermek değil; okuru kendi içine döndürmek. “Ben” dediğimiz şeyin sabit olmadığını, her gün yeniden kurulduğunu, bazen bir hatırayla, bazen bir acıyla, bazen bir başkasının bakışıyla
Bensizlikte SonsuzlukÖzlem Mama · Mythos Kitap · 20261 okunma