DENETİM -İZM
~KENDİMCE~ Yoğunluktan uzaklaşıp doğaya, doğadaki yaşama baktığımızda sürüyle yaşayan her canlının bir sistem içinde olduğunu görürüz. Bunu direkt tecrübe edemeyenler kitaplar ya da belgeseller ile öğrenirler. Her canlının vücudundaki hücrelerde, organlarda olan sistem; suda, karada, havada hareket edip sürü halinde yaşayabilen tüm hayvanların arasında görülür. Örneğin; bir kurt sürüsünde lider kurt varken, keşif için görev alan kurtlar farklı, yavru bakıcı kurtlar farklıdır. Hatta kendi aralarında bağ kurmuş olan bitkilerde de sistem vardır. Her hayvan türünde başka bir sistem görülür ve bu sistemler hayvanların yaşama koşullarına göre belirlidir. Onlara doğuştan verilen bu bilgi ile hayatlarını sürdürürler ve bu sistemi denetleme davranışı da doğuştandır. Örneğin; işaretledikleri bölge içinde yaşayan hayvanlar sınırlarını sürekli gezer, sürü liderinden önce avı yemeye başlayan sertçe uyarılır. Hayvanlarda hem bedensel hem de sosyal olarak doğuştan belirli olan bu sistematik yaşam, bilişsel olarak çok gelişmiş olan biz insanlarda da mevcuttur. Bedensel olarak bizde de doğuştandır ancak toplumsal olarak, sosyal olarak sistemimiz bizim tercihlerimiz ve planlarımızla ile oluşur. 50 bin ya da 100 bin yıl önce yaşayan insanların sistemi hayvansal sisteme benziyordu ama insan zihni geliştikçe yaşamımız da karmaşıklaştı, gereklilikler ve görevler arttı. Nüfusumuzun da artmasıyla kendi türümüze özgü toplumsal sistemler çıkardık. Hatta küçükten büyüğe her insan topluluğunda farklı bir sistem uygulanır oldu. Kimi dini kuralları, kiliseyi, camiyi merkez yaparken (teokrasi), kimi zengin insanları yönetici yaptı (oligarşi). Monarşi, demokrasi, aristokrasi, teknokrasi, komünizm, kapitalizm... İşte bu -rasi'ler ve -izm'ler insanlığın nüfusuyla doğru orantılı arttı. Her
Hayata Dair
Okudukça, duydukça, gördükçe...
Okuduğu kitaplardan edindiği bilgiler insanı önyargılardan kurtarmıyorsa, öğrendiği bilgilerin efendisi değil, kuklası, esiri oluyorsa, "sırtında semer taşıyan eşşek olur insan". Bilgi, insan aklının ve vicdanın mayasıdır. Bilgisi olmayanın erdemleri ve ahlakı ya yoktur ya da çok azdır. Bilgi, insanı özgürleştirir derler ama bazılarını ideolojik köleliğe götürür -bilginin kaynağını araştırmayan, sorgulamayan- birilerinin maşası olmaktan asla kurtulamaz. Bozuk saat bile günde 2 kez doğru vakti gösterir. Bilginin kölesi değil, cahillikten azat ettiği, özgür ve hakikati bulan insan olmalıyız! "İzm'ler idrakimize giydirilmiş deli gömlekleridir" Cemil Meriç "Bildiğim bir şey var, o da hiçbir şey bilmediğim" Sokrates Sözü herkesin kulağına küpe olsun!
Duygu ve Düşünce
Reklam
Bilgi-izm..
Eğer fark ettiyseniz işinde profesyonel olan insanlar başkalarının arkasından iş çevirmezler çünkü buna ihtiyaç duymazlar..
1K
Kutsal Mesih( Yağı ) Bilinci
Her ay beyninizde üretilen gizemli bir sivi var. Bu SiViya antik yunanlılar"CHRISTOS" demişlerdir. Bugün ise "CHRISM" (Kutsal mesih yağı) olarak bilinen, aynı zamanda charisma(karizma) kelimesinin de kökenidir. Bu sIvI veya yağ, her ay üst beyinde(cerebrum) üretilir. Epifiz ve hipofiz bezinden gelen sivilar, omurilikten aşağı akarak solar plexus'da 2,5 gün tohumlanır. Bu olay isa'nın 33 yaşinda(33 omurga kemiğinden aşaği inen sivi) çarmıha gerilmesi ve meshedilmesi olayidır. Bu tohumlanma, " hayat ağacının meyve vermesi" olarak da bilinir. Bu olaydan sonra siVI sağlikli bir şekilde korunursa tekrar beyne ulaşır, Pineal gland( epifiz bezi)'i ve uykuda olan milyonlarca beyin hücresini aktive eder ve mesih bilinci ortaya çikar. işte tüm bahsedilen gelecek mesih söylemi buna dayanir. Yani içinizdeki mesih bilincinin bu sivinın 3. Gözü aktive ederek mesih bilincini ortaya çıkarmasıdır. I pet goat II animasyonunda bu nedenle tüm hikaye bir bedenin içinde gösterilmiştir. “Karbon dört değerliklidir, altın kararmama özelliğine sahiptir. Benzer şekilde Dharma, insanında devamlılığını sağlayan kıymetli öz niteliklerdir. İnsan bir amipten bu konuma evrim yasalarının  kodu olan dharması sayesinde gelmiştir. Bu yaşam kodu bizim Ruhani gelişmemizi korur ve besler.” Böylece evrimin üçüncü basamağında insanlara Dharma, On emir verilmiştir. Bilinçli olarak bu kurallara bağlılık insan yaşamının devam etmesi ve yükselebilmek için esastır. Onları önemsememek ve ihmal etmek kanserin tohumlarını eker ve eğer kanser yayılırsa hem insanlığı hem de doğayı tahrip eder. Üçüncü çakra Nabhi Çakra olarak da adlandırılır ve refahın sıhhatin merkezidir. Yaratıcı güçleri geliştikçe insanlar doğanın kaynaklarını başarı ile kullandılar. Bu, zenginlik ve bereket getirdi ve materyalizmin izinde
Yoga
Her "İZM" İçerisinde Az da Olsa Agnostisizm İçerir
"Agnostisizm Karşısında Dogmatizm: İnanç ve Bilgi Arayışının Zıt Uçları" Agnostisizm ve dogmatizm, inanç ve bilgi arayışında iki zıt ucu temsil ederler. Bu iki felsefi yaklaşım, insanların düşünce tarzları ve inanç sistemleri konusundaki farklılıkları yansıtır. Bu makalede, agnostisizm ve dogmatizm arasındaki temel farkları ve bu iki yaklaşımın özelliklerini inceleyeceğiz. Agnostisizm: Bilgi Eksikliği ve Belirsizlik Agnostisizm, bilgi eksikliğini ve kesinlikle bilinmeyen bazı soruların olduğunu vurgular. Agnostikler, insan bilgisinin sınırlı olduğunu ve bazı soruların yanıtlarının deneysel olarak kanıtlanamayacağını kabul ederler. Agnostikler, özellikle Tanrı'nın varlığı veya yokluğu hakkında kesin bir görüş ifade etmekten kaçınırlar. Bu, insanların bilgi eksikliğini kabul eden ve inançları konusunda belirsizlikle barışık bir tutumu temsil eder. Dogmatizm: Kesin İnanç ve İnancın Mutlaklığı Dogmatizm, kesin inanca ve inancın mutlaklığına vurgu yapar. Dogmatik insanlar, belirli bir inancı veya ideolojiyi mutlak bir gerçek olarak kabul ederler ve bu inancı sorgulamadan savunurlar. Dogmatik yaklaşım, genellikle inançların değişmez olduğu ve sorgulanmaması gerektiği fikrini benimser. Bu, kesin bir inanç sistemine sahip olmayan veya şüphecilikle yaklaşan agnostisizme karşı gelir. Agnostisizm ve Dogmatizm Arasındaki Temel Farklar 1. Bilgi ve İnanç: Agnostisizm, bilgi eksikliğini ve belirsizliği vurgular, dogmatizm ise kesin inanca ve mutlaklığa odaklanır. 2. Sorgulama ve Kabul: Agnostikler, inançları sorgulama ve belirsizlikle yaşama eğilimindedirler, dogmatik insanlar ise inançlarına sorgusuz sualsiz bağlıdırlar. 3. Bilimsel Yaklaşım: Agnostisizm, bilimsel yöntemlere ve kanıtlara önem verirken, dogmatizm daha fazla otoriteye ve geleneklere
Herkes her şeyi biliyor!
İyi ki bu sosyal medya hayatımıza girmiş diyorum bazen. İnsanlarla beraber yaşamadan da insan duygu ve düşüncelerini, zahmet etmeden yorulmadan öğreniyoruz. Yandaşlık, çıkarcılık, ideolojik birlik elele vermiş yürüyor. Demek ki, kitaplarda aydınlanmak için değil, beyinleri ve duyguları köreltmek için okunur oldu. Tek taraflı bilği çöptür. Bir gün kokusu çıkar ilk sizin burnunuza gelir. Rahmetli Cemil Meriç "İzm'ler idrakimize giydirilmiş deli gömlekleridir" Çok tarafsınız (bazı) okuyucular! insanları, fikirleri ölçüsüz kabulleniyorsunuz. İnsanlık ilk günden bu güne kadar çok değişti, değişmeyen şey insanın fıtratı! Nokta. Not: Bazı ön yargılı incelemeler, iletiler ve alıntılar gördüm.
1000Kitap
Reklam
Reklam