Puan vermedi·531 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 14:18
İletişim yayınlarının baskısını okumaya başladım. Cemal Süreya çevirisi ile... İletişim yayınlarının, diğer yayınlarından farkı hem dönemin önemli olaylarını hemde yazarın hayatını paralel bir biçimde aktarması. Kitaba hem önsöz, hem de sonsöz, eklenmiş.Önsözde kitaba dair değil de daha çok yazar'a dair bilgi verilmiş. Rougon-Maquart bir dizi roman, meyhane bu diziden sadece bir tanesi. Bu kitap 1877 yılında yayımlandı. Meyhane kitabına dair: Meyhane (Assommoire), Zola’ya ün kazandıran en önemli yapıtlarından biridir. Meyhane, yayımlandığı yıllarda Fransa?da büyük bir tartışma başlatır. Fransız yazarları birbirine düşüren roman, ülkenin edebiyat dünyasını da ikiye böler. Ama yazarını ne kadar olumsuz eleştirenler olursa olsun halk, romanı sahiplenir ve takip eden bir yıl içinde roman tam otuz sekiz baskı yapar. Karşı çıkanların büyük çoğunluğu, Zola?nın işçi ve emekçilerin güçlüklerle dolu yaşamını yalın bir şekilde ele almasını eleştirmiştir. Emile Zola?nın işçi sorunlarını farklı bir bakış açısıyla ustaca ele aldığı bu eseri, ilk çıktığında kendisine yapılan bütün eleştirileri unutturdu ve zamanla bir klasik oldu. Ayrıca o dönemde, Amerika?da işçi sınıfının yaşamının konu alındığı roman türünün doğmasına da neden oldu… Eserde yazar, Paris?in arka sokaklarında yaşayan eğitimsiz işçi ailesinin çöküşünü gözler önüne seriyor. Kendi başına ayakta durmak isterken hep sığınma ve daha rahat yaşama umuduyla yanlış adımlar atan bir kadın ve geleceği düşünmeden hatta kendi emeğine sahip çıkmadan yaşayan erkekler. İçkinin insanlara ne derece zarar vereceğini anlatmış yazar, hatta eserin sonlarına doğru açık bir nasihat dili ile anlatmış bunu. Ekonomik anlamda gücü olmayan insanların içkiye bulaşınca acımasızlaştığını ve zamanla tüm değerlerini, insani duygularını unutup
Edebiyat
MeyhaneEmile Zola · İletişim Yayıncılık · 20224,700 okunma
Spoiler!!!
5/10
·%25 (80/312 syf.)··
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 22:45
Yanarım yanarım, sözde Jacks'in esas erkek karakter olduğu kitapta bölüm sayısının Apollo'dan az olmasına yanarım. Adam kendi serisinde yazar tarafından ikinci erkek muamelesi görmüş resmen. Açıkçası bu kitap, ikinci kitabın o sonundan sonra o kadar zayıf kalmış ki hatta bence serinin en zayıf kitabıydı ve hatta bence yazarın da en zayıf kitabıydı. Aslında sorun sadece bu kitap da değil. Seri boyunca Jacks ile Evangeline ilişkisinin bana o kadar da geçmediğini fark ettim. İnsanlar bu ikiliye bayılıyor ama ben aralarındaki romantik çekimi bir türlü abartıldığı kadar hissedemedim. Ben odunum herhalde... Şu kitaptan sonra geriye dönüp baktığımda da serinin diğer kitapları da benim için eh işte seviyesine geldi. Çiftin arasındaki fiziksel ya da duygusal çekim hep bir lanet ya da hep bir büyülü nesnenin etkisinde oluyordu. Onların etkisi ile böyle davranıyorlar diye düşündüğüm için aslında o anlarda o büyülü nesne ya da lanet her neyse onların asıl duygularını ortaya çıkarıyor düşüncesi bende hiç oluşmadı ve romantik gelmedi. Bazı sahneler de cok rahatsız ediciydi. Jacks kızı tutuyor ama işte eli bilmem nerelere kayıyor... Evangeline de acaba kasıtlı mi yaptı diye icinde kelebekler pır pır ediyor. Evangeline'in içindeki kelebeklerden iki tanesi falan bana uğrasa belki bu seriye karşı daha çok iyi şey hissederdim. Benim midemdeki kelebekler pır pır etmedi, benim başım ağrıdı. Bu durum bu kitapta da vardi ve o kadar saçma bir andı ki. Evangeline hafızasını kaybetti sonra pat Jacks çıktı ortaya onu düştüğü kuyudan kurtardi sonra bir gece ansızın odasına girip ona rahatsız kıyafetler giydirip eğitim ayağına köprüye götürdü hadi beni savuştur dedi. Olayın saçmalık seviyesi...Kız hafızasını kaybetmiş. Bu adamı tanımıyor. Adamla ilk karşılaşması bu. Daha önceden adama aşıktı
Gerçek Aşkın LanetiStephanie Garber · Dex Kitap · 2023793 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
6/10
·100 syf.·
2026 38. kitabı
Herhalde en az alıntı yaptığım eser oldu bu kitap. incelediğimde, toplumcu gerçekçi çizgisine rağmen metnin beni pek sarmadığını ve beklentimi karşılamadığını gördüm. Roman, cezaevi sefaletini ve paranın insanı bozma hikayesini ne yazık ki çok çiğ ve ajitatif bir dille önümüze koymuş. Bence kitabın en zayıf tarafı, karakterlerin derinlikten uzak olması ve sürekli aynı karamsar tabloyu çizmesi. Sonuç olarak benim gözümde edebi derinlikten ziyade sadece sefalet tasvirine odaklanan ve abartıldığı kadar güçlü bulmadım. Tabii bu benim incelemem sizler neler düşünüyorsunuz bilmem. Keyifli okumalar
Alıntı
72. KoğuşOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20247,5bin okunma
Puan vermedi·128 syf.·
2026 440. kitabı
Ey milletin bedbaht fedaileri size yalnız tarih acıyacak... Safvet Nezihi Müsebbib, II. Abdülhamid istibdatına karşı ilk kıpırdanışlardan biri olan Ali Suavi Vakası ve Jön Türk muhalefeti çevresinde Zülfikar Efendi ailesinin uğradığı yıkımı anlatan bir romandır. Balkanlarda kaybedilen toprakların yol açtığı göçler ve sefaletin üstünde yükselen II. Abdülhamid’in ceberrut istibdatının devrilmesinin hemen ardından yazılan bir özgürlük çığlığı… Ne kadar hamiyetli vicdanlı adam varsa birer birer zindanlarda, sürgünlerde mahvedildi. Artık hiç kimse ağız açamaz, söz söyleyemez oldu. Beş-on zalim yaktıkları evlerle, yıktıkları ocaklarla saraylar yaptırıyorlar, gelirler kuruyorlar. Fakat... fakat ötede millet mahvoluyor. Memleketin serveti bitiyor, mali itibarı düşüyor, ahalisi perişan oluyor… Nasıl söyleyeyim bilmem, kısaca çöküşe yaklaşıyor. .. Birkaç müstebit zalimin elinde koca millet âdeta oyuncak. Onları kırıp geçiriyorlar. Soyup soğana çeviriyorlar. Fakat kimin ne haddine! Memlekette kanun, adalet, insaf yok de de gör. Katiller gibi Taşkışla’larda, zaptiye hapishanelerinde seni senelerce inletirler. O derece ki insanı dünyaya geldiğine, Osmanlı doğduğuna pişman ederler.” Tarihi bur romanda Gezinmek istersenız Müsebbib
Edebiyat & Roman
MüsebbibSafvet Nezihi · Oğlak Yayınları · 202115 okunma
10/10
·104 syf.··
2026 20. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 14:20
Serinin üçüncü kitabı … Ömer amcayı o kadar merak ettim ki sanki içimizden biriydi. Çok üzüldüm tüylerim diken diken oldu okurken. Hevesle heyecanla hemen “hiç kimse” kitabına başladım. Okudum bitti Ömer amcam benim Allah herkese Ömer amca ve fadime teyze aşkından nasip etsin, kitap bitti, Kitap bittikten sonra ne yaparım ne ederim bilmem ama gözlerim daha açık olacak ona eminim
Hiç KimseFatih Duman · Nesil Yayınları · 2024311 okunma
Bayağı mi bu kitap
Puan vermedi·304 syf.··
2026 4. kitabı
Kitabı yıllar önce okudum lisesi yıllarımdayken ,o zamanlar ne kadar duygulandırdım her sözüne, tam da ergenliğimdeki yoğun duygulara hitap ederdi . En çok hatırladığım söz : "Acıma sızdın , acımasızdın " gibi sözlerdi . Kelime oyunu mu denir bilmem bu sözlere lakin şimdi bakıyorum da bana komik ve bayağı geliyor ama işte o zamanlarda bana hitap ediyormuş demek ki . Kitap zaten olay örgüsü sen çok hislerini betimeemekle geçiyor , bir terkediliş hikâyesi . Yıllar sonra karşılaşınca bu kitapla inceleme yazmak istedim ergenlikte okuyan ama artık yetişkin birinin gözünden olsun istedim . Diğer eklemek istediğimse şu anım : Bir gün arkadaşımla (iyi bir okuyucu olur kendisi ) lise yıllarından bahsederken lisede okunan kitaplardan açılmıştı konu ,onun lise yıllarını dünya ve Türk klasiklerini okuyarak geçirdiğini duyunca çok şaşırıp benimse sadece bu tarz kitaplar okumuş olmam beni biraz kitap konusunda cahil hissetrimisti . Aradan zaman geçti ve simdi bakıyorum da aslında geride sayilmazmisim ,benim o zamanlarda o duygusallığa ihtiyacım varmış hatta belki de anlaşılmaya benim gibi yoğun duygular hissedenlerin de duygularıni betimlemesine tanık olma ihtiyacım varmış . Demek istediğim şu : bu kitabı belki bayağı bulanlar olabilir lakin henüz 14 -17 yaşındasınız ve yoğun duygularınizin anlaşılmaya ihtiyacı varsa bu kitabi okumakla geride veya bayağı olmuyorsunuz . ( tabi her yaşta serbestsiniz) . Farklı tarzlara da ihtiyacıniz olunca geçiyorsunuz.
Duygu ve Düşünce
BukreKahraman Tazeoğlu · Destek Yayınları · 201323,5bin okunma