Selva

Siyasi partisiz demokrasinin var olabileceğini iddia etmek bir yanılgı ya da ikiyüzlülükten başka bir şey değildir. Çünkü, genel iradenin oluşumunda gerçek hiçbir etkisi olamayacağı çok açık olan tecrit edilmiş bireyin, siyasi bakımdan gerçek bir varlığı yoktur. Bundan dolayı, demokrasi ancak bireyler siyasi amaçları ve yakınlıklarına göre birleştikleri, yani bireyle devlet arasında, her biri üyelerinin ortak bir yönelimini temsil eden siyasi partiler konumlandığı takdirde ciddi bir şekilde var olabilir. Bu demokrasi zorunlu ve mutlak bir biçimde bir partiler devletidir.
Reklam
Rousseau'nun siyasi sisteminin temelini ve eksenini ne ölçüde özgürlükte bulduğunu, İngiltere'deki parlamento sistemine saldırısı da gösterir: "İngiliz halkı kendisini özgür sanıyor, çok yanılıyor; İngiliz halkı yalnızca parlamento üyelerinin seçimi sırasında özgürdür; bu seçim gerçekleşir gerçekleşmez artık bir esirdir, bir hiçtir." Bilindiği gibi Rousseau bundan doğrudan demokrasi ilkesi lehine çıkarımda bulunur. Fakat, genel iradeyi doğrudan halk meydana getirse de birey yalnız bir an, oy verilmesi sırasında özgürdür; hatta birey kaybeden azınlıkla değil, ancak kazanan çoğunlukla oy verdiği zaman özgürdür. İşte bunun için, demokratik özgürlük ilkesi, bir kararın azınlığa dayatılması imkânının en aza indirilmesini ister: Nitelikli çoğunluk, mümkünse oy birliği, bireysel özgürlük için teminat sayılır.
Demokrasinin belki en büyük kuramcısı olan Rousseau, kendisi için demokrasi sorunundan başka bir şey olmayan ideal devlet sorununu şu şekilde ortaya koyar: "Ortak olan tüm güçle ortaklığa her katılanın şahsını ve malını savunacak ve koruyacak ve içinde her bir kimsenin bütünle birleştiği halde gene kendine itaat edeceği ve yine de önceden olduğu gibi özgür kalacağı bir topluluk şekli bulmak."

Selva

, bir kitap okudu
Puan vermedi·1062 syf.·
53 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 00:41
·
2026 6. kitabı
Lev Tolstoy
8.5/10 · 55,6bin okunma
Kant eğitim problemine büyük bir önem vermiş ve şu düşünceleri ileri sürmüştür: Eğitim sayesinde yetenekler belli bir yöne çevrilir ve insanda çekirdek halinde bulunan yetenekler geliştirilebilir. Her şey değilse bile birçok şey eğitimle elde edilebilir. İnsan doğuştan ancak belli yeteneklerin çekirdeklerini birlikte getirir. Bunlar iyilik ve kötülük bakımından farksızdır. İnsan türünde iyiyi geliştirecek, kötüyü dizginleyecek olan güç, belli bir ideye dayanan bir eğitim tarzıdır. Eğitim tarzının insana etkisi toprağın ve tarım tarzının bitkiye etkisiyle karşılaştırılabilir: Örneğin, çuha çiçeği fidandan yetiştirilirse, aynı renkte olan çiçekler elde edilir; kendi tohumundan yetiştirilirse birbirinden çok farklı renkte çiçekler açar. Doğa ona asıl "gelişme çekirdeği”ni tohumla birlikte vermiştir; gene de bu çekirdeğin gelişmesinde bitkinin alacağı renkler, ona uygulanacak tarım tarzına göre değisir. Bu fark insan dünyasında da olup bitmektedir; insan da kendisine uygulanacak eğitim sistemine göre şekil kazanır.