y

y
@bimasaberu
حلم عابر
629 okur puanı
Nisan 2019 tarihinde katıldı
Ağır bir depresyon döneminde hastaneye yatırılan genç kadın bana, "Ben değersiz bir insanım ve hiç kimse beni önemsemiyor. Yalnızlığa mahkumum." dedi. Hastaneden çıkarken birçok hasta ve görevli onu çok sevdiklerini ve önemsediklerini söylemişti. Bu durumu nasıl olumsuzlaştırmıştı biliyor musunuz? "Bunun önemi yok çünkü beni dışarıda tanımıyorlar. Hastane dışındaki gerçek bir insan beni umursamayacaktır." Ben de ona dışarıda onu gerçekten önemseyen birçok arkadaşının ve aile bireyinin olmasını nasıl açıklayacağını sordum. "Onlar da sayılmaz çünkü onlar gerçek ben'i bilmiyorlar. Görüyorsunuz, aslında ruhum tamamen yozlaşmış. Kimsenin beni bir an için bile sevmesi mümkün değil."
Sayfa 58
Psikoloji
Bu yorum görüntülenemiyor
Reklam
Bize göre kitaplar yeni tanıdıklar gibidir. İlk zamanlar genel olarak ortak fikirleri paylaştığımızda, varlığımı­zın önemli bir yönü ile ilgili dostane temas ettiğimizde çok neşeliyizdir; tanışmaya başlayınca ilk farklılıklar ortaya çıkmaktadır. Bu noktada doğru hareket etmek önemlidir, gençlik yıllarında olduğu gibi hemen irki­lerek geri çekilmek değil, ortak noktalara tutunarak farklılıklar hakkında aydınlanmaktır önemli olan.
Sayfa 63
Felsefe-Düşünce
çok güzel bir benzetme olmuş
Biz yinede İslam'ı savundukları için kitaplarını okuruz ama Müslümanlığı herhangi bir ırkla özdeşleştirmek doğru değil.
Din
kim bir ırk ile özdeşleştiriyor kardeşim?
islam'ı yanlış anlamaya sebebiyet veren ve doğru olmayan bir şey olduğu için bilhassa söylenmeli böyle şeyler diye düşünüyorum, ama söylemek istememeni de anlıyorum, tamam inşallah
Biz yinede İslam'ı savundukları için kitaplarını okuruz ama Müslümanlığı herhangi bir ırkla özdeşleştirmek doğru değil.
Din
kim bir ırk ile özdeşleştiriyor kardeşim?
islam'ı yanlış anlamaya sebebiyet veren ve doğru olmayan bir şey olduğu için bilhassa söylenmeli böyle şeyler diye düşünüyorum, ama söylemek istememeni de anlıyorum, tamam inşallah
Eğer kişinin zatı ya da makamı ile tevessül şerîate uygun bir şey olsaydı, Ömer radiyallâhu anh yaratılmışların en faziletlisi olan Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile tevessülü (vefatının ardından) bırakarak el-Abbâs radiyallâhu anh ile tevessüle yönelmezdi. Hâlbuki Allah Rasûlünün makamı vefatından sonra da vardır ve el-Abbâs radiyallâhu anh da fazileti ve makamı itibariyle Peygamberden kat kat aşağı bir makamdadır; ama Ömer radiyallâhu anh böyle bir şey yapmamıştır. Çünkü o Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in duası ile tevessül etmenin onun hayatında söz konusu olan bir şey olduğunu, onun yüzü suyu hürmeti ile tevessülün hayatta iken de, ölümünden sonra da caiz olmadığını biliyordu.
Sayfa 162 - el-Abbâs radiyallâhu anh ile tevessül etmekten kasıt, onun duası ile tevessül etmektir.
Din
Ömer radiyallâhu anh ve ashâb-ı kirâm evlerinde oturarak "Bizler sana, senin Peygamberinin amcası ile tevessül ediyoruz." demiyorlardı. Bunun yerine musallaya çıktılar ve el-Abbâs radiyallâhu anh'ı beraberlerinde getirip, ondan kendileri için dua etmesini istediler.
Reklam