Puan vermedi·301 syf.··
2026 31. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 19:14
Beyza Alkoç // Bul Beni II Herkeslere iyi akşamlaaaarrrr. Bu akşam bir seriyle daha vedalaşıyoruz. Konu devamı olduğu için biraz yüzeysel anlatacağım çünkü Spoiler olmasın İlk kitapta çözülen düğümlerden sonra yaşadığı hayali kırıklıkları yüzünden Derin Mavi herkesi ve her şeyi arkasında bırakıp İspanya’ya kaçıyor. Bir rutin tutturmuş tüm acıları, yaşananları yok sayarak geçiriyor günlerini. Bu zamana kadar hep Derin’miş Derin Mavi. Tüm acıları gören Derin’i bırakıp Mavi olmaya çalışıyor, Maviyle barışmaya çalışıyor. Sonra bir haber alıyor aylaaar sonra. Daha doğrusu bir mesaj geliyor ona aylardır beklediği adamdan. Aziz Ata’dan. Annesi doğum yapıyormuş çağırıyor Derin’i. Derin Mavi ne yapacağını bilmezken kendini eşyalarını toplamış, Türkiye’ye giden uçakta buluyor. Onu karşılayan eski arkadaşları Dünya Can ve Berfu karşılıyor onu. Derin Mavi bebeği görmek için hastaneye gittiğinde polis engeliyle karşılaşıyor. Aziz atanın müdahalesiyle kardeşini görüyor, hayatında yeni bir amaç ediniyor. O bebek Derin’nin tüm dünyası, hayatının merkezi oluyor. Bayağı olay, bol bol altı çizilecek cümle ama çok az aşk vardı sonundaki ters köşeyi beklemiyordum evet ama yine de biraz çabuk bitmiş gibi geldi bana. Sonu yetmedi yaniiii. Sizi yormayacak, tamamlanmış bir seri okumak istiyorsanız aradığınızı buldunuz
Bul Beni 2Beyza Alkoç · İndigo Kitap · 202669 okunma
8/10
·463 syf.··
2026 40. kitabı
Puanının ne kar bu kadar düşük olduğunu asla anlamayarak başladım ve bir önyargım vardı ama çok güzel okudum hikaye çok iyi gidiyordu puanının bu kadar düşük olmasını ilk etapta fmc erkek karakteri aldattigini farklı bir şey çıktı o da okeyde her şey yolundaydı derken 62. bölümde neden puanının düştüğünü anladım. Çok gereksizdi ben kitaba dokuz verecektim o sahne yüzünden yine içim koca bir kurguyu çöp etmeye el vermediğinden sekiz vereceğim ama bence çok gereksizdi saçmaydı kadın karakterin saçmaydı ben erkek karakteri çok sevdim. Oldukça keyifli okudum yedi kitaplık bir seri olacakmış daha önümüzde uzun bir yol var bu tarz durumLara alışkınım ama gereksizdi. Kai rita ve micheal olayı gibi oldukça gereksiz de ama bence Alex’in kitabına biraz pay çıkarmak için de yapıldı. Zaten kitap sonlarında kadın karakterimiz bayağı diğer kitaplarda ne olacağını gösteriyor gibi oldu. Seriyi okumaya devame edeceğim ama 62. Bölümü okumadım sayıyorum umarım diğer karakterlerde böyle bir şey yaşamayız. Tabi luca nın kitabı nasıl olacak onu da asla kafaöda kuramıyorum:D
Twisted PawnL. J. Shen · Bloom Books · 202616 okunma
Reklam
Robot gibi çalışmaktan mutlu olduğunu sanan bütün kadınlara..
Puan vermedi·144 syf.·
2026 47. kitabı
Erkekler için bir ütopya, kadınlar içinse tam anlamıyla bir distopya olan Stepford Kadınları , altı çizilmesi gereken önemli bir konuyu ele alıyor. Kadınların toplum içindeki rolü ve bireysellik üzerine düşündüren güçlü bir fikre sahip. Ancak konu bu kadar dolu olmasına rağmen olay örgüsü bana biraz eksik geldi. Özellikle karakterlerin iç dünyası ve geçmişleri yeterince işlenmediği için onlarla güçlü bir bağ kuramadım. Bu yüzden bazı karakterler yüzeysel kalmış hissi verdi. Daha derin işlenebilseydi etkisi çok daha büyük olabilirdi. Bu nedenle okuduğum distopyalar arasında biraz yetersiz bulsam da, verdiği mesaj ve düşündürdükleriyle okunmaya değer bir kitap olduğunu düşünüyorum.
1000Kitap
Stepford KadınlarıIra Levin · İthaki Yayınları · 20222,712 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2026 17. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 21:43
Okudum Bitti! Aptallık sadece varoluştan mı gelmektedir, yoksa varoluşun temelinde zaten aptallık mı yatar? Kitap boyunca bu iki kuram arasında sürüklenip duruyorsunuz. Sayfa sayfa ilerledikçe fark ediyorsunuz ki, dünya biraz da bu “aptallık” sayesinde dönüyor. İnsanlar hata yapıyor, inanıyor, umut ediyor, tekrar deniyor… Ve bu “aptalca” döngü olmasaydı hayat belki de hiç bu kadar renkli olmazdı. Kitap yüzyıllar önce yazılmış olsa da bugünün insanına tabiri caizse cuk oturuyor. Sanki Erasmus bir zaman makinesine binmiş ve günümüz dünyasını da gözlemlemiş gibi. Okurken “Yahu, bu hâlâ mı böyle!” dediğim pek çok an oldu. Tavsiye kısmına gelecek olursak... Eğer alışılmışın dışında bir kitap okumak isterseniz, klasiklerin dilinden hiç korkmayın; çünkü bu eser oldukça keyifli ve akıcı. Okurken hem gülecek hem düşünecek, hem de kendinize ve çevrenize biraz daha mizah penceresinden bakmayı öğreneceksiniz. Kendinizi çok “akıllı” hissettiğiniz zamanlarda ya da etrafınızdaki “aşırı akıllı” insanlardan sıkıldığınızda bu kitap size çok iyi gelecek. Bazen hayatı biraz da “aptalca” (yani delice) yaşamak gerek, değil mi?
Aptallığın ÖvgüsüDesiderius Erasmus · Koridor Yayıncılık · 202115,2bin okunma
#okudumbitti #11
9/10
·318 syf.··
2026 15. kitabı
Bir cinayet, altı yıl önce Afrika'da yarım kalmış bir hayatta kalma mücadelesiyle nasıl bağlantılı olabilir? Diriliş, bu sorunun peşinden ilerleyen ve cevabını okuru sürekli şaşırtarak veren bir roman. Hikâye, usta bir avcı ve tahnitçi olan Leon Gott'un vahşice öldürülmesiyle başlamaktadır. Olay yerindeki ayrıntılar, bunun sıradan bir cinayet olmadığını daha ilk andan hissettirmektedir. Dr. Maura Isles'ın fark ettiği benzerlikler, dosyayı geçmişte çözülemeyen cinayetlere bağlarken soruşturma, beklenmedik şekilde yıllar önce Afrika'da kaybolan bir safari grubuna uzanmaktadır. Roman, bir yandan Boston'daki cinayetin izini sürerken diğer yandan Afrika'da yaşanan ölüm kalım mücadelesini anlatmakta ve bu iki anlatıyı ustalıkla aynı noktada buluşturmaktadır. Gerritsen'in bu romanda en başarılı olduğu nokta, Afrika bölümlerinde doğanın acımasızlığı ile insanın ilkel içgüdülerini karşı karşıya getirirken, Boston'daki soruşturmada medeniyetin ardına saklanan kötülüğü sorgulamasıdır. Böylece roman, av ve avcı kavramlarını sürekli yer değiştiren güçlü bir metafora dönüştürmektedir. Önceki kitaplara kıyasla aksiyonun daha yoğun hissedildiği Diriliş, farklı zaman ve mekânlarda ilerleyen kurgusuna rağmen ritmini hiç kaybetmemektedir. Her bölüm, iki hikâye arasındaki bağı biraz daha görünür kılmakta ve finale ulaşıldığında hiçbir ayrıntının tesadüfen yerleştirilmediği anlaşılmaktadır. Benim için Diriliş, sürprizlerle dolu kurgusunun ötesinde, insanın sınırlarını zorlayan koşullarda nasıl değişebileceğini de düşündüren etkileyici bir romandır.
Edebiyat
DirilişTess Gerritsen · Doğan Kitap · 20253,586 okunma
Murakami okumayı düşünüyorsanız sövgüme bi bakabilirsiniz .d
Puan vermedi
Hani Avrupa'nın en prestijli sanat galerilerinden birinde sergilenen bi muz tuvali vardır ya, Murakami de günümüz edebiyat dünyasında o muz portresini temsil eden kişidir diye düşünüyorum. Yani insan bir kitabını okur ve bu lafı derse belki önyargı, belki de anlayışsızlık diye yorumlanabilir, buna okeyim. Ama aynı yazarın diğer kitaplarını okuduktan sonra da da aynı şeyi derse burada cidden düşünülmesi gereken bir şey vardır. Ben şahsen Murakami'nin günümüz çarpık sanat ve edebiyat anlayışının bir ürünü olduğunu, o "ne yaptığını çok iyi bilen yazar!" sloganının altında da safi fos bir ezik olduğunu düşünüyorum. Murakami resmen amerikan "üstkimliği" psikolojisinin altına kendini yatırmış, komplekslerinin farkında olmayan, ezik bir temcit pilavcısı. Metinlerinde hep aynı konular ve kelimelerin altında da aynı zihniyet var: cinsellik, etik dışılık ve kompleks. Peki diyelim, belki bu aykırılıkları zekice birbirine bağlamıştır, bu kadar ünlü ve emin olunan bir yazar olduğuna göre bunları ustaca bir bağlamla sunuyordur diyorsunuz, "o seks ama aslında seks değil, rüya ama rüya değil, tecavüz ama tecavüz değil işte" lafları ve anlatılarının herhalde beklenmedik, alışılmışı bozan ve mutlaka mantıklı bir sebep sonuç ilişkisi vardır diyorsunuz, sayfalarca safi bu konular üzerinden dönen mevzuları okuyor duruyorsunuz, ama sonra bir bakıyorsunuz hiçbir bağlam yok. Yazar meğerse safi yazıp geçiyormuş. Olaylar bildiğin sebep sonuç ilişkisinden bağımsız. Hadi onu da sktir ettik diyelim, belki bize başka bir bağlam sunar diyorsunuz, yok. yazar onu da vermiyor .d sadece şu var "her şey inanılmaz elit, bak ara sıra çoh ilginç karakterlerle sizin iştahınızı da açıyorum, ara sıra yunan tragedyasına dokunduruyorum (sebep sonuç arıyosanız bu sayın iştee) filan..." Ya bu arada o ilginç
İmkansızın ŞarkısıHaruki Murakami · Doğan Kitap · 201513,9bin okunma
Reklam
Reklam