Telkinsel etkinin yalnız önder tarafından kitledeki bireyler üzerinde değil, tek tek bireylerce yine tek tek bireyler üzerinde de gösterilebileceğini itiraf edersek, böyle bir etkinin oluşturduğu bilmece daha da çetinleşir.
Johan Vilhelm Snellman
İnsani ilişkilere son derece sakin ve önyargısız yaklaşan Montesquieu, kendi döneminden kısa süre önce uygar Avrupa'da yavaş yavaş ortadan kalkmaya başlamış olan kölelik kurumu hakkında çağdaşlarının verdiği o mutlak mahkûmiyet hükmünü göz ardı ederek, bu meseleye de aynı soğukkanlılıkla yaklaşır. Şöyle der: "Despotik devletlerde, özgür bireyler olarak kendilerini hükümete karşı koruyamayacak kadar zayıf olan insanlar, hükümete hükmedenlerin kölesi olurlar."
Felsefe
Mahcubiyet hissi olmayan çocuklar ileride arsız bireyler haline gelebiliyor.
Tüm sorumluluğu kendi üzerine alan ve çocuklarını her türlü sorumluluktan kurtaran anne ve babalar, kendi yaşamını biçimlendirmekten aciz, sürekli başkalarının yönetiminde olmaya yönelik bireyler yetiştirirler. Bu tür aile içindeki yetişen kişiler, kendi yaşamlarında yer alan olaylardan kendilerini değil, başkalarını sorumlu tutarlar.
Sayfa 54 - Remzi Kitabevi, 1994·Kitabı okuyor
Alıntı
Çocuklarıyla arkadaşça bir düzeyde konuşamayan baba, çocuklarına özgürlük tanıyarak onların kendi davranışlarından sorumlu bir duruma gelmelerine olanak veremeyen anne, aile içindeki katı rollere gőre davranarak, "'baba" ve "anne" rollerinden kopamamaktadırlar. Aile içindeki ilişkiler kalıplaşmamış ve duruma göre degişebilen esnek rollere dayalı ise, iç dünyası daha zengin, dünyayı çok boyutlu görebilen, hoşgőrülü bireyler yetişir.
Sayfa 50 - Remzi Kitabevi, 1994·Kitabı okuyor
1000Kitap