Yaşamımda hep bir başlangıç noktası arayıp durdum. Bende bir gülüşe, bir bakışa, bir söze tarih düşürme merakı ne zaman başladı? Bir zamanlar şöyle diyordum örneğin: Yazdığın her şeyin altına gününü, saatini ekle, çünkü bindokuzyüz bilmem kaç yılındasın.. Bu yıllar öyle çoğaldı ki, sonunda bir belirsizlik bulutuna bıraktılar yerlerini. Her şey kendini yineler gibiydi. Bütün tanımlar eksik, adlar ve sıfatlar uydurmaydı. Sorular sordum, hiçbir yanıt karşılık olamadı onlara. Bağırıp çağırmaya başla­dım, yumruklarımı sıkarak birilerinin üstüme gel­mesini bekledimse de kimse aldırmadı. Şimdi de bunlardan değişik bir şey olmuyor. Her şey o kadar çok konuşuluyor ki, yazıya geçirilecek bir şey kalmı­yor geride. İçinde yaşadığımız şu çağ unutmayı çok iyi biliyor -belki de tek niteliği bu.
Kopuzdan Ezgiler
On dört temmuz bindokuzyüz Elli dokuz Etim din kardeşimin ağzında sakız Kanım dudaklarında şaraptı Beni vuran din kardeşim araptı
Sayfa 116 - Türk edebiyatı vakfı·Kitabı okudu
Şiir
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Mutsuz olduğumu sanma, bundan sonra artık hiç mutsuz olmayacağım."
İnsanlar böyle yapar, kaybeden kişilere kötü davranır insanlar.