sanem

sanem
@biratli
Bu, güzel bir konuşma. Ama kötülüğün sebebini bulmaya çalışarak tırnaklarını kemirmeleri, kahkahadan kırılmama yol açıyor kardeşlerim. İyiliğin sebebini aradıkları yok, öyleyse niye tersini merak ediyorlar ki? Madem kimileri iyi insan olmayı seçiyor, madem bundan haz alıyorlar, onlara hayatta karışmam, kimse de bana karışmasın. Ama bana karışıyorlardı. Üstelik kötülük bireye özgüdür, sizlere, bana ve tek tabancalığımıza özgüdür ve bizleri yaratan bizim Tanrı’dır, hem de gururla ve keyifle yaratmıştır. Ama birey olmayan şeyler kötülüğe katlanamazlar, yani devlet ve yargıçlar ve okullar kötülüğe izin veremezler çünkü bireylere izin veremezler. Hem modern tarihimiz, bu büyük makinelerle savaşan cesur, küçük bireylerin öyküsü değil midir kardeşlerim? Bu konuda ciddiyim kardeşlerim. Ama yaptıklarımı sevdiğim için yapıyorum.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Öylesine savunmuşum ki kendimi, öylesine derin bir açlıkla sarılmışım ki dünyaya; herkeste, her şeyde, benden bir şey saklı. Bu yüzden, kiminle savaşsam, kimi yok etmeyi düşünsem, bu ilk önce ben oluyorum. Başlattığım her savaşta, ilk ben ölüyorum. Ne zaman bana dayatılan savaşın kurallarına uysam, en ölümcül darbeyi ben alıyorum. Bu dünyadan öyle kopuk yaşamışım ki yapmayı düşündüğüm kötülükler, gelip önce beni buluyor.
Sana bir sır vereyim mi, ciddilik zamana aşırı değer verilmesinden kaynaklanır.
Buna simyada Evrenin Ruhu adı verilir. Bütün kalbimizle bir şey istediğimiz zaman, Evrenin Ruhu'na daha yakın oluruz. Olumlu bir güçtür.
Edebiyat
Aşkın, bir erkeğin kendi Kişisel Menkıbesinin peşinden gitmesine engel olmadığını anlaman gerekiyor. Böyle bir şey söz konusu olduğu zaman bil ki Evrenin Dili'ni konuşan Aşk değildir bu, yani gerçek Aşk değildir.
Edebiyat