Bilinçdışı arzu her koşulda bilinç düzeyindekine baskın gelir.
Sayfa 329·Kitabı okudu
Psikoloji
Ulusal bilinç, halkın felakete uğradığı günlerde büyük ve güzel bir güç olarak ortaya çıkar. Halkın ulusal bilinci milliyetçi değil, insanca olduğu için böylesi dönemlerde mükemmeldir.
Sayfa 910 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İnsan ölür ve özgürlük dünyasından köleliğin hükümdarlığına geçer. Yaşam özgürlüktür ve dolayısıyla ölüm, özgürlüğün yavaş yavaş yok olmasıdır. Önce bilinç zayıflar, sonra söner; bilincin söndüğü bir organizmada yaşan süreçleri bir süre daha devam eder, kan dolaşımı, solunum, metabolizma çalışır. Ama bu, kölelik yönünde kaçınılmaz bir geri çekilmedir, bilinç sönmüş, özgürlük ateşi sönmüştür.
Sayfa 762 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Kısacası, günlük hayatta içinde bulunduğumuz iki hâl söz konusu: 'korku' ve 'sevgi. 'Korku' bir körlük ve otomatizm hâlidir; 'sevgi' ise bir bilinç, sonsuzluk ve birlik hâlidir. 'Sevgi' sadece şimdide ortaya çıkar ve sunacağı çok şey vardır. 'Korku' ise ya geçmişin etkisindedir ya da gelecekte yaşanabilecek bir yoksunluğun kaygısındadır. 'Korku' hiçbir şey değildir, sadece zihnin bir uydurmasıdır."
Yaşadığımız dönem anksiyetenin (ve de kaygının) sosyokültürel zirvelerinden birini yakalayacak gibi görünmektedir kesinlikle. Bu yayılmanın kaynakları parçalanmakta olan bir toplumun endişelerine bakıldığında kolayca anlaşılır.
Zavallı yaratıklar! Onları sevmek yanlış bir şey olabilir, ama acımak da çok az bir şey. Gün ışınlarını hiç görmemiş körlere, doğanın ezgilerini hiç işitmemiş sağırlara, ruhunun sesini hiçbir zaman duyuramamış dilsizlere acırsınız da utanç gibi yalancı bir bahane bulur, zavallı kadınları deliye döndüren, iyiyi göremeyecek, Tanrı'nın sesini duyamayacak, aşkın ve inancın arı dilini konuşamayacak duruma getiren bu gönül körlüğüne, bu ruh sağırlığına, bu bilinç dilsizliğine acımak istemezsiniz.
Sayfa 19·Kitabı okuyor