Şarkı manifestim: Uyan, kalk ve hatırlamaya koyul!
suno.com/s/e1cX66YGB5fRuJLi Okuduğumuz, dinlediğimiz, gördüğümüz, düşündüğümüz... her şeyin gerçekliğimizi oluşturduğunu öğrenince arada kendime böyle şarkılar yapıyordum. Bugün biraz daha farkındalıkla kendime bunu yaptım: Bazen ışığımız azalır ya da var mıydı diye sorgulatılır. İşte o duygu hallerinde kalmak da çıkmak da bizim seçimimize bakar. Hayat sadece bir kutlamadan ibaret olsun diye varken biz bazen bu gerçeği unutuyoruz ya da unutturuluyor. Ve aslında o kadar muhteşem varlıklarken bunu bile bilemeyiz çoğu zaman: Kendi kendimizi ezikler ya da küçük görüp dururuz. Çünkü böyle bakıp algıladıkça yaptığımız kötülüklere daha iyi kılıf buluruz. Her insan mükemmel bir şekilde yaratılmışken çoğu kendi içini tanımadan ya da fark etmeden olür. Sana söylenen olumsuz kalıpları silip yerine olumlu sözler, anlayışlar, bakışlar vs. koy: "Ailem böyleydi, imkanlar şöyleydi, bana kötü davrandılar, beni sevmediler, kimse bana inanmadı, kendimi sevmiyorum, şu bedenime bak, şu aklıma bak, şu acizliğime bak, çocukluğum berbat geçti, evliliğim berbat geçiyor vs." sorun değil, çözüm odaklı düşün. Akıllı ve iradeli bir varlıksın, Sonsuz, Sınırsız ve Her Şeyi imkanlı kılabilecek Yaratıcın var: Kendinin farkına varmak, kendini dönüştürmek ve başarmak için daha neyin olsun? Geçici Dünyaya uyum sağlamak için çabalayıp emek verirken kendi iç Dünyamızı tanımak, ona uyum sağlamak için niye emek ve çaba göstermiyoruz? Doğduk ve olene dek oyalanmaya neden olan etkilerle birlikteyiz: İç sesini bastırıp burayı Ona tercih edersen sen de kendini tanımlarken "Günah işlemişin soyundan geliyoruz, çiğ süt emdik, tabi ki suç işleyeceğiz bu bizim kanımızda var. Kolay olan kötülük her zaman çekici geliyor. Üff, zaaflarım var. Ailem ne yaptı ki ben ne yapayım? Günümüz şartları da b.k gibi. İyi
Duygu ve Düşünce
BİLİNÇ: Kitaplarla Bir Analiz
Bilinç Problemi Üzerine Beş Kitabın Ardından: Bir Okur Olarak Vardığım Kanaat Adam Zeman'ın Bilinç Kullanım Kılavuzu, Sultan Tarlacı'nın Bilinç, Saffet Murat Tura'nın Histerik Bilinç, Türker Kılıç'ın Yeni Bilim: Bağlantısallık - Yeni Kültür: Yaşamdaşlık ve İsmail Hakkı Aydın'ın Frekansa Büründüm Beyin Diye Göründüm adlı eserlerini okuyup incelemelerini yazdıktan sonra.. #306074760 #305868796 #304908089 #304509986 #303378558 ..zihnimde giderek netleşen bir kanaat oluştu: Bilinç problemi, bugün hâlâ çözülmüş değildir. Fakat daha önemlisi, bilinç probleminin çözülememiş olması onun yok olduğu anlamına da gelmemektedir. Bu yazarların hiçbiri bilinci açıklamış değildir; fakat hiçbirisi de bilinci yok saymamaktadır. Çağdaş bilinç tartışmalarında asıl ayrım burada ortaya çıkmakta sanırım. Aslında bu beş kitabın ortaklaştığı temel nokta tam olarak budur. Uzun yıllar boyunca modern bilim, özellikle de nörobilim, insan zihnini açıklama konusunda büyük başarılar elde etti. Beynin hangi bölgesinin hangi işleve karşılık geldiği, hafızanın nasıl oluştuğu, duyuların nasıl işlendiği, nöronların nasıl iletişim kurduğu ve düşünmenin hangi biyolojik süreçlerle ilişkili olduğu konusunda muazzam bir bilgi birikimi ortaya çıktı. Ancak bütün bu başarıların ortasında hâlâ cevaplanamayan bir soru durmaktadır: Beyin faaliyetleri neden öznel deneyim üretmektedir?
Bilim/Felsefe
Reklam
...şunu asla unutma
Gülerek kaybettiklerini ağlayarak geri kazanamazsın...
Bir insanın ahlakı, yaşam biçimi ve içsel yolculuğu nasıl da yüzüne yansıyor, değil mi? Peki, insanın dış hatlarından yola çıkarak onun görünmeyen özünü, ahlaki pusulasını sezinleyebilmek... Bu nasıl muhteşem bir bilinç ve sezinleme yeteneğidir??
Vaktin sarrafı olmaya bak...
Zamanın ruhunu, fıtratın ritmini anlatan bir ölçü, mevzunun mukaddimesi olsun: Demiri tavında dövmek gerek, tohumu vaktinde ekmek gerek...hasadı da sabırla beklemek gerek... Her şeyin bir "an"ı, her emeğin vuku bulacağı bir "vade"si vardır. Ne demiri soğutmaya gelir, ne tohumu kışın ayazında toprağa vermeye... Geciken müdahale de, aceleye getirilmiş eylem de bereketi kaçırır. Bilgelik, o doğru zamanı sezebilmekte ve o an geldiğinde tereddüt etmeden, kararlılıkla dövebilmekte ya da ekebilmektedir. Zamanın ve mekânın dar kalıpları arasında sıkışıp kalan insanoğlu için en büyük yanılgı, her şeye muktedir olduğunu sanmasıdır. Oysa kâinat, kendi ritmi ve nizamı üzere akar. Bu nizamı fark edenler huzura erer, ona karşı direnenler ise beyhude bir yorgunlukla kendini tüketir. Ey insan; eğer hayat yolunda adımların bereketli, kelâmın kalıcı, amelin hayırlı olsun istersen, şu nasihatleri zihninin ve kalbinin bir köşesine nakşet: Vaktin kıymetini bil, demiri tavında döv... Fırsat dediğin, rüzgâr gibi esip geçen bir esintidir; tutamazsın, ama o estiği an yelkenini açmayı bilmelisiniz. Geciktirme, demir soğuduktan sonra vurulan her çekiç darbesi, örse de çekice de zulümdür. Zamanı geçmiş bir söz, vadesi dolmuş bir hamle, sahibine yalnızca ağırlık yapar. Acele etme, henüz kor haline gelmemiş, ateşin terbiyesinden geçmemiş demire şekil vermeye çalışmak da hamlıktır. Unutma ki, ham demir kırılır, tavındaki demir bükülür. Fıtrata ve sebebe tevessül et de, tohumu vaktinde ek... Her niyet bir tohum, her zemin bir topraktır. Tohumun kalitesi kadar, toprağın kıvamı ve mevsimin selameti de mühimdir. Zemini tanı, çorak toprağa tohum saçmak, emeği ziyan etmektir. Sözünü, halden anlayana söyle; fikrini, yeşereceği zihinlere emanet et. Liyakat ve ehliyet olmayan yerde ne tohum başak
Buz Gibi Gerçek
"Çocukluk reşit olunca değil ailemiz dostlarımız sevgililerimiz dahil bütün insan ilişkilerinin "sevgi" gibi duyguların maskeleri altında tamamen bencil çıkarlardan ibaret olduğunu gördüğün gün biter. Seni sen olduğun için değil seni sevmek için sebepleri olduğu için severler. Ve işte o gün pollyannacılığın son günüdür. Artık kimseye aynı gözle bakamazsın. Sen de aynı olamazsın. Dünya üzerindeki bütün insan ilişkileri pamuk ipliğine bağlıdır. Masallardaki gibi aşklar filmlerdeki gibi dostluklar yoktur. İşte bu andan itibaren hayatı daha az acıyla yürüyebilmenin tek yolu kendini herkesten önceye koymak herkesten çok sevmektir. Duygu tek bir şey mantık herşeydir. Ve büyümek tam olarak budur. Gözünün bu dünyaya ikinci ve son kez açılmasıdır."
Reklam
Reklam