10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 14:09
10/10 *Kendime not: Asla bitmesin istedim *Yasak & Gizli Aşk * Playboy'dan Loveboy'a geçiş *Yas süreci Dean'in istediğini alabilmek için elinden gelen her şeyi yaptığı bir kitap oldu. Bitmesin diye o kadar yavaş okudum ki ikilinin dinamiklerine bayıldım. Nefretten gıcıklığa gıcıklıktan hoşlanmaya hoşlanmaktan aşka dönüşen bir hikayeydi. Sonlarına doğru kalbin Paramparça olsa da yine de toparlandı ve bundan mutluyum.
HesaplaşmaElle Kennedy · Yabancı Yayınları · 20171,774 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
KAGOSHIMA GEÇİDİ POPPY KUROKI 304 SAYFA #OkuyanKızlar #Ortakokuma #Okudukbitti Gerçeğe dönüşmüş bir kabusun ortasındaydı. Isla Mackenzie, köklerini keşfetmek, 3 nesil öncesinde soyu "Samuray"lara dayanan büyükbabasına ait bilgiler edinmek ve biraz da kırılan kalbini onarmak için İskoçya'dan Japonya'ya gelir. Yaptığı araştırmalar pek sonuç vermez. Büyükbabası ile ilgili somut hiçbir bilgiye ulaşamaz. En azından köklerinin dayandığı kültürü öğrenmek adına şehir turuna çıktığında bir tapınağı ziyaret eder. Bir anda patlak veren fırtına, Isla'yı bambaşka bir dünyaya götürür. 1877'nin Kagoshima'sındadır artık. Üstelik savaşın eşiğindeki samurayların arasındadır. Kagoshima halkı başta onun gizemli bir varlık olduğunu sansa da kendileri gibi etten, kemikten bir insan olduğunu anlayınca aralarına kabul ederler. Fakat batıdan gelen bir casus olduğunu düşünerek gözetim altında tutmaya karar verirler. Samurayların lideri Takamori Saigō, bu gizemli kadını yine bir samuray olan Keiichirō Maeda'ya emanet eder. Isla ve Keiichirō arasında zamanla başlayan büyük tutku ve aşk tarihin sınırlarını zorlayacaktır. Kalbinin sesini dinleyen Isla, bir yandan kendi zamanına dönmenin hayalini kurarken bir yandan da büyük aşkını kaybetme korkusu yaşamaktadır. Fantastik öğelerde süslenmiş, tarihi gerçeklikler barındıran keyifli bir hikayeyi geride bıraktık. Sevgili Zeynep, Ebru, Hülya ve Münevver eşlik ettiğiniz için çok teşekkür ederim Japon kültürüne, samuray geleneklerine, İmparatorluk ve samuraylar arasında yaşanan Kagoshima Savaşı'na (Shiroyama Muharebesi) misafir olduk. Bu misafirlikte bize elbette güzel bir aşk ve fedakarlık öyküsü de eşlik etti. Savaşın en önemli özelliği samurayların sonunu getirmesi ve Japonya'nın batılılaşmaya, modern dünyaya karşı geleneklerini korumaya
Kagoshima GeçidiPoppy Kuroki · Artemis Yayınları · 202528 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi
92. Tamı tamına 92 makale yazmıştım. Ama 2021 yılında web sayfam Server sorunu hasebiyle silinince Tüm makaleler de buhar oldu... Çok fazla okurum yoktu ama Yine de özeldi benim için. Kafa dağıtmak için kurmuştum. Her neyse, konumuz bu değil, Ama yine de değinmek isterim. Server sorunu hasebiyle Silinen web sayfamda Yaptığım herhangi bir incelemede Herhangi bir kimsenin inancına, Doğrusuna, hakkına ve zatına Herhangi bir şekilde dil uzatmadan, Ve hakaret etmeden, Tamamen saygı sınırları içerisinde Usulünce incelemeler yapmıştım. Ve her biri benim için Her yazar gibi çok kıymetliydi. İlaveten, yapmış olduğum bu incelemeler arasında Yazarın bu kitabı da yer almaktaydı. Yo, bu defa kitap incelemesi yapmayacağım.
Din
Dirilt KalbiniNouman Ali Khan · Timaş Yayınları · 201712,3bin okunma
10/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2026 68. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 01:28
Çok çok çok beğendim gerçekten yaşlı bir kadının mektuplarını hayatını okuyor gibi hissettim yazar kurgu hissini çok güzel unutturmuş. İnsani duygular çok güzel işlenmiş. Neticede insanın yaşlanan şey bedeni karakteri ve duyguları yaşlanmıyor. 78 yaşımda bir daha okumak isterim.(Gelecekti bana not)
MuhabbetVirginia Evans · April Yayıncılık · 2026165 okunma
Araf..
10/10
·118 syf.·
2026 115. kitabı
Seni düşünüyordum, Susana. Yeşil tepelerde. Rüzgârlı havalarda uçurtma uçururduk tepelerde, aşağılarda kalan köyün sesleri gelirdi kulaklarımıza, rüzgâr uçurtmanın ipini çekelerdi. “Koş, Susana.” Yumuşak ellerin ellerimi yakalardı. “Gevşek bırak ipi." Rüzgâr nasıl güldürürdü bizi; ip parmaklarımızdan kayarken birbirimize bakardık; bir kuşun kanatları çarpmış gibi usulca kopardı ip. Kâğıt-kuş yukarlardan taklalar atarak düşerdi, toprağın yeşili içinde eriyene kadar saçaklı kuyruğunu sürürdü ardından. Dudakların ıslaktı, çiy tanelerini öpmüştüm sanki. Seni düşünüyordum. Orada deniz-yeşili gözlerinle bana bakışını. Susanna, ne kadar uzaklardasın sen, bulutların üstünde, ta uzaklarda, tepelerde gizlenmişsin. O’nun büyüklüğünde, O’nun bağış dolu Kutsal Yüceliğinde saklısın, seni bulamam artık, göremem. Orada sözlerim erişemez kulaklarına." Damlaların düşüşünü gözlüyordum Susana, şimşeğin parıltısında her soluk bir iç çekişiydi, her düşüncem sen." --- Ne yazsam az kalacak, ne desem eksik... Ne dökülür ki kelimelere; yaşayanlar mı, ölenler mi, anılar mı, geç kalınmış bir intikam isteği mi yoksa aşk mı? Comala’da bu ayrım çoktan silinmiştir. Ne gerçeğin ayakları yere basar burada, ne de büyünün kanatları vardır; anlatılan her şey, sıcaktan kavrulmuş taşın ve toprağın kendi kendine mırıldanmasıdır belki de bir yerlere sinmiş, saklanmış yankılar vardır. Zaman, dağınık ilerler, ileri geri akmaz, evet. Ama belki de hiç akmaz. Her fısıltı, her çığlık ve her susuş, o hiç geçmeyen, her an yeniden doğup aynı yerde can veren sonsuz bir şimdinin içinde gizlidir. Ne geçmiş gömülebilmiştir ne de gelecek bir umuttur; her şey şu anda asılı kalmıştır. Adem’in dünyaya bırakılması gibi bırakılır Juan Preciado bu coğrafyaya. Kimse karşılamaz. Tekinsiz, kurak ve ölü bir
1000Kitap
Pedro ParamoJuan Rulfo · Can Yayınları · 19832,283 okunma
10/10
·208 syf.··
2026 2. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2026 00:00
Süt ve Bal benim için sadece bir şiir kitabı değil, başucu kitabım diyebileceğim kitaplardan biri. Rupi Kaur’un Süt ve Bal, Güneş ve Onun Çiçekleri ve Bu Beden Benim Evim kitaplarını her yıl sabit olarak Şubat ayında okurum. Bu artık benim için klasik bir okuma düzeninden çok, kendime dönme ritüeli gibi oldu. Aynı kitaplara her yıl yeniden dönüyorum ama hiçbir yıl aynı insan olarak dönmüyorum. Belki de bu yüzden sayfalarına her sene farklı notlar alıyorum. Süt ve Bal’ın bendeki yeri ayrı. Çünkü bazı kitaplar vardır, size uzun uzun bir şey anlatmaz ama tam sustuğunuz yerden konuşur. Rupi Kaur’un şiirlerinde de bunu hissediyorum. Çok kısa, çok sade görünen birkaç satır bazen insanın içinde adını koyamadığı bir yere denk geliyor. Acı, sevgi, kırılma, kadın olmak, bedenle barışmak, iyileşmek, yeniden ayağa kalkmak… Hepsi fazla süslenmeden, doğrudan ve içten bir yerden anlatılıyor. Bu kitabı ilk okuduğum zamanki notlarımla sonraki yıllarda aldığım notlar arasında bile fark var. Daha önce altını çizdiğim bir satır bu yıl bana aynı şekilde dokunmayabiliyor. Tam tersine, önceden geçtiğim bir sayfa bu kez beni olduğum yere çivileyebiliyor. Bence bu kitabı benim için özel yapan şey de bu. Kitap aynı kalıyor ama ben değişiyorum. O yüzden Süt ve Bal benim gözümde sadece okunmuş bir kitap değil; yıllar içinde kendi değişimimi de gördüğüm bir defter gibi. Rupi Kaur’un dilini herkes sevmeyebilir. Bazılarına fazla sade, fazla kısa ya da fazla direkt gelebilir. Ama ben tam da bu yalınlığı seviyorum. Çünkü bazen insanın karmaşık cümlelere değil, içinden geçen şeyi dosdoğru söyleyen birkaç satıra ihtiyacı oluyor. Süt ve Bal bunu yapıyor. İnsanı uzun uzun ikna etmeye çalışmıyor; sadece bir cümleyle gelip kalbinizin kapısına oturuyor. Kitabın özellikle iyileşme tarafı benim için çok
Süt ve BalRupi Kaur · Pegasus Yayınları · 20179,7bin okunma