Bindokuzyüz şimdi yayında
Okyanus’un ortasında doğmuş bir adamın hikâyesi… Hiç karaya ayak basmadan yaşayan efsanevi piyanist Bindokuzyüz ve onu anlatan bir dostun hatıraları. Müzik, yalnızlık ve özgürlük üzerine unutulmaz bir anlatı. Bir gemi, bir piyano ve sınırsız bir okyanus… İtalyan yazar Alessandro Baricco'un bu kısa novellasını tiyatral bir üslupla anlatmaya çalıştım. Keyifli dinlemeler 🤗 👇👇👇 youtu.be/jV2S6_tgIPY Bin Dokuz Yüz Alessandro Baricco
Yaşamımda hep bir başlangıç noktası arayıp durdum. Bende bir gülüşe, bir bakışa, bir söze tarih düşürme merakı ne zaman başladı? Bir zamanlar şöyle diyordum örneğin: Yazdığın her şeyin altına gününü, saatini ekle, çünkü bindokuzyüz bilmem kaç yılındasın... Bu yıllar öyle çoğaldı ki, sonunda bir belirsizlik bulutuna bıraktılar yerlerini. Her şey kendi ı yineler gibiydi. Bütün tanımlar eksik, adlar ve sıfatlar uydurmayıdı. Sorular sordum, hiçbir yanıt karşılık olmadı onlara. Bağırıp çağırmaya başladım, yumruklarımı sıkarak birilerinin üstüme gelmesini bekledimse de kimse aldırmadı. Şimdi de bunlardan değişik bir şey olmuyor. Her şey o kadar çok konuşuluyor ki, yazıya geçirilecek bir şey kalmıyor geride. İçinde yaşadığımız şu çağ unutmayı çok iyi biliyor -belki de tek niteliği bu. Unutuyoruz ve unuttuğumuz şeylerin yerine hemen bir yenisini koyuyoruz. Yağmurlara ve rüzgarlara açık olmak tek özelliğimiz bizim. Burada Gömülüdür 2. Cilt Ahmet Erhan
Hayata Dair
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ama ne çıkar bindokuzyüz altmışüç de olsa, bindokuzyüzseksendokuz da olsa hep aynı masalı düşlemiyor muyuz? Yakaza
Kendimi kurtarmak için hayatımdan aşağı indim. Basamak basamak. Ve her basamak bir istekti. Her attığım adımda, bir isteğimle vedalaştım. Alessandro BARICCO (Bindokuzyüz)
Edebiyat
“Ankara’da ilk yürüyen merdivenli çarşı Ulus’ta bindokuzyüz. Yine mi canına yandığımın bindokuzyüzü. Hep Ankara. İstanbullular yürüyen merdivenin sağında durup sol tarafı acelesi olanlar için boş bırakıyorlar. Biz neden böyle solda durup, hayata dalıp gidiyoruz? Hep taşralılık vesvesesi.”