Roman, yerle göğü birleştirici mahiyetiyle insan ve toplum harekiyet ve seyyaliyeti içinde en ulvi ve münezzeh mânâya kadar ulaştırılabilir. Ve artık toprak üstü sefil mânânın yerde bırakılması şartiyle mefhum ve mahiyetini değiştirerek Frenklerin (Ekritür-Destine), Müslümanların da (Alınyazısı-Kader) dediği takdir kalemindeki hikmete yol arayabilir. O zaman karşımıza süfli mânâsıyla roman değil, ulvî keyfiyetiyle İlâhî sanat çıkar ve roman dize gelir.
Koyu katolik bir Fransız edibi "Roman" isimli tetkikinde bu noktaya biraz yaklaşmıştır.
Sayfa 569 - Ağustos 1994, “SELÂM SANA HAŞMETLİ AZAP!”, Ufuk: Hüviyet, İbda Yay.