Schopenhauer, bir yazarın, bir okurun ve bir düşünürün dikkatinden kaçan eylemi yazmak, okumak ve düşünmenin sistemini çok açık bir dille açıklıyor. Yazarın, yazma eylemini çalakalem, bütün anlamlardan uzaklaşarak yazmasının altındaki nedenleri irdeliyor, bir okurun onlarca, yüzlerce kitap okumasının ne kadar gerekli ne kadar gereksiz olduğunu açıklıyor ve bütünün toplamında bir yaşam olduğuna göre bu yaşamı irdeliyor.
Schopenhaur günümüze kadar gelmiş, düşünce sistemi, bazen yalın ve yalından karmaşıklığa doğru ilerleyen sistemiyle bizi aydınlatıyor; fakat bu eserinde kitap rehberliğinde olan aydınlanmamızı kendi yöntemiyle eleştiriyor. Sürekli okuyan biz okurların zihin yapımızın düşünce üretme gücünün zayıfladığı yönünde bizleri uyarıyor. Genel geçerliliği tamamen tartışılabilecek olan bu düşüncenin tam tersini savunan bir filozofun düşüncelerini kaleme aldığı bir esere kadar sabırla bekleyeceğim; lakin her anlamsız ya da her anlamlı cümleyi okuma eyleminin yine de düşünceyi devreye sokabileceği ve kişinin bir sonraki karmaşık düşünceyi anlamakta kolaylık sağlayabileceği kanaatindeyim.