2026’nın 51. ve Haziran ayının 13. kitabı ile merhaba
Puan vermedi·96 syf.·
2026 51. kitabı
Aaron T. Beck ‘in Bilişsel Davranışçı Terapi’yi (BDT) geliştirme sürecini anlatan bu kıymetli eseri az önce bitirdim. Bugün sayısız insana şifa olan ve yol gösteren bir yöntemin, psikoterapi dünyasına adım adım nasıl dahil edildiğini okumak gerçekten etkileyiciydi. Akademik dili nedeniyle bu tarz okuma sevmeyenler için biraz sıkıcı gelebilir bunu da not düşelim. Sayfalar arasında ilerlerken beni en çok sarsan ve ilham veren detay ise Beck’in muazzam üretim azmi oldu. Düşünün ki; 50 yaşına kadar 40’tan az yayını bulunan bir bilim insanı, 50 ile 80 yaşları arasına tam 370 makale ve kitap sığdırmış. Bununla da yetinmeyip 80-90 yaş aralığında 60’a yakın makale ve 2 kitap daha kaleme almış. Psikoterapiye adanmış, yıllarca süren büyük bir emek... 50 yaşından sonrasını bir yavaşlama veya “yaşlılık” dönemi olarak görmeye eğilimli olan bizler için ne kadar da güçlü ve uyandırıcı bir ders.
1000Kitap
Aaron T. BeckM. Hakan Türkçapar · Destek Yayınları · 202329 okunma
10/10
·103 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
"Tanrı, bedenime ruhumu üflerken nefesinden bir gökkuşağı dökülmüştü kişiliğime!" En çarpıcı cümlelerden biriyle giriş yapmak istedim. Öncelikle editör, ya da haşa kitap eleştirmeni değilim. O yetkinliği hiçbir zaman kendimde görmedim. Burası benim için özgür olabildiğim kişisel alanım, yeri geldiğinde kullandığım not defteri. O yüzden bu kitap hakkında birkaç kelime karalamak istedim. Bir nevi kendime not: Beni kalbimin ta ortasından vuran o cümleyi çerçeveleyip duvarıma asmak istiyorum: " Her şey olabilmek ile hiçbir şey olmaktan kaçamadım ve bir soluk alıp vermede geçen zamanın ellerinden kayıp gitti ellerim." İşte bu kitap tam olarak bu cümle. Öyle derin, öylesine herkeste var olan ama saklanan yarayı sızlatan bir kitap. Yazara: "Kalemine, yüreğine sağlık hocam. Bırakma yaz, kalemine kuvvet !" diyor ve teşekkür ediyorum.
İdealarMuhammed Daşkıran · Parma Kitap · 20263 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Gecelerim|Ahmet Rasim
6/10
·64 syf.·
2026 141. kitabı
Bu eser, Ahmet Rasim’in kendi hayatına dair otobiyografik anılarını bir araya getirdiği bir kitaptır. Yazarın çoçukluk yıllarını ,Darüşşafaka’da geçirdiği sekiz yıllık serüvenini ,yatılı okuldayken annesinden ayrı kalışını anlatıyor . Okulu bitirdikten sonra Tercüman-ı Hakikat gazetesine giderek ilk çevirisini yayımlatması ile gazetecilik hayatına adım atıyor . Son olarak ilk aşkı , evliliği , baba olma heyecanı ve sonrasında kızı Rasime’yi kaybetmesi ile sonlanıyor kitabımız . Yazarımız bu kitap için şöyle not düşmüştür :”Bu kitap küçüktür fakat mazimin sönmeye yüz tutmuş hatıralarından bence en kıymetlilerini içerdiği için benim gözümde yeri ayrıdır .”
İnceleme
GecelerimAhmet Rasim · İş Bankası Kültür Yayınları · 2023713 okunma
Türkan
9/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
TÜRKAN ( TEK VE TEK BAŞINA ) Sayfa : 344 - Tür : Biyografi Yazar : Ayşe Kulin Derleyen : İlk yayın yılı: Şubat 2015 Everest Yayınları - Haziran 2026 da dinledim Storytel Tavsiye puanım 9 / 10 KONU : Ayşe Kulin'in kaleminden çıkan Türkan, yaşamını eğitime, bilime ve çağdaş Türkiye idealine adayan Prof. Dr. Türkan Saylan'ın hayat hikâyesini anlatıyor. Kitap; çocukluğundan doktorluk yıllarına, cüzzamla mücadelesinden Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'ndeki çalışmalarına kadar hem mesleki hem de kişisel yaşamını etkileyici bir dille aktarıyor. Aynı zamanda Türkiye'nin yakın tarihine de tanıklık ettiren biyografik bir roman. YORUM : Zaten çok sevdiğim Türkan Saylan'ın bu biyografisini okuduktan sonra kendisine bir kez daha hayran kaldım. Hayatındaki onca zorluğa, kalp kırıklıklarına rağmen yaşam azmi muazzam. Onun yalnızca başarılı bir doktor değil; cesur, ilkelerinden ödün vermeyen ve binlerce kız çocuğunun hayatına dokunan gerçek bir mücadele insanı olduğunu bu kitapta bir kez daha hissettim. Ayşe Kulin'in akıcı anlatımı sayesinde kitap hiç sıkmadan ilerliyor. Bence sadece bir biyografi değil, aynı zamanda ilham veren bir yaşam öyküsü. Özellikle Türkan Saylan'ı daha yakından tanımak isteyen herkesin mutlaka okuması ya da dinlemesi gereken eserlerden biri. Ağlamak serbest "Bazı insanlar yalnızca kendi hayatlarını değil, dokundukları binlerce hayatı da değiştirir. Türkan Saylan tam da onlardan biri..." Herkese keyifli okumalar... • Bunun gibi dizi ve kitap yorumları için Instagram Gülşah O. sayfamı takip edebilirsiniz. Not : Kitaptan yaptığım alıntıları 1000Kitap uygulaması üzerindeki profilimden görebilirsiniz (eyeofthebook) NE ZAMAN BİR KİTAP AÇIP OKUSAN, BİR AĞAÇ GÜLÜMSER ÖLÜMDEN SONRA YAŞAM OLDUĞUNU BİLEN
Kitap İncelemesi
TürkanAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20186bin okunma
Bazı kitaplar okunur ve unutulur bazıları ise bir ömür düşündürür
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 20:41
Yine bir Barnes ve yine zihninde bir sürü soruyla sonlanan bir kitabı.. Ayrılış(lar) Barnes'in yayınlanan son kitabı ve araştırmalarım sonucu öğrendim ki edebiyat sahnesinede veda kitabı özelliğinide taşıdığı için daha bir değerli.. Kitapta ayrılık kavramı ele alınmasına rağmen, dramatik cümleler,karalar bağlanmış duygular yok. Aksine ayrılık ,hayatın olağan döngüsünde yaşanılan ve olması gereken bir durummuş gibi sıradanlaştırılıyor. Bunuda zaten ancak Barnes bu şekilde muhteşem aktarabilirdi. Diğer kitaplarında da olduğu gibi karakterler var ama kitap karakterler üzerinden değilde duygular üzerinden devam ediyor. Bir olay örgüsü varmış gibi okuyorsunuz ama cümlelerin sonu hep bir soru ile bitiyor. Kitap boyunca ayrılık kavramını iki insan veya insanların arasındaki bedensel mesafe olarak değilde zihinlerin, ruhların,duyguların ayrılığı üzerinden ele alıp okuyucuyu hem hüzünlendirip hemde ayrılık denilen kaçınılmaz sona hazırlıyor. Geçmişe dönük hafızamızı zorladığımızda ortaya çıkan hatıraların gerçek mi yoksa bizim istediğimiz şekildeki anılar mı olduğunu ayrılık kavramı üzerinden bize aktarıyor. Kitaplarından edindiğim tecrübeye göre Barnes hafızaya güvenilmemesi konusunda okuyucusunu hep uyarıyor. Zihnimizin bize her zaman oyun oynayabileceğini özellikle vurguluyor. Konu ne olursa olsun her zaman mizah ve zekayı bir arada kullanarak yazıyor kitaplarını ve çok ciddi çok dramatik bir konuda bile farketmeden tebessüm edebiliyorsunuz. Zaten yazarı bırakamama sebebimde derin ve sonsuz zekası.. Bir otobiyografi kitabı ama inanın çok daha fazlası. Kitap bitiyor ve birsürü cevapsız soruyla başbaşa kalıyorsunuz. Çünkü Barnes diyor ki ; Sen düşün ,sen bul, sen devam ettir, sana göre peki ? Bu soruları kendi zihninde cevaplamanı ve hikayeyi kendi dünyanda kendine
Ayrılış(lar)Julian Barnes · Ayrıntı Yayınları · 202612 okunma
Puan vermedi·328 syf.··
2026 22. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 14:54
Halide Edib Adıvar'ın çocukluğunun geçtiği evden adını alan bu kitabı aslında sadece bir hatırat değil, Osmanlı’nın son dönemlerinde aktif hayatın içinde rol alan bir kadının yakın tanıklığı. Kitabın birinci kısmında yazar, henüz duygularını, karakterini tam anlamıyla keşfetmemiş annesiz büyüyen biz kız çocuğu olan kendisine dışardan bakar ve üçüncü bir kişiymiş gibi bahseder. Bu dönemde Mevlevilik etkisinde ve gelenekçi bir haminne ile alafranga görüşlü, kızına İngiliz tarzı eğitim vermek isteyen bir baba ile büyüdüğünü anlatır. İkinci kısma geçerken şöyle der: “Bundan sonra küçük kızın hikâyesi artık benim oldu; çünkü o zamana kadar hatırladıklarım hep rüyaya, hayale benzeyen şeylerdir. Halbuki ondan sonraki olaylar kendi şuurumun temelini teşkil eden hisleri meydana çıkardılar.” (s.43) Hikayesini kendi eline aldığı ikinci kısımda, 2.Meşrutiyet’in ilanı ile birlikte Tevfik Fikret’in çıkardığı Tanin’de feminist yazılar yazmaya başlayan yazar, muhafazakar çevrelerin tepkisini çeker ve 31 Mart ayaklanması ile ölüm ile burun buruna gelir. Bu nedenle kaçtığı Mısır’dan da bir süreliğine İngiltere’ye geçer ve burada İngiliz gazeteci İsabelle Fry’ın evinde misafir olur, Bernard Russel gibi isimlerle tanışır. Eşinin ikinci evliliği yapmak istemesini kabul etmez ve boşanır. Balkan Savaşı sonrası döndüğü memlekette Teali-i Nisvan Cemiyeti’nin (Kadınları Yükseltme Derneği) kurucuları arasında yer alır ve gönüllü yardım işlerinde çalışır. Bu dönemde Türk Ocağı’nda Turancılık ilkesini benimser ancak bir süre sonra Ziya Gökalp ile fikir ayrılığına düşerek ayrılır. Öğretmenlik yapar, öğretmenlikten istifa ettikten sonra Kız Mektepleri Umumi Müfettişliği görevine getirilir. 1916’da Cemal Paşa’nın daveti ile Arap eyaletlerinde görevlendirilir bu dönemde daha önce gönüllü yardım işlerinde tanıştığı Dr.
İnceleme
Mor Salkımlı EvHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20253,700 okunma