Puan vermedi·182 syf.··
2026 30. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 23:15
Hüseyin Rahmi Gürpınar, Cadı kitabında korku ve gizem unsurlarını toplumsal eleştiriyle birleştirir. Roman, Naşit Nefi Efendi'nin ölen eşi Binnaz Hanım'ın ruhunun geri döndüğüne dair söylentiler etrafında gelişir. Okuyucuyu doğaüstü olaylar ve gerçekler arasında bırakır. Ancak Hüseyin Rahmi, romanın sonunda olayları mantıklı açıklamalarla çözerek batıl inançların insanları nasıl etkilediğini göstermeyi amaçlar. Kitabın en dikkat çekici yönlerinden biri, okuyucuda sürekli bir merak duygusu oluşturmasıdır. Cadı gerçekten var mıdır, yoksa yaşananların mantıklı bir açıklaması bulunabilir mi? Bu soru roman boyunca canlı tutulur. Böylece eser hem fantastik atmosferden yararlanır hem de akılcı bir bakış açısını savunur. Romanın bir diğer önemli özelliği ise dönemin toplum yapısını yansıtmasıdır. İnsanların hurafelere kolayca inanması, dedikoduların yayılması ve korkunun bireyler üzerindeki etkisi başarılı bir şekilde işlenmiştir. Hüseyin Rahmi, mizahi ve eleştirel üslubuyla toplumdaki yanlış inanışları sorgular.
CadıHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,5bin okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2026 10. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 07:28
Çok güzel bir kitap tavsiyesi ile geldim Kitabın ana karakterinin çocuk olmasından dolayı bir çocuk kitabı olarak görülse de daha çok yetişkinlere hitap eden bir kitap. Modern dünya ve kapitalizm eleştirisi ile dolu bir kitap. Kitapta zamanı kullanmanın kıymetini ve insanı dinlemenin sanatından bahsediyor. Zaman tasarrufu adı altında yitirilen, kıymetsizleştirilen değerlerimizi göreceğiz. Bunu sadece kitapta değil günümüz yaşantısında da görmek gayet mümkün... Hayatı bu kadar hızlı yaşarken duygularımız Tebessüm ve tevekkülerimiz sandıklarda kilitli kaldı malesef... Kitabı bitirdikten sonra Zihinde hemen şu soru canlanacaktır muhtemelen, neden bu kadar hızlı yaşıyoruz. Yada su soru gelecektir mutlaka aklınıza.Ben bir insanı cevap vermek için değilde onu anlamak için dinledimmi hiç... Bazen birşeyin çözümü torbalar tolusu konuşmak değildir, aksine sadece sessizce dinlemektir... Tüm samimiyetinle ve içtenliğinle dinlemektir..
MomoMichael Ende · Pegasus Yayınları · 201782,2bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·528 syf.··
2026 56. kitabı
ALTINLA DOKUNMUŞ 𝕭𝖗𝖎𝖆𝖗’ı𝖓 𝕮𝖆𝖓𝖆𝖛𝖆𝖗𝖑𝖆𝖗ı Elizabeth Helen Serimizin ilk kitabı perilerin büyülü diyarında yaşayan dört vahşi prens ve o diyara sonradan dahil olan güzel prensesimizi tanıyarak başlamıştı. 𝐃𝐢𝐤𝐞𝐧𝐥𝐞𝐫𝐥𝐞 𝐁𝐚ğ𝐥ı’nın sonuna geldiğimde ise aklımda ki tek soru maceramızın nasıl devam edeceği olmuştu ve 𝐀𝐥𝐭ı𝐧𝐥𝐚 𝐃𝐨𝐤𝐮𝐧𝐦𝐮ş’un sayfaları ilerledikçe anladım, bir maceradan çok daha fazlasıydı prensesimiz ve prenslerimizin yaşadıkları. İlk kitabımızın sonunda insanların dünyası Orca Koyu’na sürgün edilen Rosalina,ikinci kitabımız başlarken Büyülü Vadi’ye ve kalbini bıraktığı prenslere dönmeye çabalar. Kendisini hala nişanlısı olarak gören Lucas ise Rosalina ve babası için tam bir baş belasıdır. Hikâyemiz hiç durulmadan ve o kadar heyecanlı ilerliyor ki tam bir olay çözülüyor derken yenisi başlıyor. Özellikle Sonbahar Krallığı’nı etkisi altına alan gizemli ve ölümcül don felaketi kitabımızın temposunu daha da yükseltiyor. İkinci kitabımızda ilk kitabımıza kıyasla karakterlerimizin gelişimleride çok iyiydi.Özellikle Rosalina’yı ilk kitabımıza göre çok fazla sevdim. Daha güçlü, daha olgun ve duygularını daha iyi yönetebilen bir karaktere dönüşmesini de keyifle okudum. Sadece fiziksel anlamda değil, zihinsel olarak da geçirdiği değişim hikâyemizi benim için çok daha etkileyici hâle getirdi. Farron ise bu kitabın yıldızıydı. Karakterinin katman katman açılması, yaşadıkları ve iç dünyası beni ona tamamen bağladı. Dayton her zamanki gibi eğlenceli olsa da bu kez onun farklı yönlerini görmek de çok güzeldi. Ezryn’i ise ne yazık ki yeterince okuyamadığımızı düşünüyorum ve ona daha fazla bölüm ayrılmasını isterdim. Keldarion de hâlâ beni en çok zorlayan karakterlerden biri; davranışlarının ardında mutlaka bir sebep olduğunu hissediyorum ama şimdilik onunla tam anlamıyla bağ
Altınla DokunmuşElizabeth Helen · Sonsuz Kitap · 202624 okunma
İnsan, acıyla yoğrulur ve mayalanır.
Puan vermedi·159 syf.··
2026 16. kitabı
Bu kitabı okurken bende hiçbir şekilde bu kadar tesir bırakacağını düşünmemiştim. Kitabı bitirdiğimde bir süre ağladım. Hani acı bir olay yaşarsın da bir bardak su getiren birinin olmasını beklersin; biraz sakinleşmek, o duygunun ağırlığından bir nebze olsun kurtulmak istersin ya… İşte o ağırlık hâlâ, bu satırları yazarken bile üzerimde. O suyu getirecek birini beklemek yerine masanın başına geçtim. Bir bardak su uzatamadım kendime; onun yerine kalbimden taşan kelimeleri kâğıda dökmek istedim. Belki de bazı acılar suyla değil, ancak yazıyla hafifliyordur. Zehra’nın mektubu bitirdikten sonraki afallayışı beni derinden sarstı. Yıllardır doğrularını yanlış bildiği bir adamın üzerine kurmuştu. Hayatındaki insanlarda bulamadığı erdemlerin, en nefret ettiği kişide bulunduğu gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kaldı. Fakat bence Zehra’nın yaşadığı acı yalnızca babasını yanlış tanımış olmanın acısı değildi; kendi vicdanıyla karşılaşmanın acısıydı. İnsan bazen bir başkasını affetmekte değil, kendisini affetmekte zorlanır. O acıyı hissettikten sonra, babasının yırtık çoraplarından görünen ayaklarına bakarak ağlaya ağlaya giderken, onu orada yalnız bırakmaması… O satırları okurken ben de Zehra ile birlikte eğilip o ayakları öpmek istedim. Çünkü orda yalnızca bir babanın çektiği çileyi değil, geç fark edilen bir sevginin ve gecikmiş bir merhametin ağırlığını da gördüm. Zehra artık okulunu tamamlamış, muallim olmuştu. Oysa kitabın ilk sayfalarını elime alıp hikâyeyi herkes gibi bildiğimde, Zehra’ya sarılıyor ve ona hak veriyordum. Babasını suçluyor, onun öfkesiyle birlikte öfkeleniyordum. Kitabın sonunda ise fark ettim ki Zehra’nın eksik olan yanı bilgisi, zekâsı ya da doğruluk anlayışı değildi; acıma kabiliyetiydi. Belki de Reşat Nuri’nin anlatmak istediği buydu: İnsan yalnızca
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,5bin okunma
7/10
·115 syf.··
2026 332. kitabı
Venedik Taciri… bölüm bölüm çök düşündürdü. İlk bakışta bir dostluk, borç ve mahkeme hikâyesi gibi görünse de güven, sadakat ve tabii daha çokça karışık duygular var. satırların altında insan doğasına dair oldukça karmaşık duygular var. Ki bence en önemli noktası sevgiyi farklı duygularla anlatmak. Bence günümüzde de ihtiyacımız olan bir mesele sevgi… - Ah Shylock Ah… kötü bir karaktermiş gibi duran ama yaşadığı onca dışlanmışlığa nazaran kitapta etkili bir karakter. - En son kısımda ise, bir mahkeme sahnesi var ve asıl en çarpıcı bölüm burası ve kitabın ana teması. Adalet ive merhametin karşı karşıya gelişi… insanın vicdanıyla mı yoksa sadece sunulam yasalarla mı hayatını idame ettiriyor? ve bu soru bence kitabı da karakterleri de yansıtan bir soru… - Herkese keyifli okumalar diliyorum.
Edebiyat
Venedik TaciriWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202214,7bin okunma
Freida McFadden - Erkek Arkadaş
9/10
·320 syf.··
2026 13. kitabı
Kitabı henüz bitirdim ve düşüncelerim tazeyken hızlıca yorumlamak istedim. Öncelikle bu kitap Freida Mcfadden'dan okuduğum ikinci kitaptı ve okuduğum ilk kitabına göre (Sakın Yalan Söyleme) bu kitabı daha çok sevdiğimi söyleyebilirim. Bu kitabı kafamda daha az soru işaretiyle bitirdim ve sonlarında gerçekten de şaşırdığımı söyleyebilirim. Kafamdan her ihtimali geçirdiğime, herkesi şüpheli gördüğüme inanıyordum ama belli ki yanılmışım. Yazarın kitapları genel olarak inanılmaz sürükleyici, yazım dili olarak oldukça basit ve kolay okunuyor olduğundan, üstelik kendini de merak ettirdiğinden bitirmem çok uzun sürmedi ve okuma sürecinden cidden keyif aldım. Dolayısıyla ters köşeli, hafif gerilimli bir kitap arayışındaysanız kesinlikle öneririm. Spoiler olabilir! Bir puan kırmamı sağlayan tek nokta Tom'un başta soyadı ile çalıştığı yeri farklı söylemesi ve bunun üzerinde bir daha hiç durmamamız, sebebini öğrenmememiz oldu. Bunun yanında Kevin mevzusunun da sırf yazılmak için yazılıp yazılmadığını düşünüyordum fakat son sayfada o mevzu da çözüldüğünden ve eksik kalmadığından memnun kaldım. Sonda Tom'un Daisy ile kaçmasını da açıkçası beklemiyordum. Bir ihtimal polisi aramışken hislerini görmezden gelip onu polise teslim eder diye düşünmüştüm. Ancak ikisinin de kaçıp gitmesine pek üzülmedim. Jake ile Sydney'in yeniden bir araya gelmesine sevindim, Jake'i kitap boyunca çok sevdim çünkü, zaten birbirlerini unutabilmiş de değillerdi. Spoiler sonu! Bence Sakın Yalan Söyleme kitabından çok daha güzeldi dediğim gibi, kitabın işleyişi öbür kitaba kıyasla kesinlikle daha iyi aklıma yattı. Elbette çok küçük yaştaki okurlara değil fakat belirli bir yaşın üzerindeki okurlara önerebileceğim bir kitap oldu, keyifli bir okumaydı.
Erkek ArkadaşFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20251,611 okunma