Türk Bilim İnsanı Türker Kılıç Bilime Vicdan Katıyor
Puan vermedi·192 syf.··
2026 53. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 13:55
Harvard’da yürüttüğü beyin tümörleri araştırmalarıyla daha sonra kanser tedavisinde kullanılan Glivec ilacının geliştirilme sürecine katkı sunmuş, Einstein ve Bertrand Russell’ın da kurucu fikirleri
Bilim/Felsefe
Yeni Bilim: Bağlantısallık - Yeni Kültür: YaşamdaşlıkTürker Kılıç · Ayrıntı Yayınları · 2021268 okunma
Puan vermedi·542 syf.··
2026 68. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 10:52
Guadeloupelu yazar Maryse Condé, sömürgecilik, kölelik, kimlik, diaspora ve kültürel aidiyet temalarını işlediği eserleriyle Karayip edebiyatının en önemli isimlerinden biridir. Segu, dört ciltlik
Segu Toprak SurlarMaryse Condé · Bilgi Yayınevi · 202431 okunma
Füsûsu'l-Hikem Üzerine Bir Değerlendirme
Puan vermedi
İbnü'l Arabî'nin Füsûsu'l-Hikem adlı eseri, İslam düşünce tarihinin en etkili ve aynı zamanda en tartışmalı metinlerinden biridir. Eser, her bir peygamberi belirli bir hikmetin
Fususu'l HikemMuhyiddin İbn Arabi · Ataç Yayınları · 20091,328 okunma
9/10
·239 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 10:26
Birçok konu hakkında bilgi sahibi olmayanların anlayamayacağı bir kitap, bence. Kitabın içinde kurguyla harmanlanmış birçok bilgi mevcut. Bilgilerden yola çıkarak kurguyu kavrayabiliyorsunuz. Amat kelimesi, yıkım anlamına geliyor. İstanbul’dan yola çıkan bir gemide yaşanan olaylar anlatılıyor. Geminin baş kaptanı Diyavol Paşa. Diyavol kelimesi de şeytan anlamına geliyor ve kitapta Diyavol Paşa işlediği en büyük günahı unutmak için sürekli içiyor. Kaptanın marangozu ise Nuh Usta. İsa peygamberin de marangoz olduğı düşünülürse güzel bir mantık çerçevesi kurulmuş. Gemiye binenler Nuh Tufanı’ndakinin tersine kötülük işlemiş tüm günahkarlar. Geminin yedi katı var ve kitapta fa cehennemin yedi katının isimlerini almış. Gemide İsrafil adlı bir çocuk var ve gemiye saldırdıkları anda bir boru üflemekle görevli. Yine Adem baba, gemide kadın istiyor ve onun için canından bir parça vereceğini belirtiyor, Hz. Adem gibi… 247 sayısı çok fazla geçiyor. Bakara suresinden de bahsedilen kitapta bu sayılar sureleri ifade ediyor diye düşünüyorum. Ki bahsedilen sureler de manidar kalıyor kitabın akışına göre. Her şey birbiriyle uyum içinde. Hoş bir kitaptı, tavsiye edilir.
Amatİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 20256,8bin okunma
10/10
·207 syf.··
2026 29. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 06:48
"Biz Osmanlıyız" Osmanlı'yı okurken, Osmanlı'yı tanırken hayran olmamak mümkün değil. Yavuz Bahadıroğlu yazdığı bu kitapta her satırda hayran oldum. Osmanlı'yı her cümlesi ile çok güzel ve çok özel anlatmış. * Sevmek için tanımak lâzım. Bizler Osmanlı'nın torunları olduğumuz hâlde Osmanlı'yı ne kadar tanıyoruz. Kitap ilk satırlarından itibaren Osmanlı'ya duyulan özlem ile başlıyor. Öyle güzel bir dönem yaşamışlar ki o dönemleri özlememek mümkün değil. Osmanlı toplumu; Sevgi, şefkat ve yardım toplumuydu, Hayat ve hayrat devletiydi, Hayrat ve hasenat insanıydı, Ahirete dönük olduğu için hayatta önemsiz şeyler yoktu. Osmanlı insanı kıble yürekliydi. Hedef ve gayret insanıydı. Osmanlı'da insan hakları gözetilirdi. Osmanlı yetiştirdiği "cevher insanlarla" dünyaya nam salmıştır. Tarihimiz gerçekten bir ibret aynası ve tamamen tecrübelerle yaşanmış bir geçmişimizdir. Bugün bizler geçmişimizden ders alıp "Yeniden Osmanlı" dememiz için tam bir zamanıdır. Tarihimizi tanımak ve tarih okumak için, tarihimizi okurken nasıl sevebiliriz diye düşüncelerimiz varsa Yavuz Bahadıroğlu'nun kitaplarını okumak çok iyi bir tercih olur. Sadece kuru bir bilgi vermiyor. Hem araya yaşanmış hikâyeler anlatıyor hem de nasihatler veriyor.
Biz OsmanlıyızYavuz Bahadıroğlu · Nesil Yayınları · 20062,511 okunma
9/10
·256 syf.··
2026 36. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 02:12
Kitap, ilk bakışta konuşan hayvanların olduğu bir dünya sunuyor . Başkahraman Archy, ailesinin hayatta kalabilmesi için annesi tarafından tefeci bir porsuk olan Solomon’a köle olarak satılan bir sansar. Fakat bu sevimli bir hayvan hikayesi kesinlikle değil. ​Archy, Solomon’un yanında sadece hayatta kalmayı değil; okumayı, yazmayı ve düşünmeyi öğreniyor. İşte her şey tam bu noktada başlıyor. Bilginin getirdiği o tatlı ama karanlık yükle tanışıyor: Tanrı’yı sorgulamaya başlıyor, zamanın akışını fark ediyor ve en önemlisi ölümü keşfediyor,geleceğin ve sonun korkusuyla yüzleşiyor. ​Yazar insanın trajedisini anlatıyor. Hepimizin hayat boyu düştüğü o anlam arayışını, varoluş krizlerini ve bu dünyada küçücük de olsa kalıcı bir iz bırakma çabasını bir sansarın gözünden okuyoruz.Son derece melankolik, derin ama bir o kadar da su gibi akan bir roman.
Edebiyat
Benim Aptal NiyetlerimBernardo Zannoni · Timaş Yayınları · 202575 okunma