Kül Tablasında Biriken Ömür ​Güneş çoktan vazgeçmiş bu sokağın tozundan, Rutubetli duvarlarda nem değil, keder sızıyor. Bir haber gelmiyor artık mazinin enkazından, Kader, ismimi silinmiş mezar taşlarına yazıyor. ​Saatler geri dönmeyi unutmuş, akrep intiharda, Odamda asılı duran gölgeler bile benden yabancı. Umut denilen o kuş, çoktan can vermiş bu darda, İçimde dinmek bilmeyen, garip ve kadim bir sancı. ​Bakma öyle ayakta durduğuma; Ben, çoktan yıkılmış bir binanın son ayakta kalan direğiyim. Ne bir bekleyenim var limanda, ne de gidecek bir rotam, Kendi fırtınasında boğulan, dilsiz bir deniz firağındayım. ​Gözlerimde birikmiş asırlık bir yağmurun ağırlığı, Yutkunuyorum, boğazımda düğümleniyor bütün "keşke"ler. Dünya dediğin; bir körün gördüğü karanlığın darlığı, Sönmüş bir sigara izmariti gibi, fırlatılmışım bir köşeye, bekler... Garp yeli
Şiir
Anadolu
Beşikler vermişim Nuh'a Salıncaklar, hamaklar, Havva Ana'n dünkü çocuk sayılır, Anadoluyum ben, Tanıyor musun ? Utanırım, Utanırım fıkaralıktan, Ele, güne karşı çıplak... Üşür fidelerim, Harmanım kesat. Kardeşliğin, çalışmanın, Beraberliğin, Atom güllerinin katmer açtığı, Şairlerin, bilginlerin dünyalarında, Kalmışım bir başıma, Bir başıma ve uzak. Biliyor musun ? Binlerce yıl sağılmışım, Korkunç atlılarıyla parçalamışlar Nazlı, seher-sabah uykularımı Hükümdarlar, saldırganlar, haydutlar, Haraç salmışlar üstüme. Ne İskender takmışım, Ne şah ne sultan Göçüp gitmişler, gölgesiz! Selam etmişim dostuma Ve dayatmışım... Görüyor musun ?
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İşte ben hep böyle garip mahzun, Bir şey beklermişçesine yaşıyorum. Bazan öyle günlerim oluyor ki, Elâgözlüm, Ne oldu, nasıl bitti şaşıyorum.. Bazı bilmem, gün nasıl başladığında, Kayıp kayıp gidiyor dünya bıkkın bakışlarımdan. Yaşıyorum, yaşıyorum da bitmiyor, Bir tutam sakız oluyor ağzımda zaman.. Turgut Uyar~ Ölüme Dair Konuşmalar 5
Şiir
Hayat
Belirsizliğin içinde kaybolurken,bir yandan da gökyüzünde olmaktan vazgeçmezken büyük,derin bir kalp sancısı göğsümdeki. Büyük bir boşluk kocaman bir yalnızlık.. Hayatta bazen çok yakınlarımız çok uzak olabiliyormuş, hayaller kurdukların hayallerine bir başkasını dahil edebiliyormuş onu anladım. Ne garip! Dostum dediklerin zamanında senin mutluğunu paylaşmayıp, sevdiğine sırt dönüp gidebiliyormuş. Ama sonra.. Sonra sen yokken onlar bir olup dost olabiliyorlarmış. Ne tuhaf, trajikomik! Belki de hayatın bir oyunu. Bilemiyorsun bazen..Bilemiyorsun sevgiyi de sevgiliyi de, kardeşliği de dostluğu da! Şimdi kalbimde ve sırtımda kocaman bir yara.. Şiir buluşmaları artık başkalarıyla yapılıp, kitaplar artık başkalarıyla okunabiliyormuş.. Oysa ki bunlar mavi ve kırmızıya özeldi, tekdi. Oysaki o yaşananlar yıllanmışdı.. Şiirler yağmurun yüreğindendi duru ve mavi ; ama hayat gri bir toz bulutuydu.. Kırmızı
Duygu ve Düşünce
Bergman resitali
Yeryüzünün sonsuz efendileri Yaşama arzusunun getirdiği doyumsuz efendiler Bir gün ölüm örümceği gelecek Taş için, yüksek dağlar için, hatta en güçlü insanlar için Korkusuzca, çekinmeden gelecek Utanmadan, içinde en derin şehvetleri taşıyarak gelecek Gerçekleri anlatan kelimeler huzurunu kaçıracak Biliyorum, kaçırsın Kalemler bazı hataları bilerek yapar Okyanusun içindeki savrulup giden toz taneleri Uzaktan bakınca bir halta benzemiyor Yakından bakmayı denemem lazım Akıntı içerisine karışan o eşsiz toprak tanecikleri Bana lanet, istemediğim, zaman zaman kabullendiğim Bu garip dostumu anımsatıyor Fuat Adıgüzel
Şiir
Öyle yıkma kendini, Öyle mahzun, öyle garip... Nerede olursan ol, İçerde, dışarda, derste, sırada, Yürü üstüne üstüne, Tükür yüzüne celladın, Fırsatçının, fesatçının, hayının... Dayan kitap ile, Dayan iş ile. Tırnak ile, diş ile, Umut ile, sevda ile, düş ile... Dayan rüsva etme beni. 💙💙 Ahmed Arif Ahmed Arif'in bu şiiri, zorluklar karşısında asla pes etmemeyi, umudu ve bu toprakların kadim gücünü öyle bir haykırır ki, her okunduğunda insanın içine tarif edilemez bir direnç katıyor.
Şiir