10/10
·62 syf.··
Beğendi
·
2026 163. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 00:00
"BEYAZ ADAM'IN YÜKÜ" "Sarihtir sözüm, bir o kadar da nadide, Dilimdedir haliyle umumun meşgalesi- Ezberimdedir gündemi pazarın ve rıhtımın, Benden sorulur hülasa her tezgâhın üzeri. Kayırana bilmukabele derim ben fakat, İşine taş koymadan olmaz hasmın da Hasetlik bitmez, malumudur ya herkesin," Dedi Karların Hanımı hazıruna. Rudyard Kipling'in 1899'da yazdığı ve emperyalizmi savunan bu şiir kitabı, ABD'yi İspanya-Amerika Savaşı'ndan sonra Filipinler'i ilhak edip sömürgeleştirmeye teşvik etmek için kaleme alınmıştır. Şiir, yayımlandığı dönemde (1899) ABD Senatosu'nda Filipinler'in ilhakı tartışmalarında kullanılmış, emperyalizmi savunanlar tarafından benimsenirken Mark Twain gibi isimler tarafından şiddetle eleştirilmiştir. Günümüzde ise ırkçı ve aşağılayıcı bulunarak sömürgeciliğin meşrulaştırılması olarak görülmekte, tartışmalı bir tarihi belge niteliği taşımaktadır. 1907 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülen Kipling, şair ve hikâye anlatıcısının ötesinde Britanya İmparatorluğu'nun en etkili seslerinden biriydi. Hindistan'da doğmuş, Doğu ile Batı arasında şekillenmiş kimliğiyle büyümüş ve hayatı boyunca kendisini bir Anglo-Hint olarak tanımlamıştı. Onun dünyasında imparatorluk, yalnızca siyasi bir güç gösterisi değildir. Ona göre Britanya İmparatorluğu, medeniyet taşıma sorumluluğunu üstlenmiş büyük bir organizmadır. Bu bakış açısı, günümüzde yoğun eleştirilere maruz kalan sömürgeci düşüncenin edebiyattaki en güçlü yansımalarından biri olarak kabul edilir. O, imparatorluğu “iliklerine kadar hissedilen mücessem bir gerçeklik” olarak yaşadı. Onun dünyasında her birey, bu devasa yapının ayakta kalması için fedakârlıkla omuz vermek zorundaydı. Bu seçki, Kipling'i bir "imparatorluk şairi" olmanın çok ötesine taşıyor. Kitap boyunca ilerlerken, yazarın Britanya'yı
Edebiyat
Beyaz Adam'ın YüküRudyard Kipling · Fihrist Yayınevi · 20261 okunma
Puan vermedi
Ölüm herkesi eşitler mi sorusuna cevap bulabileceğimiz,aynı zamanda insanın bencilliğini de deneysel şekilde gözler önüne seren eser. Bilmukabele kendisi de deneyciliğe dayanmaktadır zaten.
1000Kitap
Nasıl ÖlünürEmile Zola · Can Yayınları · 202024,4bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yine haklıydı ama fazlaydı...
Puan vermedi·184 syf.··
2023 13. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2023 00:42
Nilgün Bodur söz konusu aşk ve ayrılık olduğunda çok güçlü kaleme sahip bir yazar benim nazarımda. Okuduğum her kitabında altı cizebilecegim onlarca değerli söz, derin anlamlı ifadeler ve tanimlara rastladım. Özellikle kadınlara ithafen yazdığı cümleleri bu kitabında fazlaca uzun tuttuğunu gördüm ve uzun cümle kuracağım diye anlam akışını kaybettigini. Normal şartlarda sık sık devrik cümlelere yer veren bir anlatım üslubu olduğunu okuyucuları bilir bunu da abartmasi insanın okurken konudan uzaklasmasina sebep oluyor yer yer. Devrik cümleler edebiyatta farklı bir boyut ve bakış açısı yaratsa da şiir değilse okunan , yorar okuyucuyu o sayfalar. En çok yoran da yarım sayfayı kaplayacak kadar uzun cümleler kurması; üniversite sınavında paragraf sorusu olarak çıksa en a 2 kez okumak zorunda kalırsınız o derece. Cümleye başladığı konuyu bitirirken farklı bir konuya bağlayacak cinsete, gereksiz sıfatlara ve orneklemelere yer verilen , sırf cümlenin zengin görünmesi için yazılmış kelimeler. Gerek yok gerçekten bu kadar tecrübeli ve akıcı bir dile sahipken her cümleye yasanmisliklardan azar azar malzeme koymaya. Yine anlamlılar fakat bir değeri kalmıyor; nasıl ki insan kendinden bir şeyler verdikçe küçülüyor, eksiliyor; bilmukabele....
Edebiyat
Kaideye Tamah Etmeyen İstisnadır HayatNilgün Bodur · Turkuvaz Kitap · 2021119 okunma
10/10
·164 syf.··
Beğendi
·
2023 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2023 08:35
Antonius ve Kleopatra; konusunu genel olarak Roma tarihinden almış, lakin tarihi bir tragedya olmasının yanı sıra esasen bir aşk tragedyasıdır da denilebilir. Zira, Romalı general Antonius ve Mısır kraliçesi Kleopatra’nın aşkları daha ön plandadır. Kleopatra’nın büyüsüne kapılan Antonius’un yaptıkları akıl almazdır. Bilmukabele Kleopatra da aynı şekilde şaşırtıyor bizleri elbette. Aşk tragedyası daha ağır basıyor dedim az önce lakin bir Romeo ve Juliet gibi de düşünmeyin, aralarında epeyce fark var, çünkü; burada işin içine tarih ve siyaset de dahil oluyor ve önemli birer rol oynuyorlar. Aşırı derecede akıcı bir eser, Shakespeare bizi alıp Roma ve Mısır üzerinde gezintiye çıkarıyor. Doğu ve Batı’nın buluşmasını, kaynaşmasını anlatıyor destansı bir aşkın eşliğinde. Shakespeare’in o büyüleyici ve şiirsel dili, adeta havai fişekler eşliğinde bir şölen yaşatıyor dimağımıza.. Sabahattin Eyüboğlu'nun çevirisi zaten mükemmel.. Muazzam bir eser! Mutlaka Okunmalı… Keyifli Okumalar!
Antonius ve KleopatraWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20203,885 okunma
Huzur sokağı tasavvuru üzerine...
8/10
·552 syf.··
2023 58. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2023 10:29
Merhaba, öncelikle incelememi okumak için vakit ayırdığınız için teşekkürlerimi iletmek isterim. Kitapta beğendiğim ve beğenmediğim noktalara kısaca değinmek istiyorum. Kitabın dili sade, akıcı fakat yazar söylemek istediği düşünceleri kahramanlar üzerinden aktarmaya çalışırken bunu çok bariz bir şekilde göstermiş. Başka bir deyişle diğer okuduğum yazarlar düşüncelerini aktarırken kahramanlar konuşurcasına kahramanları yazardan bağımsız bir şekilde düşündüren bir algı oluşur zihnimde ancak bu kitabı okurken düşüncelerin doğrudan yazarın düşünceleri olduğunu açık bir şekilde anlayabiliyoruz. Bu romanda edebiyatın bir tık arka planda kaldığını bu vesileyle söylemenin doğru olacağı kanaatindeyim . İkinci mevzu ise, tüm tesettürlü olmayan kadınların ve dindar olmayan erkeklerin aynı anlayışla değerlendirilmesi hoşuma gitmedi.Hatta yazar açık giyimli, erkeklerle gezen, İslamı şuuru olmayan Sevde'nin İslamı benimseyip tesettüre girmesiyle zihninde tesettürsüz kadınlara karşı oluşturmuş olduğu tasavvurla çelişkiye düşüyor zannımca. Olumlu eleştiri kısmına gelicek olursak, kendi îmanımı, hayatımda eksik olan İslami yaşayışı en önemlisi de bana Allah'a teslim olmayı Allah'a teslim olanın hiçbir yeise düşmeyeceğini ve insanların size karşı planlar yapmasına karşın bilmukabele Allah'ın da onlara karşı bir plan yaptığını hatırlatması, bazı bilmediğim hadisleri hayata tatbik etme konusunda yeni bir pencere açması açısından ibret, ders ve notlar aldığım bir kitap oldu.
Din
Huzur SokağıŞule Yüksel Şenler · Timaş Yayınları · 202518,4bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2023 3. kitabı
Sabahattin Ali’nin eşi Aliye Hanım ve kızı Filiz’e yazdığı mektuplardan oluşan bu kitapta Sabahattin Ali ile birlikte biz de bir çok duyguyu yaşadık. Aşk,özlem,çaresizlik,hüzün,mutluluk… Çoğu kitabında duygularını bizlere geçirmeyi başaran Sabahattin Ali bu durumu bu kitapta da fevkalede bir şekilde gerçekleştirmiştir. Ailesini geçindirmek için yaşadığı sıkıntılar,özlem ve gurbet hayatı sanki Sabahattin Ali’nin yaşamının içindeymişiz gibi hissettirir bizlere.Yazdığı mektuplarda bir yazar olarak görmemizden öte iç dünyasının kapılarını aralar,dönemin ekonomik,siyasi,kültürel ve psikolojik açısından da bizlere ışık tutmaktadır. Her bir sayfasında aşk,özlem,mutluluk gibi hisleri bizlere veren bu kitap keşke daha önce okusaydım dedirtir. “Dünyada hayatım bir tek manası varsa o da sevmektir.Hatta bilmukabele edilmesini bile beklemeden sadece sevmek.”
1000Kitap
Canım Aliye, Ruhum FilizSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202031,6bin okunma