Stres, insanın ruhunda ve bedeninde birtakım sıkıntılara sebep olan ruhî bir hastalıktır. İnsanda, tehlike, belirsizlik veya beklenmeyen değişikliklerde stres meydana gelir.
Stresin birçok sebebi vardır; bunlar, kişiden kişiye değişebilmektedir. Zira her insanın kişiliği ve bünyesi, karakteri ve görüşleri farklıdır. Aynı hâdiseye maruz kalan iki kişide meydana gelen stresin derecesi, aynı değildir veya biri, stres yaşarken diğeri yaşamayabilir.
Aslında stres, işleri daha iyi yapmak için kişiyi motive eden, biraz daha dirençli olmasını sağlayan heyecandır. Vücudun dikkatini, uyanıklığını arttırmak, tetikte durmasını temin etmek için az miktarda stres iyidir. Belirli bir seviyeyi aşmadığında faydası olur. Mesela, bir imtihan için çok rahat olunursa motivasyon eksikliği sebebiyle hazırlanmak zor gelir. Ama az bir stres ile dikkati toplamak ve yoğunlaşmak mümkün olur. “Heyecan güzel şeydir. İnsan, sevdiği ve değer verdiği şeylere karşı heyecanlanır. Ama fazlası zarardır.” denilmiştir. İşte hafif seviyede olan bu heyecan, yönetilebilir ve hareketlere menfî tesir edecek seviyeye gelmeden kontrol edilebilirse insana faydalı olur.
Stresin tedavisindeki esas, strese yol açan sebepleri uzaklaştırmaktır. Bunun için dünya ve âhiret hayatına iyi hazırlanmalı, tedbirli olmalı, düzenli yaşamalı, vazifeler zamanında yapılarak telaşa sebep olan hâller azaltılmalı, daha sonra da Allâhü Teâlâ’ya tevekkül etmelidir. Mesela imtihana hazırlanan bir kişi, vaktinde iyice çalışarak hazırlıklarını yaparsa imtihan zamanı geldiğinde kendisine zarar verecek derecede strese girmemiş olacaktır. İmtihan neticesini de hakkında hayırlısı olması için tevekkül ile karşılamak, yani; hayır ve şerrin yalnızca Allâhü Teâlâ’dan geldiğine ve kendisi için öylesinin hayırlı olduğuna inanmak da strese mâni