hafızam silinse de bir daha okusam
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 294. kitabı
bayıldım.. ba-yıl-dım. okurken vaayy dedirten, bana ansiklopedi açtıran (eskiden öyle derdik şimdi google) kitapları seviyorum. bu kitap da onlardan biri. geçmişten günümüze 10 ressam, heykeltraş, sanatçı; -Da Vinci -Michealangelo -Raffaello -Bosch -Rembrandt -Lucientes -Van Gogh -Picasso -Salvador Dali -ve Frida Kahlo hayatları, aşkları, hikayeleri.. -kimisi çok yönlülüğüyle, kimisi aşk hayatıyla, kimisi asi ruhuyla, kimisi devrimciliğiyle hepsi hatırlanası karakterleri olan, tarihte birçok yönden iz bırakan, namıdiğer ''başbelaları''.. -Çoğumuzun sadece Mona Lisa tablosu ile tanıdığı Leonardo Da Vinci'nin aynı zamanda çağın çok çok ötesinde bir mucit olduğunu, insan anatomisini anlamak adına otopsiler yapan, bir dönem Osmanlı ile de iletişime geçmiş, 200-220 arası iq'ya sahip bir dahi olduğunu öğrendiğim için çok mutluyum. -Frida Kahlo'nun hem ruhsal hem bedensel acılarla geçen hayatını, ''acıyı bal eylediğini'' feminizm daha bugünki anlamıyla yokken bile feminist, öncü, lider karakterini çok sevdim. -Van Gogh'un delilikle dahilik arasında gidip gelen üzücü hikayesini -huysuz ama üretken, hayatı boyunca çalışmış, tarihin en iyi heykeltraşı Michaelangelo'yu -portre sanatının devrik kralı Rembrandt'ı -eleştirel tabloları ve duruşuyla Goya'yı -gelmiş geçmiş en üretken ressam olan Picasso'yu -deliliğini(!) lehine kullanacak kadar dahi olan Salvador Dali'yi hepsini ayrı ayrı keyifle okudum. yazarın neden bu 10 kişiyi seçtiğini, ve kitaba neden ''beş belaları ve başyapıtları'' adını verdiğini çok iyi anladım. kendisine böyle bir derleme yaptığı için, bu karakterleri bizlere ulaştırdığı için, keyifle okumamı sağladığı için çok teşekkür ediyor ve çalışmasına büyük bir saygı duyuyorum. -kitabın içinde bolca tarihi bilgi de var. bahsi geçen
Baş Belaları ve BaşyapıtlarıYiğit Aydın · Kronik Kitap · 202619 okunma
Puan vermedi·333 syf.·
2026 20. kitabı
Bu kitabı büyük beklentiyle aldım ve okurken beklentimi karşıladığını söyleyebilirim. Erdal Sarızeybek, sadece tarih anlatmıyor; aynı zamanda insanı düşünmeye iten sorular soruyor. Kitap boyunca sık sık durup “Gerçekten bugün bazı şeyler Atatürk’ün hedeflediği gibi mi gidiyor?” diye düşündüm. Anlatımı akıcı olduğu için sıkmadan ilerliyor. Tarihi olayları anlatırken kendi yorumlarını da katıyor ama bunu okuyucuyu bunaltacak şekilde yapmıyor. Bazı bölümlerde katıldığım, bazı bölümlerde ise farklı düşündüğüm yerler oldu. Bence bir kitabın en güzel yanı da bu; okuduktan sonra insana bir şeyler sorgulatabilmesi. Ben tarih kitaplarında kuru bilgi okumayı pek sevmem. Bu kitapta olayların arka planını görmek ve farklı bir bakış açısıyla değerlendirmek hoşuma gitti. Özellikle Atatürk’ün liderliği ve Cumhuriyet’in hangi şartlarda kurulduğunu yeniden hatırlatması etkileyiciydi. Sonuç olarak beğenerek okuduğum bir kitap oldu. Her satırına katılmak zorunda değilsiniz ama farklı bir pencere açtığı kesin. Tarihi sadece ezberlemek yerine anlamaya çalışan herkesin okuyabileceğini düşünüyorum. Kitabı bitirdiğimde aklımda tek bir düşünce kaldı: Geçmişini gerçekten bilen bir toplum, geleceğini daha sağlam kurar.
Ya Gazi Paşa DuyarsaErdal Sarızeybek · Pozitif Yayınları · 200798 okunma
Puan vermedi·158 syf.·
2026 7. kitabı
Bu kitap, mesleğe yeni başlayan genç bir doktorun yalnızlığını, korkularını ve zamanla kazandığı tecrübeyi samimi bir şekilde anlatıyor. Bana göre kitabın en güçlü yanı, insan hayatının ne kadar büyük bir emanet olduğunu hissettirmesi. Her hikâyede bilgi kadar cesaretin, sabrın ve vicdanın da ne kadar önemli olduğunu görüyorsunuz. Akıcı anlatımı ve gerçek hayattan izler taşıması sayesinde, sadece bir doktorun yaşadıklarını değil; sorumluluk almanın, hata yapma korkusunun ve insan olmanın ağırlığını da hissettiren etkileyici bir eserdi.
Genç Bir Doktorun AnılarıMihail Bulgakov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202332,1bin okunma
Faruki ve İslam Kültür Atlası
Puan vermedi·
Kalemin Kılıçtan Daha Keskin Olduğunun Örneği Faruki, kolayı yani salt teorisyen olmayı seçmedi, zoru yani pratisyen olmayı seçti. Ümmet bilincine sahipti. Medeniyetimizin kadim köklerine inmeyi ve hâkim kılmayı çözüm olarak gördü. İnandıklarını savundu, bu uğurda yaşadı ve şehit edildi… Allah rahmet etsin, bizi de affetsin… İslam, ne bugünkü Müslümanların tavır ve yaşayışları, ne İslam tarihinin şu veya bu dönemi, ne de İslam adına kaleme alınan şu veya bu kitabın anlattıklarıdır. İslam Kuran‟dır.” Ne doğunun adamı ne de batının… Doğunun hüzünlerini, kaygılarını ve duygularını batıya taşıyan adam… Böyle anılıyor şimdilerde kendisi… Vefat haberini Türkiye‟de ilk duyuran Mustafa Özcan hakkında şöyle diyecekti; “Öncü... Davetçi... Derdi olan bir insan... Organizatörlük yönü ağır basıyor… Sadece akademisyen olsaydı bir sorun teşkil etmeyecekti, o davasını teşkilatlı bir organizasyonla pratik hayata taşımaya çalışıyordu.” Lütfi (Arslan) abinin sürekli sor(dur)duğu iki sorudan ikincisi olan; bir gün dünya uyandığında biz uyanamasak dünyadan ne eksilecek sualine Faruki, hayatıyla en güzel cevabı vermişti sanırım… 21 Ocak 1921 `de Filistin`in Yafa şehrinde doğdu. Babası Abdulhüda Faruki İslami ilimlerde derin bilgiye sahip bir kadıydı. İslami eğitimine babasının gözetiminde evde ve mescitlerde baş ladı. İlk ve orta öğrenimini Saint Joseph Koleji`nde yaptı. Felsefe öğrencisi olarak girdiği Beyrut Amerikan Üniversitesi`nden 1941`de mezun oldu. 1945-1948 yılları arasında Celîle`nin son Filistinli valisi olarak görev yaptı. Görevi süresince Filistinlilerin haklarının ısrarlı bir savunucusu oldu. 1948`de İsrail Devleti`nin kurulup Filistin`in işgal edilmesi üzerine akrabalarının bir çoğu Beyrut`a iltica etmişlerdi. O ilk önce direnişe katıldı, ardından Müslümanlar
Alıntı
İslam Kültür Atlasıİsmail Raci Faruki · İnkılab Yayınları · 2022136 okunma
Ecdada ithafen
Puan vermedi·288 syf.··
2026 18. kitabı
İbrahim Kalın'ın ülkenin entelektüel simalarından biri olduğu aşikar. Yaşam öyküsü ve geniş bilgi birikimi ile gerçekten de okunması gereken bir şahıs. Bazı kişilerin bazı eserleri şüphesiz ki politika üstü okunması gerekir. Politik görüşlerin farklı olmasından dolayı herhangi bir yazarın eserlerine mesafeli yaklaşmak pek tabi tasvip edilecek bir durum olmaması gerekir. Dolayısıyla Kalın'ın kitaplarına da bu yönde yaklaşmak önemli. Bu esere kendimize yolculuk adı altında yaklaşmak gerekir. Nitekim kendimizi ve geçmişimizi okumadan inanın bana kişi özünü kaybeder kültürel asimilasyona da uğraması hiçten bile değildir. Gel özüne diyelim .. Kitap çeşitli formatlarda karşımıza çıkar. Açıkçası derleme bir eser olduğunu dile getirebiliriz. Kalın'ın zaman içinde vermiş olduğu röportajlardan tutun yaşamında bizzat şahit olduğu örnekleri de dile getirdiği bir eser. Velhasıl kelam kitap herhangi bir konu etrafında ilerleyen ve o konuyu açıklayan bir kitap değil . Kitabın ana düşüncesi isminden de anlaşılacağı üzere kişinin varoluşsal sancıları karşısında kendini araması ve bulmasıdır. Günümüz dünyasında insanda yoğun bir tatminsizlik mevcuttur. Ne yaparsa yapsın genel olarak bir huzursuzluk ile cebelleşmektedir. Değişen dünya ve ilerleyen teknoloji ise buna en büyük katkıyı sağlar. Katkı derken pek tabi olumlu anlamda değil. Bizzat olumsuzluk anlamında. Değişen dünya ve teknoloji karşısında kişi kendi özünü kaybedip aslına bakarsak klavye kişiliğine, instagram kişiliğine ,moda kişiliğine bürünmüştür. Bunlar tamamen karşı tarafa kendimizi, onun beğenisine susmaktan başka da bir şey değildir . İpotekli kişilik diyebiliriz belki de. O seni beğeniyorsa varsındır. Senin kendi özün seni karşılamıyor demektir . Dolayısıyla sürekli başkalarının bakışları için kişinin
Öze Yolculukİbrahim Kalın · İnsan Yayınları · 2023757 okunma
7/10
·112 syf.··
2026 27. kitabı
Felsefe okumalarımın 4. kitabıyla merhaba. Bugün, söylemesi bile keyifli olan Machiavelli ile geldim. Döneminin önemli siyaset insanlarından olan yazar, yönetimle pek iyi geçinememiş. Kimi desteklese kısa süre sonra yönetim değişmiş ve bu süreçte kendisi de oldukça sıkıntılı dönemler yaşamış. Prens adlı eserinde ise bir hükümdarın iktidarı nasıl elde edeceğini, nasıl koruyacağını ve tahtta kalabilmek için nelere dikkat etmesi gerektiğini anlatıyor. Artık bir gün prens olursam (ya da ona benzer bir şey ) ne yapmam ve ne yapmamam gerektiğini biliyorum. Dili oldukça sade ve akıcı. Bir prensin nasıl başa geçtiğini, iktidarını nasıl sürdürmesi gerektiğini örneklerle tek tek ele alıyor. Verdiği tarihî örnekler sayesinde kitap aynı zamanda dönemin siyasetine ve tarihine dair pek çok bilgi de sunuyor. Siyaset, tarih ve felsefeye ilgi duyuyorsanız keyifle okuyabileceğiniz bir eser.
PrensNiccolo Machiavelli · Kapra Yayıncılık · 202120,4bin okunma