İslam ile modern bilim arasındaki evlilik, Müslüman entelijansiyayı hâla meşgul eden büyük bir görev haline geldi. Bu gerçekleştirilmesi imkânsız olan bir görevdir. Modern bilim, dengeyi bozan ve Kriz Çağını üreten materyalist zihniyetten ortaya çıkmıştır.
Bilim, sanat ve felsefe vermek hakkında sordukları sorularla insanın uyanmasında önemli bir rol oynarlar. Ama sordukları sorulara kendi bünyelerinde cevaplar buldukları vehmine kapıldıkları nispette sordukları soruları geçersiz hale getirirler.Bilim teknolojide, sanat piyasada, felsefe yönetimde kendine "karşılık" bulduğu zaman insanlık narkoz içindedir.
“Matematikte sonradan değişen sonuçlar için tek bir kelime vardır ve onlara sadece hata denir. Bunlara hata denmesinin sebebi, diğer bilim dallarında olduğu gibi yapılan yeni buluşlar değil, aynı matematiksel gerçekle ilgili çok daha titiz, çok daha sağlam referanslar elde edilmesidir.”
Fiziksel olarak görüntülenen sinir sisteminde belleğin nerede olduğunu bilmiyoruz; bunun ayrı bir organ mı yoksa zaten bilinen diğer organların belirli bölümlerinden oluşan bir koleksiyon mu olduğunu bilmiyoruz. O, belirli sinirlerin olduğu bir sistem, dolayısıyla daha ziyade büyük bir sistemde bulunuyor olabilir. Vücudun genetik mekanizmasıyla bir ilgisi olabilir. Onun doğası ve konumu hakkında, aklın diyaframdaki konumundan kuşkulanan eski Yunanlar kadar da bilgisiziz. Bildiğimiz tek şey, onun oldukça büyük kapasiteli bir bellek olması gerektiği ve insan sinir sistemi gibi karmaşık bir otomatın onsuz nasıl yapabileceğini görmenin zor olduğudur.