Puan vermedi·213 syf.··
2026 2. kitabı
Rasim Özdenören & Kafa Karıştıran Kelimeler Kitap benimle yaşıt 1987 model. Lakin söylemleri ilginç bir şekilde bugünü yansıtıyor Rasim Özdenören'in kalemini sevdim. Lafı dolandırmadan yalınkat bir şekilde ifade etmiş. Kavramlar üzerinde duruyor ama uzun uzadıya bir sürü kavram değil bilhassa İslami kavramların batılılaşma süreciyle birlikte nasıl dezenformasyona uğradığıyla ilgileniyor. Bu bakımdan oldukça mühim ve dikkat çekici. Okurken ciddi bir aydınlanma yaşıyorsunuz. Ve elbette kullandığınız kelimelerin künhüne vakıf olunca daha seçici olmaya başlıyorsunuz. Dolayısıyla temelde birşey kazandırıyor yazar bizlere; islami kavramların hatalı kullanımlarından doğan zihinsel sapmaları ancak farkındalıkla ele aldığımız vakit biz, biz oluyoruz. Öteki türlü bize dayatılan tanımları kabul ettiğimiz vakit istikametimizi şaşırmamız olası. Misal ben seneler önce kullandığım bir kavramın ne kadar yanlış olduğunu öğrendiğim vakit okuduğum, dinlediğim, izlediğim herşeyde ifadelere takılır oldum. Manasını bilmediğim kavramlara ifadelere mutlaka bakarım. Bu aydınlanmayı bana sağlayan "idol" kelimesi oldu. Yalın haliyle bu kelime "put" anlamında. Yani birine sen benim idolümsün dediğimiz vakit sana tapıyorum manasına geliyor malesef. Kitabın girisinde yazan şu cümle amacını özetliyor: "Kitapta felsefeden sosyolojiye, tarihe, siyasete uzanan bir alan içinde kullanılan ve gündelik dilimizde su veya bu anlamda yer tutmuş çeşitli kelimelere değinilmiştir. Kitabın dışında kalan daha pek çok kafa karıştırıcı kelime bulunduğunu biliyoruz. Ne var ki, okuyucunun kitaptaki örneklemelerden kalkarak burada ele alınmayan kelimeler üzerinde de irdelemeler yapabileceğini umuyoruz." ALINTILAR *** İslâm'a yabancı olan Batı kültürünün benimsenme çabaları, yer almaktadır. Bir yandan İslâm' dan
Kafa Karıştıran KelimelerRasim Özdenören · İz Yayıncılık · 20231,936 okunma
7/10
·328 syf.··
2025 99. kitabı
Dünya'da insanın var olduğu günden bugüne kadar kişinin yaratıcısına (Allahu Teâlâ) duyduğu özlem ve inanma duygusu her zaman var olagelmiş bir husustur. Kutsal kitaplar özelinde Tevrat, Zebur, İncil ve Kur'an-ı Kerim'de de tek bir Allah'a inanma, ibadet ve muamelat defaatle tekrar edilmiştir. Allah'ın belli aralıklarla peygamber ve kitap göndermesine rağmen insanlar dini tahrip etmek için uğraşmış sözde kendince başarılı olmuş gayesi ile kah peygamberler ile kah insanlar ile mücadele etmiş ve bu mücadele sonucunda da hiçbir zaman kazanamamıştır. Buna rağmen Allahü Teâlâ insanları toptan yok etmemiş ve mühlet vermiştir. Müminin şeytan, şeytanlaşmış insan ve nefsi ile mücadelesi kıyamete kadar devam edegelecektir. İmparatorluklarn yıkıldığı yüz yıllarda milli devletler, müslüman devletler, faşist ve nasnoyalist devletler, komünist devletler ve kapitalist devletler zuhur etmiştir. Kurulan bu devletlerden birisi olan müslüman devletler ise bir çoğu imparatorluk bakiyesi içinde yer almış ve sonrasında skyes picot anlaşması gibi antlaşmalar ile kurulan ve yine Asya'da Hindistan devletinin sömürgeden kurtulup sonra Hindistan'dan ayrılan devletler gibi yeni kurulan devletlerin ortaya çıkması ile tarih sahnesine çıkan devletler olmuştur. Müslüman ülkeler nezdinde de savaş Fransız ihtilali sonrasında ve İngiliz emperyalizmin etkisi ile kurulan milli devletler özelinde hem dışarıdan, hemde içeriden satılmış inisanlar eli Allah'ın dinine savaş açılmıştır. Kurulan yeni devletler tarih sahnesinde yerini alırken dünyanın yeni efendileri ile karşı karşıya kalmıştır. Ülkesini ister diplomat olsun, ister asker veya gezgin Avrupa'da gördükleri karşisinda ırkı len, şaşkınlığa uğrayan, medeniyetin farklı olduğu izlenimine kapılan, dinini sorgulamak zorunda kalan doğu insanı değişik ruh
Türkçe Kur'an ve Cumhuriyet İdeolojisiDücane Cündioğlu · Kitabevi Yayınları · 199843 okunma
Reklam
Puan vermedi·199 syf.··
2025 419. kitabı
İDEOLOJİ, Şerif MARDİN 1927-2017 arasında yaşamış Türkiyeli sosyolog ve siyaset bilimci Şerif Mardin tarafından İdeoloji kavramsalı üzerine yazılmış değerli bir eser. İdeoloji kavramını kişinin sahip olduğu bilgi ve bilgi birikiminde, tecrübesinde oluşan boşluğun yapay/tasarım bilgilerle veya spekülatif bilgilerle doldurulması ve bireydeki bu bilginin diğer bilgilerin önüne geçirilerek daha önemli bir hale getirilmesi ve lokomotif görevi görecek şekilde bireyin hayatına tesir etmesi durumu olarak ifade eden düşünür toplumda ideoloji olarak adlandırılabilecek bilgi yapılarını tek tek ele alarak eleştiriye tabi tutmuştur. İdeolojilerin dinde tarikat olarak yapılandıklarını, düşünce dünyasında fikir akımı olarak isimlendirildiklerini, bilimde de sonu izm ile biten birçok spekülatif adla adlandırıldıklarını ifade eden düşünür ideolojisiz bir bireyin veya toplumun olamayacağını ama önemli olan bunu en aza indirmek olduğunun altını çizer. Her kültür de bir yönüyle ideoloji gibi yapılanmıştır ama medeniyete dönüşen ürünleri artık ideolojinin kapsamından çıkmışlardır. Özellikle Türkiye’nin 60’lı, 70’li, 80’li yıllarında ideolojik sorunlardan kaynaklı sıkıntılarının bir de bu bakış açısından değerlendirilmesi toplumla ilgili farkındalık açısından çok faydalı bir bakış açısı kazandıracaktır. İdeoloji gibi bir kavramı böyle deneyimli ve üretken bir bilim
İdeolojiŞerif Mardin · İletişim Yayınları · 2015245 okunma
8/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2025 35. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2025 20:00
Merhaba arkadaşlar. Hepimize mutlu bir hafta sonu ve iyi bir akşam dilerim. Bu seride en çok merak ettiğim eserlerin başında bu kitap vardı. Eleştirenler çok fazla eleştirmiş övenler çok fazla övmüş derken asıl meselelerin anlatıldığı o eserin bu eser olduğu belirtiliyordu. Bakalım yerildiği kadar kötü veya övüldüğü kadar güzel bir eser mi, hep birlikte karar verelim. Şimdi bizlerin burada önceliği yine dünyada yalnız olsak da başka gezegenleri veya galaksileri dahil ettiğimizde yalnız olmadığımızı kabullenmek olacak. Çünkü insan ırkı dışında hiçbir canlı formu kabul etmiyorsanız bu kitap ve dayandığı tüm kaynaklar size bomboş gelecektir. Misal, binlerce yıl öncesinde bizler gibi olduğunu kabul edemeyeceğimiz varlıkların dünyadaki yaşama müdahale ettiklerini ve bugünlere geldiğimizi kabul etmemiz gerekiyor. Neden? Yine Stonehage örneği ve yanında Golan Tepelerine baktığımızda buradaki karmaşık ve astronomik yapının o dönem bilgi ve teknolojisi ile uyumsuz olduğunu düşünüp bunda başka bir el olduğunu düşünebiliriz. Tabi yine yola Sümer metinleri ile çıkıyoruz ve ben yine yeniliyorum. Sümer Metinlerinden yola çıkarak bir adam 10 cilt (birkaç da cilt arası kitap var daha sonra belirteceğim) kitap yazıyor da başka kimsenin aklına bu durum gelmiyor mu? Soru çok fazla ve cevaplar ne yazık ki çok az. Yazarın yine önceki araştırmalarından faydalanması -biz sürekli kendini tekrarlıyor diye kızıyoruz ama- bir yerde iyi çünkü gireceği konuya başka türlü hazırlık yapamıyor. Ancak şöyle bir gerçek var ki konuyu yaşama ve tanrılara getirdiğinde insan DNA’sında neden ‘Ölümsüzlük’ olmadığını sorgulaması bana komik geldi biraz. Ölümsüz olduğumuzu düşünelim bir an için. Üzgünüm ama bu çok akıllıca bir yaklaşım değil. Daha akıllıca bir yaklaşım var mı derseniz, hepimizin bir şekilde
Kozmik ŞifreZecharia Sitchin · Ruh ve Madde Yayıncılık · 200648 okunma
9/10
·112 syf.··
2025 56. kitabı
Kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim'de bulunan Fatih Suresinin son ayetinde geçen "Gazaba Uğramışlar" diye bir tabir vardır. Bu tabir sapkınlığın çukuruna batmış bir milleti resm eder. Yahudi milleti kendisine indirilen kutsal kitap olan " Tevrat'ı" da tahrif etmiş, Hz. Musa(a.s) ve kardeşi Hz. Harun (a.s) ve diğer peygamberlere başkaldırmış olması onların ne yaratıcıya saygılarının ne de yaratıcının indirdikleri ile alakaları vardır. Hz. Musa efendimiz ile yaşanan bir hadisede sapkın yahudiler yaratıcına söyle bizim yerimize o savaşa girsin diyebilecek kadar şuursuz, haysiyetsiz ve cibiliyetsiz bir yapıda olduklarını gösterir. Mezkûr yaşanmış olaylar mevcut iken bu halkı iyi analiz etmeliyiz, ona göre dinimizi, diyanetimizi, devletimizi korumak ve kollamak için var gücümüzle çaba göstermek gerekir. Müslüman hayatın her alanında uyanık olmalıdır. Aynı delikten iki kere sokulmayacağını bilmelidir. Cumhuriyet ve demokrasi palavrası ile ülke yönetilmez. Meşvereti ön planda tutan, akil münevverlerin bir araya geldiği bir sistem hem ülkemiz için, hem de alemi İslâm için ideal bir sistemdir. Kapitalizm, liberalizm, korporatizm, sosyalizm, komünizm ile yönetilen devletler maddi olarak bedii gözükse de manevi bühranları ayaklar altına alınmıştır. Sapkın yahudinin kurguladığı bu izm'ler devletleri birbirine kırdırdığı gibi haliyle devletin içindeki insanları da birbirine düşman etmek ister.. Devlet ebed müddettir kavlinden yola çıkarak dinin, eğitimin, maliyenin önemini bilerek yaşamayı şiar edinilmesi gerekmektedir. Yahudinin kurguladığı oyuna bugüne kadar düşen devletimiz bu oyunu bozmak için bilgi sahibi olmak zorundadır. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak hesapsız iş yapmayı ifade etmesi, müminlerin ve devletin boşa zaman harcamasını ifâde eder. Doğru bilgi “gözlem,
Gizli Devlet ve Fesat ProgramıCevat Rıfat Atilhan · Sinan Yayınevi · 199817 okunma
Münzevi ve Mütecessis Bir Fikir İşçisi: Cemil Meriç
10/10
·339 syf.·
2025 48. kitabı
Cemil Meriç 'in Bu Ülke kitabı bir arayış, bir iç döküş ve bir yüzleşmedir. Çeşitli konularda kaleme aldığı denemeler ve kısa incelemelerden oluşuyor kitap. Belli başlı temalar ise şöyle: Türk aydınının Batı taklitçiliği, Türkiye'nin kendini tanımadan Batıyı tanımaya çalışması, düşünce özgürlüğüne verilmesi gereken önem, her fikre saygı duyulması, Türkçe'nin sadeleştirilmesinin verdiği kopukluk, sol ve sağ gibi kavramlar, izm'ler, edebiyat ve felsefe ile birlikte edebiyatçılar ve felsefeciler, Hint edebiyatı ve düşünürleri, İslamiyet'in toplumumuzdaki yeri ve en önemlisi ise, kitaplar ve okumak ve okumak ve okumak... Kitap, oğlu Mahmut Ali Meriç'in hazırladığı 'Entelektüel Bir Otobiyografi' kısmı ile başlıyor. Bu kısım Cemil Meriç'in günlüğünden ve yazdığı bazı yazılardan alınan metinlerden oluşuyor. Cemil Meriç'in yaşadığı dönemin şartlarını, çocukluğunun nasıl geçtiğini, ne şartlar altında okuduğunu, düşünce dünyası gelişirken kimlerin etkisinin olduğunu, hapse girip idam talebi ile yargılanmasını, aç kalmamak için girdiği mücadeleleri ve gözlerini kaybetmesi gibi birçok yaşantıyı kendi kaleminden okuyoruz. Bunun ardından Bu Ülke kitabı başlıyor. Aydınlarımızın kendi benliklerini kaybedip tamamen batı taklitçisi olduklarından yakınıyor Cemil Meriç. Ve batının tekniğini alıp, kültürümüzü değiştirmememiz gerektiğini söylüyor. Çünkü ülkemizde en büyük sorunların başında kültür yokluğu olduğunu düşünüyor. Günümüzde de hâlâ böyle maalesef. Altta vereceğim iki alıntı Batıya ve Türk aydınına dair görüşlerini özetliyor Meriç'in: #271482888 #271489650 İzm'ler, sol ve sağcılık gibi insanları kutuplaştıran kavramları da gereksiz, hatta zararlı buluyor Meriç ve şöyle diyor, "İzm'ler idrakimize giydirilen
1000Kitap
Bu ÜlkeCemil Meriç · İletişim Yayınları · 202425,4bin okunma
Reklam
Reklam