10/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 127. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 00:00
"BAŞLANGIÇLAR KİTABI" "Açması veya kaldırması gerekmeyen tek bir şey vardı. Ne kadar istese de bir çekmecenin arkasına saklayabileceği bir şey değildi. O, nereye giderse gitsin kırık kalbini de yanında götürmekten başka seçeneği olmadığını biliyordu. James, dört ay önce onu terk ederken ardında yalnızca bu kırık kalbi bırakmıştı." Hepimizin her gün yanından geçip gittiğimiz, çoğu zaman fark etmediğimiz insanların iç dünyalarına dokunuyoruz eserde. Çünkü hayat bize sık sık insanların görünen yüzlerini gösteriyor; oysa asıl hikâyeler, söylenmeyen cümlelerde, gizlenen yaralarda ve sessizce taşınan yüklerde saklı. Janice'i ilk kitaptan tanıyoruz. O, evleri temizleyen bir kadın olmanın çok ötesinde, âdeta bir hikâye koleksiyoncusu. İnsanların evlerinde çalışırken onların anılarını, pişmanlıklarını, özlemlerini ve sırlarını da topluyor. Fakat bu kez dikkatimi çeken şey başkalarının hikâyeleri değil, Janice'in kendi hikâyesinden kaçışı oldu. Başkalarını dinlemek bazen kolaydır. Zor olan, kendi iç sesimizi duymaktır. Kitap boyunca Janice'in içindeki o kırılgan sessizliği hissediyoruz. Başkalarının hayatlarına tanıklık eden birinin, kendi hayatını anlatmaya neden bu kadar çekindiğini sorguluyoruz. Ve fark ediyoruz ki çoğumuz biraz Janice gibiyiz. Başkalarının hikâyelerine ilgi duyarken kendi hikâyemizi önemsiz sanıyoruz. Oysa yazarın bize fısıldadığı şey çok net: Bir insanın ne iş yaptığını bilmek, onun kim olduğunu bildiğiniz anlamına gelmez. Her insan, görünenden çok daha fazlasıdır. Her kalbin içinde anlatılmayı bekleyen sayısız sayfa vardır. "Benim anlatacak bir şeyim yok." diyenler bile aslında başlı başına bir hikâyedir. Jo Sorsby, dayısının kırtasiye dükkânına bakmak için Londra'ya taşınır. Rengârenk defterler, birbirinden güzel dolma kalemler ve sıcacık müşterilerle
Edebiyat
Başlangıçlar KitabıSally Page · The Kitap Yayınları · 202691 okunma
Puan vermedi·232 syf.··
2026 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 00:00
okumayı bitirmenin hemen arkasından sıcak sıcak incelememizi yazalım. Kitaba geçmeden önce şunu sormak istiyorum. Bu kapak rengini ve yazı rengini kim seçti? hadi fosforlu pembe yaptınız bari başlığı siyah yapsaydınız da göz yormasaydı. İsmi kaybolup gidiyor. Söylemesem içimde kalırdı. Biz tabii ki kitabı kapağına göre yargılamıyoruz. Kitap Isaac Asimovun girişiyle başlıyor ve Weinbaum'dan ikinci nova olarak bahsediyor. Yazar yerine onun önsöze başlama sebebi de yazar ilk öyküsü basıldıktan 1.5 yıl sonra vefat etmiş. Bu ilk öyküsü de yine kitabın başlığı ve başlangıç öyküsü olan "bir mars destanı". Kitabın tamamına baktığımızda da toplamda 6 bölüm bulunuyor. Tam olarak birbirinin devamı diyemem ama ortak karakterler farklı bölümlerde çeşitli temalarda işlenmiş, yarı bağlantılı diyelim. İçeriğine çok girmeyeceğim zaten temalar arka kapakta yazıyor. İçlerinden "uyumun doruğu ve eğer dünyaları" bölümleri favorim sanırım. Sadece bir bölüm hangisi olduğunu söylemeyeyim diğerinin farklı ama çok benzer bir versiyonu olduğu için olmasa da olurdu gibi hissettirdi ama zaten akıcı olduğu için o da sorun olmuyor. Bilimkurgu seviyorsanız, vakit geçirmek için kısa hikayeler okuyayım diyorsanız gayet okunabilecek güzel bir kitap. Malesef ömrü adını tüm dünyaya duyurmaya yetmemiş ama öyle olmasaydı kitaplarını severek okurdum diye düşünüyorum. tek bir kitaptan bunu bilmek de zor tabii ki de öyle bir his uyandırdı sadece. Beklediğimden de hızlı bitirdiğimi düşünüyorum ya. Kitabı bitirdikten sonra da öğrendiğime göre Mars'ta bir kratere adı verilmiş. Çok manidar...
İnceleme
Bir Mars DestanıStanley G. Weinbaum · İthaki Yayınları · 2018772 okunma
Reklam
9/10
·176 syf.··
2026 67. kitabı
Zeytindağı kitabı Cemal Paşa’nın emir subayı olarak görev yapan Falih Rıfkı Atay’ın hatırlarını kaleme aldığı eseridir. Osmanlı’nın son dönemlerinde durumun ne kadar içler acısı olduğunu gözler önüne seren bu eser, ders verir niteliktedir. Toplumsal ve yönetsel anlamda zorlukların gözler önüne serildiği, ver olmaya çalışan bir devletin parçalarını birleştirmenin imkansızlığını hissettirdi. Özellikle mevzu bahis Suriye-Filistin ve Kanal cephesinde askerlerimizin bilinmezlik içinde ölüme sürüklenmesi, milli bağımsızlık olgusundan tamamen bağımsız, Alman, İngiliz… seviciliği. Kitapta yer aldığı şekliyle” Şeria boyunda, Aden etrafında, çorak Medine içinde, taş ve kum çöllerini geçip Şam’dan Medine’ye giden Hicaz hattı üzerinde binlerce kahraman bu yazın usanç veren günlerini de ateşe, ısınmış demire karşı ve kızgın toprak üstünde geçirecekler” bölümü aslında bizlere anlatıyor durumun vahametini. 1. Dünya savaşında olmak ve kaybetmek zorunluluğu aslında kaçınılmazdı. Cumhuriyetin ve bağımsızlığın kıymetini bilmek gerek…
1000Kitap
ZeytindağıFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 202414,8bin okunma
Ged'in Gölgesi!
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 00:00
Yerdeniz Büyücüsü, Ursula K. Le Guin'in 1968 yılında yayımlanan fantastik romanıdır. Bu eser, yazarın Yerdeniz serisinin ilk kitabıdır. Bu, Le Guin'den okuduğum üçüncü kitap oldu. Daha önce Anlatış ve Mülksüzler'i büyük bir beğeniyle okumuştum. Yazarın bilimkurgu türündeki bu iki romanından sonra, Yerdeniz serisine de hiç düşünmeden başlama kararı aldım. İyi ki de başlamışım. Çünkü Yerdeniz Büyücüsü, büyümeyi, bilgeliği ve büyü dünyasını anlatan, farklı ve etkileyici bir eser olarak bende kalan etkisi yoğun oldu. Roman, yazarın kurguladığı Yerdeniz adlı adalar dünyasında geçiyor. Dikkatimi çeken noktalardan biri de Yerdeniz haritasının bizzat Ursula K. Le Guin tarafından hazırlanmış olmasıydı. Böyle bir harita oluşturmak bile başlı başına emek, sabır ve hayal gücü gerektiren bir uğraş. Bu harita sayesinde yazarın yarattığı dünyayı ne kadar önemsediğini ve ona gerçeklik duygusu kazandırmak için gösterdiği çabayı hissetmek mümkün. Dikkatimi çeken bir başka konu ise Yerdeniz serisinin, daha sonra yazılan bazı ünlü fantastik eserlere ilham verdiğiydi. Özellikle Harry Potter serisine yapılan benzerliklerden okuduğum ve dinlediğim pek çok yazıda da söz ediliyordu. Harry Potter dünya çapında çok tanınan ve sevilen bir seri olmasına rağmen, Yerdeniz Büyücüsü'nün aynı ölçüde bilinmemesi doğrusu beni biraz üzdü. Çünkü okudukça, bu eserin fantastik edebiyatın önemli yapıtlarından biri olduğunu hissettim. Ancak Yerdeniz Büyücüsü'nü benim için özel kılan şey, büyülerden çok insanın kendi yarattığı gölgesiyle yüzleşme olayını anlatması oldu. Romanın kahramanı Ged, olağanüstü yeteneğe sahip genç bir büyücü adayıdır. Güçlüdür, zekidir ve öğrenmeye son derece heveslidir. İlk büyücülük derslerini kendisini büyüten teyzesinden alır. Gont Adası'nda yaşayan Duny, henüz bir yaşındayken
İnceleme
Yerdeniz BüyücüsüUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 20249,5bin okunma
Düş Çocuğu
10/10
·227 syf.··
2026 17. kitabı
Çiçek, kelimelerle dans etmeyi öğrenmek için küçük bir savaş verir. Sınıfın köşesinde bir yer, yitip giden kuşu, kırılan incir ağacı ve sessiz kalan kardeşi onun hikâyesinin parçalarıdır. Okumak, Çiçek için sadece bir harfi bilmek değil; kayıpların, acıların ve umutların arasında yeniden doğmaktır. İki öğretmenin sabrı, karanlıklar içinde ona yol gösterir; bir yandan tokatlar, diğer yandan sevgiyle örülmüş düşler… Bu roman, çocukluğun kırılganlığıyla yüzleşip, içindeki düşleri bulmaya cesaret eden bir çocuğun içsel yolculuğu. Çiçek’in hikayesi, kelimelerin güçlendirici büyüsüne inanan herkes için. Düş Çocuğu Kader Çakır
Düş ÇocuğuKader Çakır · Aseliva Yayınevi · 20262 okunma
Gerçekler rahatsız eder.
8/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 14:39
Doğru olmadığına dair şüphelerimizi içimize gömüp hala inandığımız ya da inanıyor göründüğümüz kavramlar neler olabilir? Bu kitap serinin diğer kitaplarının bir nevi özeti gibi geldi bana. "Özgür irade", "toplumsal doğrular", " milli ve dini değerler" in kurmaca olduğunu işliyor fakat zihnin bir anlama ve bazen sığınağa ihtiyacı olduğundan bunlara inanmak durumunda kalındığını vurguluyor. "İçten gelen şeyler" de, etkisi altında olduğumuz biyokimyasal süreçlerdir ve bu açıdan özgür irade yoktur. İnsanların kendine özgü ve hayata dair anlamları olmalı çünkü bunun dışında, kozmik bir anlamı yoktur yaşamın. Bize anlatılan din ve millet kavramları kurmacalardır. Ve bunların kurmaca olmadığı, gerçek olduğu sanrısını kuvvetlendirmek için egemenler çok fazla kaynak kullanır ve insanlara gerçek acılar yaşatırlar. İnsanlar da, "acı çekiyorum öyleyse bu düzen gerçek veya dini bir törende huşu duyuyorum, demekki bu anlatılanlar gerçek" diye düşünürler. Ya da herkes bu düzen içinde inanıyor, ağlıyor, korkuyor, riayet ediyor, demekki ben gerçeklerin içinde yaşıyorum, diye düşünürüz. Oysa gerçek bambaşka; biz tam olarak yapay bir gerçeklik algısının içindeyiz. Ve bunun dışına çıkmak çok zor. Fakat bu yapaylıktan bir miktar kurtulmak istersek; zihnimizi incelemek ve gerçeğe ulaşmak için meditasyon yaparak onu araştırmalıyız. ...Her insan, içinde büyüdüğü toplumun dünyaya bakış açısı ile büyür ve en güçlü doğru olarak onları seçer (seçtiğini zanneder). Tüm gerçeği bilmek, insandaki hazır anlamları (kendi coğrafyamızın doğrularını ve tabularını) yıkar ve gerçek biyokimyasal eğilimlerimize göre bir hayat amacı bulmak gibi bunaltıcı bir sürece sürükler bizi; fakat bu bunaltı, gerçeği bilmek istemenin bedelidir. Kitapta derin sorgulamalar var ve bu yönüyle, inanan biri için rahatsız
21. Yüzyıl İçin 21 DersYuval Noah Harari · Kolektif Kitap · 20189,1bin okunma
Reklam
Reklam