8/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
1879 Ingiltere, kadınlar hakları için örgütlenmeye çalışmakta. Miras haklarını alabilmek için nüfus sahibi Lordları ikna etmeye çalışıyorlar. Annabella, babası ölünce kuzenine kalan mirası ile yoksul durumda ve eskiden onun olan şimdi kuzeninin olan evde hizmetçi gibi çalışmakta. Zeki bir kadın olarak Oxford'a yerleşen ilk kadın öğrencilerden biri ama bursu için Kadınlara Oy Hakkı hareketini desteklemeli. Görevi ise krallığın en büyük stratejisti Montgomery Dükü Sebastian'ı ikna edebilmek. Dük ise babasının kumarda kaybettiği herşeyi geri almak için uğraşan sert ve soğuk bir karakter. Kitabı beklediğimden daha çok sevdim. Dönemin gerçeklerinin alt metinde ince ince işlendiği, karşılıklı çekimin yüksek olduğu ama bunu bize incelikle verildiği anlatımı ile elimden bırakmadan okudum. Bu arada A League of Extraordinary Women serisinin ilk kitabı. Diğer kitaplar da bu okuldaki diğer kadınların hikayesi. Dük ile Annabella'nın ilişkileri ilk görüşte etkilenme ve yanlış anlaşılmaların gölgesinde şekilleniyor. Annabella'nın geçmişinde yaşadığı büyük hayal kırıklığı ve dönemin kadınlar üzerinde ki baskılarından dolayı yaşadıkları beni ziyadesiyle ile etkiledi. Dük her ne kadar arkadan destekleyici tavırlar sergilese de o da dönemin baskıları altında gerçek kişiliğini sonuna kadar saklıyor. Ve neredeyse bu ilişkilerine mal olacak raddeye geliyor. Dük'e ne kadar kızsam da bazı hareketleri kırmızı bayrak sallasa da nihayetinde gönlümüzü okşamadı değil. Kitapları kendi döneminin durumuna göre eleştirmeyi tercih ediyorum. Kendi güncel önyargılarımın dışına çıkmak bu tarz kitapları okurken daha doğru geliyor. O yüzden sevdiğim bir başlangıç kitabı oldu. Serinin ikinci kitabı çıktı ilk fırsatta okumayı arzuluyorum. Dize Getirilen Dük Evie Dunmore
Dize Getirilen DükEvie Dunmore · Olimpos Yayınları · 202594 okunma
3/10
·99 syf.··
2026 69. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 21:17
Saray ahalasini küçük düşürücü alaycı ve dahi ezici bir çalışma. Kadın bedenini bir obje olarak görmekten ne zaman vazgeçerler tahmini? Düşünsene üç kıtaya hükmedip haçlıları dize getiriyorsun birileride bunu hazmedemeyip kendince yazıp çiziyor. Kitabı ayrıca okumuştum kitap beni bu denli yormamıştı çizgi roman hali çok itici. birinin kendi tarihini bu denli aşağılayarak anlatmasını ciddiye alamıyorum. Ha kendi tarihi (!) değildir o başka
HaremZülfü Livaneli · Destek Yayınevi · 2012283 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·120 syf.··
2026 471. kitabı
Üstü Kalsın, Cemal Süreya’nın şiirlerinde yarattığı o benzersiz duyarlılığın, zekâ pırıltılı ironinin ve yaşama sevincinin bir araya geldiği, şairin kendi seçkilerinden oluşan önemli bir toplu şiir kitabıdır. İkinci Yeni hareketinin en zarif temsilcilerinden olan Süreya, bu eserde aşkı, yalnızlığı, toplumsal eleştiriyi ve gündelik hayatın içindeki o küçük, fark edilmeyen detayları kendi özgün diliyle yeniden inşa eder. Kelimelerle oynama ustalığı, şaşırtıcı imgeler ve okuyucuyu aniden çarpan o meşhur dize sonları, kitabın her sayfasına sinmiştir. Üstü Kalsın, sadece bir şiir kitabı değil; hayatın tüm karmaşasına, acılarına ve aşkın getirdiği yaralara karşı, şairin yaşamın üstünü bir şekilde tamamladığı, o eşsiz ve ironik bakışıyla sarmalanmış bir estetik manifesto niteliğindedir.
Üstü KalsınCemal Süreya · Yapı Kredi Yayınları · 202114,2bin okunma
Puan vermedi
🪉Mitoloji, sadece tozlu raflarda kalan antik çağ hikayelerinden ibaret değildir; insan ruhunun, arzularının ve o hiç bitmeyen sevilme ihtiyacının binlerce yıllık aynasıdır. Bugüne kadar mitolojinin hemen her kaynağını, farklı ekollerini ve derin anlatılarını satır satır okumuş bir okur olarak; bu kadim dünyayı insan psikolojisiyle harmanlayan anlatıları her zaman ayrı bir yere koymuşumdur. @tugbasariunal kaleminden @destekyayinlari Eros: Geçmişten Günümüze Sevilme İhtiyacı kitabı, tam da bu bahsettiğim edebi ve felsefi köprüyü kuruyor. Bu yönüyle eser, mitoloji dünyasına ilk kez adım atmak ve bu büyüleyici koridorlarda kaybolmak isteyenler için muazzam, akıcı ve çok duru bir rehber niteliğinde. Konuya zaten hakim olan, mitoloji sevdalısı okurlar içinse, bilinen efsanelere farklı bir pencereden bakan ve ruhumuzdaki o saf insani duyguları hatırlatan çok keyifli, derinlikli bir mola Üstelik kitap, bizi mitolojinin o en görkemli kavşaklarına da götürüyor. Zamanı yutan, kendi evlatlarını tahtı uğruna feda eden acımasız Titan Kronos’un karanlığından; onun elinden kurtulup göklerin, şimşeklerin ve Olimpos’un hakimi olan Zeus’un o meşhur saltanatına kadar uzanan devasa bir kozmos bu. Mitolojinin o sert, savaşçı ve kuralları koyan panteonunda; her şeyin üzerinde hüküm süren Olimpos tanrılarının bile söz geçiremediği tek bir güç var aslında: #eros Zeus şimşekleriyle dünyayı titretirken, Kronos zamanı büküp her şeyi yok ederken; Eros görünmez oklarıyla hem tanrıları hem ölümlüleri dize getiriyor. En büyük savaşların, en köklü krallıkların yıkılışının ardında hep o bildiğimiz ama tanımlayamadığımız sevilme arzusu yatıyor. Kaktüs Hanım tavsiyesi ile okuduğum bu eser için teşekkür ederim Peki sizin mitolojide en sevdiğiniz efsane ya da figür hangisi? Benim gibi mitoloji
ErosTuğba Sarıünal · Destek Yayınları · 202612 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2026 32. kitabı
Kitap, Cemal Süreya tarafından Elif Sorgun’a (Zühal Tekkanat) ithaf edilmiştir. Çoğu şiir daha önce Papirüs dergisinde (Süreya’nın kendi dergisi) ve diğer dergilerde yayımlanmıştı; 1965-1971 arası yazılan şiirleri kapsar. Kitap, İkinci Yeni şiirinin önemli örneklerinden biridir. Aşk, erotizm, anne özlemi, sürgün, kimlik, toplumsal/siyasal eleştiri gibi temaları yoğun imgelerle işler. Süreya’nın sürgün deneyimi (Dersim olayları sonrası ailesinin Bilecik’e sürgün edilmesi), doğduğu coğrafya ve kültürel kökenler şiirlere yansır. Kitaba adını veren ünlü şiirde (“Beni Öp Sonra Doğur Beni”) şair, annesini küçük yaşta kaybetmesinin yarattığı boşluğu sevgiliye yansıtır: “Annem çok küçükken öldü / beni öp, sonra doğur beni.” Bu dize, aşkı hem tutkulu hem de annelik şefkatiyle birleştiren ikonik bir ifadeye dönüşmüştür. Şiir, aynı zamanda toplumsal travmalara (Dersim olayları gibi) dolaylı göndermeler içerir. Süreya, bu kitabı “toplumsal yönü sebebiyle” en sevdiği şiirlerini barındırdığını belirtmiş ve şiirinde tarihsel bir çizgi, Anadolu’yu dolanış, Yunus Emre, Pir Sultan gibi gelenekten besleniş gördüğünü söylemiştir. Eleştirmenler (Enis Batur, Vecihi Timuroğlu, Selim İleri gibi) kitabı övmüş; “dolu dolu”, ustalıklı, cinsellik temasıyla evrenselleşen, imgeleri yoğun ve disiplinli bir eser olarak değerlendirmiştir. Yayın ve Etki İlk baskı: 1973, E Yayınları. Sonraki baskılar: Yapı Kredi, Can Yayınları gibi yayınevlerinden devam etti (günümüzde Can veya YKY baskıları bulunur). Cemal Süreya’nın Üvercinka, Sevda Sözleri gibi diğer eserleriyle birlikte modern Türk şiirinin doruklarından sayılır. Birçok okur ve eleştirmen için “başyapıt”lar arasındadır. Kitap, erotizmle toplumsal acıları, kişisel travmayla kolektif hafızayı ustaca harmanlayan, her okunuşta yeni katmanlar açan
Beni Öp Sonra Doğur BeniCemal Süreya · Yapı Kredi Yayınları · 20191,976 okunma
Puan vermedi·247 syf.··
2023 102. kitabı
Kitapta Orhan Veli Kanık'ın bugün şiirleri yer almaktadır. Kitap güzel bir şekilde tasarlanmış. Hangi şiir hangi kitapta yayınlanmış görebiliyorsunuz. Kitabın sonunda ilk dize dizini de var. Bu da güzel bir detay. Herkese tavsiye edeceğim bir şiir kitabı.
Bütün ŞiirleriOrhan Veli Kanık · Yapı Kredi Yayınları · 202431,4bin okunma