Yusuf karşısındakine bakarak başını salladı. Kız tekrar mırıldandı:
"Kendine yazık edeceksin...Senin yolun orası değil..."
Yusuf bu yarım ve manasız cümleleri tamamıyla anlamış gibi cevap verdi:
"Doğru.Gitmesem benim için daha iyi olacak...Fakat lazım!"
Ceketimi çıkarıp üstüne örttüm, sımsıkı kucakladım.Böylece bir güç hissettim içimde, kendi gözümde büyüdüm. Bir kimseye karşı bu denli içimin kaynayacağını, birini korumanın,yakınlık göstermenin bu denli hoşuma gideceğini hiç bilmezdim. Kulağına eğilerek, "Kimsenin seni üzmesine göz yummayacağım; selvi boylum al yazmalım benim," diye fısıldadım
Anası onu gezmeye götürürken bir saat saçlarını düzeltmeye uğraştığı halde, ne anasının, ne babasının aklına bu kafanın içi ile de bir parça meşgul olmak düşüncesi gelmemişti.
Ah, bu erkekler! Hepsinde aynı gurur, aynı kendini beğeniș. Bizim de bir kalbimiz olduğunu, bizim de "mutlaka" isteyecek bir şeyimiz olabileceğini, bir türlü akıllarına getirmek istemiyorlar.