Bilal Sever

Her terapist bilir ki terapideki ilk can alıcı adım hastanın kendi olumsuz yaşam durumunun sorumluluğunu üstlenmesidir. İnsan, sorunlarına kendisinin dışındaki bir gücün ya da aracının neden olduğuna inandığı sürece terapinin bir etkisi olamaz. Öyle ya, eğer sorun dışarıda bir yerdeyse neden insanın kendisini değiştirmesi gereksin?
Sayfa 17·Kitabı okuyor
Psikoterapi
Reklam
Psikoterapinin ana maddesinin, çoğu kez iddia edildiği gibi bastırılmış içgüdüsel yönelişler ya da trajik bir kişisel geçmişin iyi gömülmemiş kırık dökük parçaları değil, daima bu tür bir varoluş sancısı olduğuna inanıyorum.
Sayfa 12 - Remzi·Kitabı okuyor
Aile yaraları
Bizim evdi Babam ölünce anladık ki bizim evdi. Giderken kötüleştiği ama giderek iyileştiği o günlerde babamı sevdik mi ? Sevmedik sanırım. Affetmedik de. Ama birşeyler oldu. Ayakkabı vurduğunda ayağının arkasında bir yara açılır, çorap giydiğinde o çorap yaraya yapışır, çorabı çıkarttığında kabuk kopar ve tekrar kanar. İyileşmesi zaman alır. Ayakkabıyı çorapsız giyemezsin, çorapla giysen yine yapışır. Aile yaraları biraz böyledir. Yürümekten vazgeçemezsin ve attığın her adımda canını acıtmaya devam eder.
Sayfa 136 - Doğan kitap·Kitabı okudu
Insan güce ulaştığı derecede ölüm korkusu hafifler ve özel oluşuna dair inancı güçlenir. Ilerlemek, başarılı olmak, maddi zenginliğe kavuşmak, geride ölmez eserler bırakmak altta kaynayan ölümle ilgili soruları etkin bir şekilde gizleyen bir hayat tarzı haline gelir.
Sayfa 170 - Pegasus·Kitabı okuyacak
Psikoloji
Acı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi. Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi. Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi.
Sayfa 169·Kitabı okudu
Reklam
Reklam