...bazen bir insanın kim olduğunu tek bir anın içinde anlayabilirsiniz. Bir buğday tanesini inceleyerek bütün bir evreni anlayabileceğiniz gibi. İlk görüşte aşk diye bir şey var mıdır, yok mudur, bilmem ama bir anda aşk diye bir şey mümkün.
Hatta Millie'nin yıkaması için bir sürü erkek kıyafeti bile almıştım. ( Gerçi ilk gün aptal gibi onları karıştırmayı unutmuştum. Eminim bizim kirli giysilerini katlayan ruh hastaları olduğumuzu düşünmüştür.)
Meçhul kaderin çizdiği yoldan gideceksin;
Bilmem ki bu meçhulleri hep Tanrı mı yazmış?
Öyleyse bırak, ruh bütün işkenceyi çeksin,
Bin bir kere ölmeksizin insan yaşamazmış.
Onu sabit ve süreğen görerek, sonsuza dek yanımda olacağını düşünerek hata yaptım. O sabit değildi, süreğen değildi, zaman geçiyordu, geçici bir enerji patlaması. Bunu bilmem gerekirdi.
.. O, bir saniye bile, asla aynı kalmadı.
Hiçlikten geldi, biçim aldı, sevildi, hiçliğe dönmeye yazgılıydı.
Yalnız, bu kadar erken olacağını düşünmemiştim.
.