blues
yağmurlardan kaçarken taşa tutuldum dönüp bakamadım bile şimdi kendi içine yağan bir bulutum kağıtlar yeşeriyor toprak yerine. saçlarımı uzattım, aynayı kırdım deri ceketimi çıkardım sandıktan cebimde yirmi yıl önceki sevgilimin resmi o mu büyüdü, ben mi yaşlandım? gümüş tabakamı, köstekli saatimi bir blues ritmiyle kullanıyorum her sabah yeniden uyansam da naftalinli bir gençlik bu yaşadığım. ipsiz ruhum, sarsak, serseri otobanlarda sırtında heybesiyle cafelerde tuborg bira ve patates cipsiyle durdun bir yerde, çağını bekliyorsun. Ahmet Erhan
100 kiloluk zenci
Aman, kendini asmış yüz kiloluk bir zenci, Üstelik gece inmiş, ses gelmiyor kümesten; Ben olsam utanırım, bu ne biçim öğrenci? Hem dersini bilmiyor, hem de şişman herkesten. İyi nişan alırdı kendini asan zenci, Bira içmez ağlardı, babası değirmenci, Sizden iyi olmasın, boşanmada birinci... Çok canım sıkılıyor, kuş vuralım istersen. Ülkü Tamer
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Bir şiir biliyorsun ayakta bira içebilir, bir şiir nereden baksan şairini seçebilir"
Senin yüzün şimdi Bir bira sarısında soluyor Üşengeç bakışlarımla Geçmişe yorgun Şimdi desen ki yine beni sev Sevmem, zor hikaye zor Ne yani kolay bir aşk yok mu O da beni sevsin Ali İhsan Konuklu
dönersin diye ayran aldım
Başka ne ister ki insan
yaz akşamı, bira ve yeşilçam…