Selva

Güvenli partnerlerle ilişkide mesafeyi korumak için sürekli bir taraf adım atarken, diğerinin geri adım attığı "ilişki dansı" içinde olmazlar. Bunun yerine daima artan bir yakınlık ve samimiyet vardır. Ayrıca, güvenli bağlanan kişiler duyarlı ve empatik bir şekilde -ve daha da önemlisi uyumla- duygularını sizinle paylaşır. Son olarak, güvenli taraf partnerini duygusal bir koruma kalkanıyla çevreler, böylece dış dünyayla yüzleşmeniz çok daha kolay hale gelir. Bu niteliklerin ne büyük nimet olduğunu ancak yokluğunda fark ederiz.
Reklam
Güvenli bağlanan insanlardan- ayrılık, terk edilme, kayıp gibi konular üzerine düşünmeleri istendiğinde ve bunu başardıklarında, -ciltteki ter miktarını belirleyen- deri testi ölçümlerine göre gerildikleri ortaya çıktı. Bu konuları düşünmeyi bırakmaları söylediğinde test sonucu hızla normale döndü. Yani bazıları için zor görünen -tehdit ânında duygusal bir dengeyi tutturmak- şeyler, güvenli biri için çaba sarf etmeden gerçekleşebilir. Güvenliler basitçe dünyanın olumsuz işaretlerine o kadar hassas değildir.
Kendine güvenle ilgili güçlü bir inanç nimetten çok külfet olabilir. Romantik ilişkilerde yakınlık kurma, özel bir bilgiyi paylaşma ve partnerinizle uyumlanma becerilerinizi azaltır. Kaçınganların çoğu kendine güvenle bağımsızlığı karıştırır. Kendi ayaklarımızın üzerinde durmak her birimiz için önemli olsa da kendine güveni fazla büyütürsek başkalarından destek almanın önemini küçültürüz ve bu da hayati bir can damarımızı keser.

Selva

, bir kitap okudu
Puan vermedi·88 syf.·
13 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2026 23:39
·
2026 2. kitabı
Aristoteles
7.7/10 · 1.433 okunma
Bilgelik iyi ve kötü olanla iyi ve kötü olmayanın bilgisidir. Cesaret ya da yiğitlik de yasaların emrettiğinden ayrılmayarak kaçınılması ya da kaçınılmaması gereken şeyler hakkında hüküm verebilme ve bu hükme uygun davranabilme yetkinliğidir. Aslında sağduyuyla doğrudan bağlantılıdır, çünkü kaçınılmaması gereken, yani iyi olanın bilgisi ve kaçınılması gereken, yani kötü olanın bilgisi sağduyunun kendisidir. Görüldüğü gibi cesaret, kör bir cesaret, cüretkârlık, kahramanlık gösterisi, gözü peklik ya da gözü karalık değildir. Kendi kendini kontrol etme ise, arzular ve dürtüler ile yönetici öğe, yani akıl arasındaki ilişkideki düzeni kavrayabilme yetisidir. Kısacası bedenin isteklerinin ruhun akıl yanıyla dizginlenmesini başarabilmedir. Bu üç yetinin ya da yetkinliğin birbiriyle uyumlu olmasını sağlayansa adaletin kendisidir. Adalet bu üç öğenin kendi işlevlerini uygun şekilde yerine getirmesinde en belirleyici unsurdur. Çünkü adil bir insan gerektiğinde bilge, gerektiğinde cesur, gerektiğinde de kendine hâkim olabilen insandır.
Reklam