Tahtının üstünde uyumakta olan yaşlı kraliçeyi dört kölesi yelpazeliyordu. Kraliçe horluyordu.
Kraliçenin kucağında bir kedi, mırıldanarak ve miskin miskin kraliçeyi yelpazeleyen kölelere bakarak yatıyordu.
İlk köle konuşup dedi ki, “Bu yaşlı kadın uyurken yüzü ne kadar da çirkin bir hal alıyor, bak çenesi aşağı düşüyor ve sanki şeytan onu boğazlamışçasına nefes alıyor.”
Bunun üzerine kedi mırıldandı, “O uykusundayken bile sizin uyanık köleliğinizin yarısı kadar çirkin değil.”
Ve ikinci köle dedi ki: “Uyku bu yaşlı kadının kırışıklıklarını derinleştireceği yerde düzeltecek sanırsın. Kâbus görüyor olmalı.”
Ve kedi mırıldandı: “Sizde uyumalı ve özgürlük düşleri görmelisiniz.”
Ve üçüncü köle şöyle dedi: “Kim bilir belki de rüyasında canına kıydığı insanlar sıra sıra gözlerinin önünden geçiyordur.”
Ve kedi mırıldandı, “Evet, sizin dedelerinizin ve hatta doğacak torunlarınızın bile hepsini görüyor.”
Ve dördüncü köle dedi ki, “Bu yaşlı kadın hakkında konuşmak güzel ama ayakta dikilip yelpaze sallamaktan yorulmama bir son vermiyor.”
Ve kedi mırıldandı, “Ömrünün sonuna kadar yelpazelemeye devam edeceksin hatta öbür dünyada bile.”
O anda yaşlı kraliçe uyurken başını oynattı ve tacı yere düştü.
Ve kölelerden biri dedi ki, “Bu kötüye işaret.”
Ve kedi mırıldandı, “Birinin kötü işareti bir başkası için iyidir.”
Ve ikinci köle dedi ki, “Birden uyanır ve tacını yerde görürse! O zaman hepimizi öldürür.”
Ve kedi mırıldandı, “Dünyaya geldiğinizden beri sizi her gün öldürüyor, farkında bile değilsiniz.”
Ve üçüncü köle dedi ki, “Evet, bizi öldürür ve sonra da tanrılara kurban ettiğini söyler.”
Ve kedi mırıldandı, “Tanrılar için sadece güçsüz olanlar kurban edilir.”
Ve dördüncü köle diğerlerini susturdu ve tacı yerden alıp
Tahtının üstünde uyumakta olan yaşlı kraliçeyi dört kölesi yelpazeliyordu. Kraliçe horluyordu.
Kraliçenin kucağında bir kedi, mırıldanarak ve miskin miskin kraliçeyi yelpazeleyen kölelere bakarak yatıyordu.
İlk köle konuşup dedi ki, “Bu yaşlı kadın uyurken yüzü ne kadar da çirkin bir hal alıyor, bak çenesi aşağı düşüyor ve sanki şeytan onu boğazlamışçasına nefes alıyor.”
Bunun üzerine kedi mırıldandı, “O uykusundayken bile sizin uyanık köleliğinizin yarısı kadar çirkin değil.”
Ve ikinci köle dedi ki: “Uyku bu yaşlı kadının kırışıklıklarını derinleştireceği yerde düzeltecek sanırsın. Kâbus görüyor olmalı.”
Ve kedi mırıldandı: “Sizde uyumalı ve özgürlük düşleri görmelisiniz.”
Ve üçüncü köle şöyle dedi: “Kim bilir belki de rüyasında canına kıydığı insanlar sıra sıra gözlerinin önünden geçiyordur.”
Ve kedi mırıldandı, “Evet, sizin dedelerinizin ve hatta doğacak torunlarınızın bile hepsini görüyor.”
Ve dördüncü köle dedi ki, “Bu yaşlı kadın hakkında konuşmak güzel ama ayakta dikilip yelpaze sallamaktan yorulmama bir son vermiyor.”
Ve kedi mırıldandı, “Ömrünün sonuna kadar yelpazelemeye devam edeceksin hatta öbür dünyada bile.”
O anda yaşlı kraliçe uyurken başını oynattı ve tacı yere düştü.
Ve kölelerden biri dedi ki, “Bu kötüye işaret.”
Ve kedi mırıldandı, “Birinin kötü işareti bir başkası için iyidir.”
Ve ikinci köle dedi ki, “Birden uyanır ve tacını yerde görürse! O zaman hepimizi öldürür.”
Ve kedi mırıldandı, “Dünyaya geldiğinizden beri sizi her gün öldürüyor, farkında bile değilsiniz.”
Ve üçüncü köle dedi ki, “Evet, bizi öldürür ve sonra da tanrılara kurban ettiğini söyler.”
Ve kedi mırıldandı, “Tanrılar için sadece güçsüz olanlar kurban edilir.”
Ve dördüncü köle diğerlerini susturdu ve tacı yerden alıp