Pal Sokağı Çocukları diye adlandırılan bir grup çocuğun vatanları gibi gördükleri arsalarına sahip çıkış öykülerini anlatıyor. Arsa içinde sıkı sıkıya bağlandıkları bir askeri düzen kurmuşlar. Bu çocuklar lise öğrencisi ve onların sığınağı, oyun alanı, dostluk hikayeleri ve birbirine nasıl bağlı olduklarını görüyoruz. Yüzbaşı, binbaşı, er. Tek erde Nemecek bir de bekçinin köpeği. En küçükleri, sarı oğlan. Bu birliğin başı Boka. Tam bir komutan.
Tüm çocuklar ince ince işlenmiş. Hepsi kendine has birer karakter. Farklı duygu halleri ve durumları var.
Kitap karşı kentin çocukları Kızıl Gömlekler'in Arsa'larına göz dikmeleri ve onlarla giriştikleri savaşı (çocukca) anlatıyor. Kum bombaları, güreş gibi silahları var. Tabi öncesinde bir de bilyelere el koyma hikayesi var. (O dönemin çocuğu için bilye çok mühim.)
Er de olsa tüm gücüyle Arsa'yı savunan, bu sebeple çok kötü hasta olan Nemecek, önce Pal Sokağı Çocukları'na ihanet edip sonra çok pişman olan Gereb, onu affeden fakat tedbiri de elden bırakmayan Boka, savaş anında Boka'nın sağ kolu olan Kolzay ve daha bir sürü çocuk.
Fakir bir bölgenin gönlü zengin, dostlukları sağlam, merhametli, elindekini almaya çalışanlara karşı da bir o kadar cengaver gençleri bunlar.
Hikayenin sonu hüzünlü bitiyor belki yazarın hayatı da böyle olduğu içindir. Bilmiyorum.
Metin yazınsal olarak hafif ama arkasındaki gerçekler (yazarın hayatı) kitaba sirayet etmiş. Bu anlamda manevi olarak ağırdı. Kitaptaki arsa yazarın vatanı... Ah Nemecek diyorum. O vatanı için...
Ben çok beğendim. Kitaplarla kalın.