Rousseau'nun siyasi sisteminin temelini ve eksenini ne ölçüde özgürlükte bulduğunu, İngiltere'deki parlamento sistemine saldırısı da gösterir: "İngiliz halkı kendisini özgür sanıyor, çok yanılıyor; İngiliz halkı yalnızca parlamento üyelerinin seçimi sırasında özgürdür; bu seçim gerçekleşir gerçekleşmez artık bir esirdir, bir hiçtir."
Bilindiği gibi Rousseau bundan doğrudan demokrasi ilkesi lehine çıkarımda bulunur. Fakat, genel iradeyi doğrudan halk meydana getirse de birey yalnız bir an, oy verilmesi sırasında özgürdür; hatta birey kaybeden azınlıkla değil, ancak kazanan çoğunlukla oy verdiği zaman özgürdür. İşte bunun için, demokratik özgürlük ilkesi, bir kararın azınlığa dayatılması imkânının en aza indirilmesini ister: Nitelikli çoğunluk, mümkünse oy birliği, bireysel özgürlük için teminat sayılır.