" Ruhum Filiz! Sana Vâlâ teyzen bu mektup kâğıtlarıyla zarfları gönderdi.Zeyyat Bey İsviçre'den çocuklarına yollamış. Arkadaşlarına tatilde mektup yazarsın. Resimleriniz pek şirin çıkmış. Bakıp bakıp öpüyorum. Yakında, yollardan kalkar kalkmaz gelip seni kucaklayacağım. Derslerin nasıl? Bana bilgi ver. Milyonlarca defa gözlerinden öperim cici kızım. " Baban S.Ali
Sayfa 155·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Latince sanat anlamına gelen ars sözcüğü, İngilizce ve Fransızcaya art olarak geçmiştir. Dürer'in anadili Almancada ars'ın karşılığı "kunst" dur. Kunst sözcüğü, "kennen" (bilmek) ve "können" (yapmak) köklerinden gelir. Alman kültürünün gizini de içinde taşıyan bu son derece önemli tanımlama, sanatın ancak bilmek ve yapabilmek birlikteliği içinde söz konusu olabileceğini vurgular. Bu anlayışa göre iyi bir sanatkâr olmak için salt bilgi ya da salt yetenek yetmez.
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Bazılarının hiç bilmedikleri konularda kaskatı görüşlere sahip olmasından daha aptalca bir şey yoktu herhalde.
Sayfa 71·Kitabı okuyor
Alıntı
Her gece rüyamda, bir dilsiz Süleyman'ın uyuduğ odaya giriyor, elindeki ipi boynuna geçiriyor, sıkıyor, zavallı oğlum bir çığlık bile atamadan boğuluyor... Onun hayatını koru! Kuşkulnırsan, on adam, yüz adam, on bin adam öldürmekten çekinme! Sertliğin herkesi titretsin! Korumayı bir am bile bırakma! Onun varlığını yeniden senin ellerine bırakıyorum, çünkü onu gerçekten yalnız ikimiz seviyoruz. Senden başka bir şey istemiyorum, hatta Piri Paşa'nın entrikaları hakkında bilgi vermeni bile istemiyorum. Oğlum sağ ise, hiçbir şey umurumda değil. Oğlum sağ ise, benim için hayat kusursuzdur.
Sayfa 48 - Can Yayınları·Kitabı okuyor
İnsanın tarihi, insanın kendisinin yarattığı bir tarihtir.
Lucretius'a göre insanoğluna ateş bir tanrı tarafından verilme­diği, sanatlar tanrılar tarafından öğretilmediği gibi insanlar... yasaları da tanrılardan almamıştır. Bütün diğerleri gibi siyasi ku­rumları, yasaları da kendi bilgi ve tecrübesiyle, kendi sağduyusu ve ak­lı sayesinde insanın kendisi yaratmıştır. Toplumun kendisi gibi yasalar da, tarihsel bir evrimin sonucu ortaya çıkmıştır. İnsanoğlu nasıl kulü­beler yapmayı, hayvanların derileriyle örtünmeyi, aile kurmayı zaman­la ve aklı, deneyi ve birikimi sonucu öğrenmişse karşılıklı olarak bir­ birine zarar vermemek yönünde anlaşmalar, sözleşmeler yapmayı, ya­salar meydana getirmeyi ve cezalandırılma korkusuyla onlara uymayı da aynı nedenlerle, aynı yollardan geçerek, aynı süreç sonucunda öğ­renmiştir. İnsanın tarihi, insanın kendisinin yarattığı bir tarihtir ve bu tarih, Hesiodos'un zannettiği veya ileri sürdüğü gibi bir gerilemenin, bozulmanın değil, bir evrimin ve ilerlemenin tarihidir.
Sayfa 153 - İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları.
Öğrenci işlerindeki gergin abla:-)
Ricacılar oturduğum masaya bilgi almaya geldiği zaman onlara dişlerimi gıcırdatır, içlerinden birini mutsuz etmeyi başarırsam yoğun bir zevk duyardım.
Alıntı