Evrensel Müslümanlık
Puan vermedi·316 syf.··
2026 4. kitabı
·
96 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 23:16
- Atasoy Hoca'nın diğer kitaplarında olduğu gibi burada da temel eleştirisi şu: Müslümanların modern dünyada özgün bir dil ve bilinç oluşturamaması. Ona göre İslam, bütün insanlığa, bütün halklara hitap eden evrensel bir dil, bilinç, ahlak ve vizyonun adıdır; bu nedenle Müslümanların İslam’ı temsil sorumluluğu evrensel bir çerçeve içermek zorundadır. - Kitapta Müslüman toplumların daha çok duygusal, nostaljik bir din anlayışına sahip olduğu düşüncesi ve bu toplumlarda mantık ve fikrin duygunun önüne geçemediği minvalinde özeleştirileri mevcut. - Kitap Müslümanların kendilerine dış çerçeveden ve sert eleştirel ve akılcı bir bakış açısıyla bakabilmesini sağlıyor. Ancak Müslüman duruş nasıl olmalı konusunda önerdiği somut yol ve yöntemler yeterli değil.
Duygu ve Düşünce
Evrensel Ufkun İmkanlarıAtasoy Müftüoğlu · Beyan Yayınları · 201720 okunma
İnceleme yazısı Can'ım Tenimden Ayrıldı- Ebru Asya
10/10
·250 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Ares Kitap tarafından ikinci baskısı yayımlanan “Can’ım Tenimden Ayrıldı,” adlı eser, iki yüz sayfadan oluşmaktadır. Yazar ve şair, Ali Haydar Koyun’un altıncı kitabıdır. Kitapta kırk beş anlatı vardır. Metinler genel yapı itibariyle birkaç sayfadan oluşmuştur. Her bölümün başlangıç sayfasında okuru anlatıya hazırlayan lirik geçişler bulunur. Bu geçişler anlatının duygusal eşiğini belirlerken aynı zamanda epigraf işlevi görür. Kitabın içeriğine dair bölümde yazar, eseri kaleme alma gerekçesini açıklamaktadır. Geride yazılı bir eser bırakmamış olsa da can dostum dediği Yücel Doğanşahin’in yazılmaya değer bir hayat sürdüğünü vurgular. Bu kitabı yirmi altı yıllık hatıraların vefa nişanesi olarak okura sunar. Bir kayıp üzerinden duygu paylaşımının yapıldığı metinlerde yazar, süslü anlatımlardan kaçınmıştır. Okurla sohbet ediyormuş gibi kurduğu içten dil sayesinde kitabı herkesin kolayca anlayabileceği ve içselleştirebileceği bir zemine taşımıştır. Ancak bu sadelik anlatımın şiirsel yönünü gölgede bırakmamıştır. Bazı cümleler şiirsel mısralar inceliğinde sayfalara süzülmüştür. Yalınlık içinde derinlik barındıran bu üslup, esere duygusal bir zarafet kazandırmıştır. Yürüme engelli Yücel Doğanşahin’in hayatına adanan Can’ım Tenimden Ayrıldı adlı eser biyografik ve tanıklık temelli bir kitaptır. İçerikte; anılar, mektuplar, günlükler, dost duygular adı altında yapılan yorumlar ve taziye mesajları yer almaktadır. Acı, burukluk, boşluk, çaresizlik, dostluk, düşler, fedakârlık, karanlık, ölüm, özlem, sancı, sevgi, sonbahar, vicdan, yara, yas gibi temalar işlenerek, yer yer Ali Tura, Ahmet Arif, Benjamin Franklin, Cemal Süreya, Charles Bukowski, Konfüçyus, Mevlâna, Osho, Paul Carson, Publilius Cyrus, Şükrü Erbaş, Tuncel Kurtiz, Yusuf Hayaloğlu gibi yazar- şair ve düşünürlerden
Can'ım Tenimden AyrıldıAli Haydar Koyun · Ares Kitap · 20222 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·256 syf.·
2026 268. kitabı
Dalgalar kitabı Virginia Woolf'a ait okuduğum ilk kitap oldu. Diğer kitaplarının nasıl bir havası var bilemiyorum ama Dalgalar kitabı bana depresif, melankolik bir ortam sundu diyebilirim. Bilinç akışı tekniğiyle kaleme alınanan, lirik bir anlatıma sahip söz konusu eserde, düz yazıyla şiirin ritimli yapısının birlikte kullanıldığını, bu haliyle çok karşılaşmadığım türde bir eser olduğunu söyleyebilirim. Yazarımız kitabında altı arkadaşın çocukluk dönemlerinden başlayıp orta yaş dönemlerine kadar yaşadıklarını, hayata bakış açılarını, birbirleriyle olan ilişkilerini anlatıyor. Okumayı düşünenler için şöyle bir yorumda bulunmakta fayda var; kitap olay kurgusu, konusu itibariyle değil de bu konuyu anlatış şekliyle yani diliyle dikkat çeken bir kitap. Bilinç akışı tekniğiyle yazılmış bir kitaba alışkın olmayan bir çok okur kitabı okumakta zorlanabilir bazı bölümleri tekrar tekrar okuma ihtiyacı hissedebilir. Okumayı düşünün herkese şimdiden keyifli okumalar dilerim...
İnceleme
DalgalarVirginia Woolf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20193,961 okunma
şehrinaz
10/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
Kadim Sezginin Modern Dili: Diriliş İzleğinde Şehrinaz Yazar: Ebru Asya Şehrinaz, yazar ve şair Hayrettin Taylan’ın imzasını taşıyan üçüncü şiir kitabıdır. İlk baskısı 2019 yılında Çınaraltı Yayınları tarafından yayımlanan eser, 23 şiirden oluşur. 57 sayfalık hacmiyle ilk bakışta mütevazı bir görünüm sunsa da şiirlerin anlam yükü sayfa sayısıyla ters orantılı biçimde artar. Eserdeki çalışmalar dil üzerinde kurulan titiz bir denetimle serbest şiir formunda kaleme alınmıştır. Mısraların çoğunlukla uzun tutulması, şiirsel ritmi sabit bir ölçüye bağlamaktan çok, anlamın yayılma ve derinleşme biçimine göre kurulmasını sağlar. Kıtaların harf ve sayı sistemleriyle ayrılması metnin içsel bölünmesini görünür kılarak, düşünsel duraklar oluşturur. Kitaba adını veren Şehrinaz, şiirlerin genelinde somut bir figür ya da tekil bir muhatap olmaktan öte; şairin aşk, metafizik yöneliş ve tarihsel bilinç hâllerini kendisinde toplayan çok katmanlı bir sembol olarak belirir. Şairin kendi tanımıyla “Bütün büyük aşkların telmihler eşkâli” ve “Mistik duygulanışların gönül ummanı” olan Şehrinaz, metinler boyunca bazen bir inancın dili, bazen vuslatın adı, bazen de bir hatırlayışın odağı olarak dolaşıma girer. Şiirlerin sonlarında sıkça yinelenen hitap biçimi, Şehrinaz’ı hem özne hem de anlamı toparlayan bir bilinç merkezi hâline getirir; böylece şiirler, tekil bir muhataba değil, çoğul anlamlara açılan bir sesleniş etrafında bütünlenir. Kitap genel itibarıyla tasavvufî-modern şiir çizgisinde konumlanan, mistik ve metafizik bir poetik hattın sürekliliğini ortaya koyar. Şair, eser boyunca klasik tasavvuf düşüncesini öğretici bir söyleme yaslanmadan, çağdaş bir bilinçle yeniden kurar; şiirler yer yer irfanî bir hitap, yer yer içe yönelmiş bir iç monolog olarak şekillenir. Metinlerde;
Şiir
ŞehrinazHayrettin Taylan · Çınaraltı Yayınları · 20191 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 166. kitabı
Knut Hamsun’ın o çiğ, çarpıcı ve insan ruhunu çırılçıplak bırakan modernist kalemiyle, Christiania (Oslo) sokaklarında bir lokma ekmek bulabilmek için gururuyla, zihniyle ve varoluşuyla amansız bir savaşa giren isimsiz bir yazarın o trajik çırpınışlarını içim ürpererek okudum. Yazar; sadece fiziksel bir açlığı değil, bir sanatçının entelektüel açlığını, toplum tarafından dışlanmışlığını ve o uçurumun kenarındaki gururunu öyle muazzam bir bilinç akışı tekniğiyle işlemiş ki karakterin açlıktan doğan sanrılarını, öfkesini ve o gururlu deliliğini adeta kendi bedenimde hissettim. Sefaletin ortasında bile dehasından ve onurundan ödün vermemek için direnen modern insanın o içsel cehennemini anlatan, dünya edebiyatında psikolojik roman türünün öncüsü sayılan, sarsıcı, rahatsız edici ve çok güçlü bir zamansız başyapıttı.
AçlıkKnut Hamsun · Varlık Yayınları · 201735,7bin okunma
Puan vermedi·131 syf.··
2026 24. kitabı
Tek Başına Bir Adam, hacminden beklenmeyecek bir cüretle, modern insanın en aristokratik trajedisini sahneye koyuyor: Derin bir aidiyetsizlik ve entelektüel bir izolasyon. Christopher Isherwood, bizi George adında yas tutan bir akademisyenin zihninde gezdirirken, aslında burjuva ahlakının ve banliyö sıradanlığının ortasına bırakılmış rafine bir bilincin otopsisini yapıyor. Kitap, kalın entelektüel tuğlalardan hoşlananların aksine, "az ama öz" felsefesini benimseyen, her cümlesi incelikle yontulmuş bir heykel gibi duran o nadir yapıtlardan. ​Romanda beni en çok büyüleyen şey, Isherwood’un acıyı asla vulgarize etmemesi, onu bir rütbe gibi, sessiz ve asil bir biçimde taşıması oldu. George’un acısı, varoluşçu bir başkaldırıdan ziyade, stoacı bir katlanış. Çevresindeki o kitlesel sıradanlığa, banliyö hayatının mekanik neşesine karşı takındığı mesafeli ve alaycı tavır, tam anlamıyla entelektüel bir aristokrasinin dışavurumu. O, kalabalıkların arasında bir yabancı değil; kalabalıkları kendi zihinsel laboratuvarında inceleyen titiz bir gözlemci. ​Kitap, uyanış anıyla başlar ki bu kısım felsefi olarak tam bir başyapıttır. "Ben" ve "şimdi" bilincinin acı verici geri dönüşü, bir insanın kendi varoluşunun ağırlığını her sabah yeniden kuşanmasını anlatır. Isherwood, zamanı doğrusal bir akıştan çıkarıp George’un zihninde büküyor; geçmişin gölgesi, şimdinin tatsız gerçekliğiyle öyle bir çarpışıyor ki, ortaya muazzam bir melankoli çıkıyor. Bu yönüyle metin, bana Proustvari bir hafıza felsefesini ve Woolf’un bilinç akışındaki o şık zamansızlığı hatırlattı. ​Eğer bu eseri sadece bir "yas hikayesi" olarak okursanız, onun asıl dehasını ıskalamış olursunuz. Tek Başına Bir Adam, modern dünyanın tek tipleştirici baskısına karşı, bireyin kendi özgünlüğünü ve estetik değerlerini koruma
Tek Başına Bir AdamChristopher Isherwood · Yapı Kredi Yayınları · 201824 okunma