Özne-nesne ikiliği deyince aklımıza Descartes'ın öne sürdüğü, ayrı dünyalara ait olan, bilen özne ve bilinen nesne arasındaki tek yönlü ilişki geliyor. Oysa anne-çocuk ilişkisini ya da daha genel olarak anne-dünya ilişkisini "özne anne"nin bakış açısından kurgulayınca ortaya bambaşka bir resim çıkıyor. Öznenin temel kimliğinin ve bunun getirdiği ruh halinin nesnelerle kurduğu ilişkide nasıl da belirleyici olduğunu fark ediyoruz. Bu durum sanki "elinde çekiç olan biri, her şeyi çivi olarak görür" sözünde anlatılana benziyor. Elinde bebeğini tutan, onu emziren, onun gözlerinin içine bakıp, çıkardığı ilk sesleri dinlerken mest olan biri artık hiç kimseye kötülük yapamaz, küçük hesaplarla uğraşmaz, ülkesine barışın gelmesi konusunda kayıtsız kalamaz gibime geliyor.
Sayfa 120·Kitabı okuyor
Uşak da İsmet Paşa'ya saldıran Demokrat Partililer
İktidarının güç kaybetmesiyle birlikte Adnan Menderes'in İsmet Paşa'ya duyduğu hastalıklı nefret günden güne iyice artı­yordu. İktidarının gücünü artırmak için İsmet İnönü'yü etkisiz­leştirme girişimlerine başlanmıştı. İsmet Paşa'nın TBMM kürsü­sünden yapmış olduğu bir konuşmadan rahatsız olan bazı DP'li milletvekilleri, İsmet Paşa'nın dokunulmazlığının kaldırılmasını öneren bir Başbakanlık tezkeresi sunmuştu. Adnan Menderes ve Demokrat Partililer, CHP'nin güçlenmesini istemiyorlardı. İsmet Paşa'nın çıktığı yurt gezilerinde provokasyonlar düzenlenmeye başlamıştı: Demokrat Parti il başkanının, Uşak tren istasyonun­ da, elindeki çay bardağını CHP heyetine fırlatmasıyla büyük kar­gaşa ve kavgalar yaşanmıştı. Bu kargaşada başına gelen bir taşla İsmet Paşa yere düşüp yaralanmıştı. (Kurtuluş savaşında Yunan­lıların yapamadığını Demokrat Partililer yapıyordu) Saldırıların arkasında iktidarın eli ve yönlendirmesi olduğu­nu iyi bilen İsmet Paşa Manisa'da yaptığı konuşmada şunları dile getirmişti: "Uşak'ta himaye altında istasyonda toplanan mütecavizler, benim hayatıma kastetmek için harekete geçmişlerdir. Muhalefet aleyhine Ehli Salip (haçlılar) isnadı ve muhalefeti karınca gibi ezmek tavsiyesi, gece sabaha kadar Ankara'da tertiplenerek tat­bikata konmuştur. Azınlıkta olan iktidar, nihayet kaba kuvvetle bir dehşet idaresi kurarak vatandaşları insan haklarından mah­rum yaşatmaya karar vermiş görünüyor." Uğradığı, DP'liler tarafından yapılan saldırılara aldırmayan İsmet Paşa yurt gezilerini kararlılıkla devam ettirdi. Ve Gazian­tep gezisi sırasında kararlılığını şu şekilde dile getirdi: **"Kanun yolundan çıkmış olanlar, haklarını korumak kararın­da olan hür vatandaşlar karşısında, mutlaka mağlup olacaklardır. Vatandaşlarımızın hizmeti uğrunda seve seve can vermeyi,
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Her bilenden ziyade bir bilen bulunur!
Sayfa 57·Kitabı okudu
Neyi beklediğini bilen var mı ki ;)
Bir hafta başlıyor,bir hafta bitiyor ve sonra yenisi geliyordu. Hep bir şeyleri bekliyor, bekliyordum. Peki neyi bekliyordum en çok?
Sayfa 158·Kitabı okuyor
1000Kitap
Gruşenka....
Çok bilen çabuk ihtiyalarmış.
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Rasûlullah aleyhisselâm'ın sabah namazının sünnetinden sonra yaptığı dua: "Allah'ım! Katından, kalbimi hidayete erdirecek, dağınık işlerimi toplayacak, beni eski (iyi) halime kavuşturup muhabbetimi geri verecek, dinimi ıslah edecek, içimi (kamil iman ve güzel ahlakla) koruyacak, zahirimi (salih amellerle) yüceltecek, amellerimi (riya ve gösterişten) arındıracak, kıyamette yüzümü ağartacak, bana aklıselim ilham edecek, ihtiyacımı giderecek ve beni her türlü kötülükten koruyacak olan rahmetini istiyorum. Allah'ım! Senden kalbime yer eden halis, daimi bir iman ve dünyada başıma gelecek her işin ezeli ilimde takdir edilmiş olduğunu bilen sağlam bir inanç istiyorum. Hakkımda taksim ettiğin rızka beni razı kıl. Allah'ım! Senden sadık ve küfre dönmeyen yakin bir iman istiyorum. Yine senden beni dünya ve ahiretin yüksek derecelerine ulaştıracak olan rahmetini istiyorum. Allah'ım! Senden huzuruna ak bir yüzle gelmeyi, musibetlere karşı sabretmeyi, şehidlerin derecelerine ulaşabilmeyi, saadet dolu güzel bir hayatı, düşmana karşı yardımı ve (cennette) peygamberlerle beraber olmayı istiyorum. Allah'ım! Bana hacetimi gönderen sensin. Amelimin az, fikrimin zayıf olduğu durumlarda rahmetine sığınırım. Ey işleri sonuca bağlayan ve hasta kalplere şifa veren Allah'ım! Denizleri birbirine karışmaktan koruduğun gibi beni de cehennem azabından, kabirde sorulacak suallere cevap verememekten ve mahşer günü feryat ve figan içerisinde dövünmekten koru. Allah'ım! Mahlukatından yahut kullarından birine verdiğin rahmete her ne kadar aklım yetmez ve onu elde etmeye isteğim ve amelim yetersiz olsa da, o rahmeti senden istiyorum. Ey alemlerin Rabbi olan Allah'ım. Allah'ım! Bizi, doğru yoldan sapıtan ve saptıran kullarından değil, doğru yolu bulan ve gösteren kullarından eyle.
Din