72. Koğuş
10/10
·100 syf.··
2026 48. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2026 00:10
Herkese selam. Türk edebiyatının en değerli yazarlarından birisi olan Orhan Kemal'in kalemi ile geç tanışmış olmam hayal kırıklığına uğrattı her okuduğumda bu kitabı nasıl bu kadar mükemmel yazıp etkileyebilir okuyucusunu diyorum. Dram içeren kitaplar okumayı seven biri olarak özellikle son kısmında etkilendim mükemmel ve hiç ummadığım şekilde bitti ve okurken Bobi'ye aşırı sinir oldum dolandırıcı sahtekar. Dünyada siz ne kadar iyi insan olursanız olun ne kadar iyilik yaparsanız yapın iyi niyetinizi, maddi manevi kullanabilecek insanların olduğunu olan size ve sizin duygularınızın olacağını çok yine anlatmış. Kesinlikle okumalısınız.
Edebiyat & Roman
72. KoğuşOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20247,5bin okunma
Haysiyetsizler Koğuşu
10/10
·100 syf.·
2026 144. kitabı
Fukaraya kuru ekmek vermişler, yok mu katık bandıralım demiş. Türk edebiyatının en sarsıcı, en gerçekçi ve insani derinliği / psikolojisi en yüksek eserlerinden biridir. Orhan Kemal, bu eserinde sadece bir hapishane koğuşunu değil, yoksulluğun ve yoksunluğun insan onurunu nasıl sınadığını, hatta bazen nasıl parçaladığını ustalıkla anlatıyor bizlere. Dili biraz halk ağzından anlatılmış gibi dursa da romana gerçekçilik kazandırıyor. İki kuruş kazanınca insanlar sizi zirveye oturtur, baş tacı yapar. Parasız kalınca size hiç gibi davranır, alay eder. Kaptan isimli bir mahkumun üzerinden anlatılır, Kaptan kan davası uğruna babasının intikamını almak için düşmüştür cezaevine. Yıllar yılı bir gün anası ona 150 lira yollar ona ( o zamanlarda para kıymetliydi, 1940 yıllar) para geldiğini duyan koğuş sakinleri sanki kendilerine para gelmiş gibi sevinir. Her türlü yalakalığı yapar Kaptan'a. Kaptan da saftır, temizdir, cömerttir. Kaldığı koğuşta şöyle bir bakar adam gibi yaşanılacak yer değildir. Hepsi hırsızlıktan, dolandırıcılıktan içeri girmiştir. Ne yatacak yer düzgün, ne karın doyuracak yemek düzgündür. Kaptan hiç olmasa da bari insan gibi yaşayalım şurda diyerek parasını salıverir. Herkes ona ağam, paşam çekerek kopardığını koparır. Ampul alır, yatak alır, cam çerçeve alır. Onu kumara sokmak isterler. Saf bu ya girer o da. Sonra çok kazanır. Böyle olunca namı yükselir. Herkes peşkeş çeker. Sonra Bobi denilen bir yavşak çıkar. P*zvk Bobi. Karşıda kadınlar koğuşu vardır. Orada çamaşır yıkarlar. Bu Bobi haysiyetsizi Kaptan'a ver kıyafetini güzel bir bacıya yıkayalım der ve alır. Orada Fatma isimli bir kadın mahkum vardır. Onun da cezası az kalmıştır. Bu Bobi namussuzu kadının ağzından mektuplar yazarak Kaptan'ı kandırır ve parasal anlamda çöker. Kaptan da saftır ya. "Ben
İnceleme
72. KoğuşOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20247,5bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
72. Koğuş
10/10
·100 syf.·
2026 2. kitabı
Kısa ama içi dolu dolu bir kitaptı. 72. Koğuş, adembaba mahkûmlarının hayata tutunmak için her şeyi paraya çevirdiği bir yerdir; günlük verilen tahinin bile bozdurulduğu, karınların artıklarla doyurulduğu, ele geçen üç kuruşun hiç düşünmeden kumara yatırıldığı bir yer… Annesinden Kaptan’a gelen yüz elli lirayla değişen, sonra yeniden eski karanlığına dönen 72. Koğuş… Tencerede yemeğin kaynadığı, mangal ateşinde koğuşun ısındığı, o ateşin üstünde çayın demlendiği, çimento kâğıtlarından yatak yapıldığı bir dünyadır burası. Kaptan, adembaba mahkûmlarını bir süreliğine hayata döndürmüştü; altlarına döşek, üstlerine giysi sermişti. Fakat kadınlar koğuşundaki Fatma’ya düşen aşk, bu düzenin sonunu hazırladı. Bobi adındaki mahkûm, olmayan mektuplarla, söylenmemiş sözlerle Kaptan’ın hayallerine tutundu; onun zaafını bir umut gibi kullanıp ipini çekti. Ve adembaba mahkûmları, çok geçmeden, geldikleri sefalete geri döndüler. Eline bir kadın eli değmemiş Kaptan ise, var olmayan bir aşkın umuduna tutunarak, 72. Koğuşun soğuk korkuluk demirlerinde, diğerleri gibi, sessizce donarak can verdi.
Edebiyat & Roman
72. KoğuşOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20247,5bin okunma
Spoiler içerir.
Puan vermedi·183 syf.··
2025 22. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2025 23:35
Bu Yaz Ayrılığın İlk Yazı Olacak kitabı Selim İleri'nin 2001 yılında yayımlanan romanıdır. Bu kitap 2002 yılında Orhan Kemal Roman Armağanı almıştır. Kitabın başında Andre Malraux'un "Her roman aslında bir otobiyografidir." cümlesiyle karşılaşıyoruz. Yazar aslında bu kitapta otobiyografik unsurlar yer aldığını, kendi hayatından beslendiğini kitabın en başında bize söylemekte. Daha sonra "Dinle neyden kim hikâyet etmede/ Ayrılıklardan şikayet etmede" beyiti yer almakta. Bu beyit de bize aslında hikâyenin ana teması üzerinde bir mesaj vermekte çünkü hikayede genellikle ölüm, ayrılık, yalnızlık teması hâkim. Hikayenin başkahramanı bir yazar ve adı Selim. Zaten buradan kitabın otobiyografik bir yapıya sahip olduğunu anlıyoruz ilk başta. Aslında Selim ismini ifade etmediği zaman kurgusal bir metinle karşı karşıya kalıyoruz ancak daha sonra üst kurmaca kullanıldığı için gerçeklik duvarı ile çarpışıyoruz. Burada Selim bir yazar ve bir yazarın yazma sancısını anlattığını söyleyebiliriz eserde. Yazma sürecinde yaşanan hissiyatlar, yaşanan yazma kaygısı, yırtıp atılan notlar, sahip olunan gözlem gücü, anlatılmak istenen ama tam olarak ifade edilemeyen duygular ve durumlar kitapta karşımıza çıkıyor. Selim'in yazmak istediği ve kağıtlara belli zamanlarda not olarak düştüğü cümleler farklı puntoda ve kalınlıkta ifade edilmiş. Burası dikkat çekici özelliklerden biriydi. Aslında kitap içinde kitap yazıldığını söylemek yanlış olmaz. Yazar kitabın başından sonuna kadar bilinç akışı tekniğini çok yoğun bir şekilde kullanmış. Bir sürü kurgusal metin ve yazarın kendi kurduğu dünya iç içe geçmiş bir şekilde ifade edilmiş. Yazar kitapta aslında ifade ettiği gibi " Yazar kendinden söz açmasına karşın, "ben" dememekte "sen" ve "o"'yu elden geldiğince yeğlemektedir" Her ne kadar
Bu Yaz Ayrılığın İlk Yazı OlacakSelim İleri · Everest Yayınları · 2016296 okunma
10/10
·824 syf.··
Beğendi
·
2025 32. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2025 19:50
İşte adından sıkça söz ettiren o yazarın kitaplarından birini sonunda bende okudum. Stephen King bilindiği üzere bir korku/gerilim yazarı. Ben bu türe çok aşina olmasam da okuması hoştu. Sayfa sayısı fazla olmasına rağmen basit yazım dili ve kısa bölümleri sayesinde okunması kolaydı. Sanırım Stephen King'in çoğu kitabı zaten böyle. Şeffaf en popüler kitaplarından değil. Sanırım bunu klişeleşmiş bir konusu olmasına bağlayabiliriz. Ama okuması zevkliydi. Konusundan kısaca bahesedecek olursak: ücra bir kasabada yaşayan, yazar bir kadın olan Bobi Anderson yaşlı köpeğiyle birlikte ormanda yürürken ayağının metal bir parçaya takılmasıyla başlıyor. Daha sonrasında bu metal parçayı kazmaya başlaması ve bununla beraber bu küçük kasabada tuhaflaşan olaylar silsilesiyle bizi dünyanın kaderini değiştirebilecek olaylara tanıklık ettiriyor. Gardener'ın bütün kitap boyunca hiçbir şey yapmaması, olayların ciddiyetinin farkına varmayıp görmezden gelerek müdahale etmemesi, kimi zaman çok sinir bozucu olsa da merak duygusu ağır bastığı için ara vermek pek mümkün olmuyor. Olay örgüsü, yazımı güzeldi. En kısa sürede Stephen King'in başka kitaplarını da okumayı düşünüyorum.
ŞeffafStephen King · Altın Kitaplar Yayınları · 2019782 okunma
Dikkat Spoiler içerir
10/10
·103 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2025 00:00
Orhan Kemal Cezaevinde, 72. Koğuş'ta, namı diğer Adembabalar Koğuşunda, kalan fakir mahkumların hayatları, açgözlülükleri, üç kuruş para uğruna yaptıkları her şey bu öyküde. Ahmet Kaptan, Adembabalar Koğuşunda kalan mahkumlardan biridir. Bir gün annesinden bir miktar para gelir. Bu parayla önce koğuştakilere yemek verir, sonra kendisine bir yatak alır. Yanındakilerin kışkırtmasıyla zenginler koğuşunda oynanan kumara dahil olur. Ve her seferinde kazanır. Kazandıkça bir gün mutlaka kaybedeceğini de bilen Kaptan, o parayla koğuşun eksiklerini tamamlamaya başlar. Bobi, dolandırıcı bir mahkumdur, Kaptandan para almaya çalışır. Bunun için de cezaevinin kadınlar kısmında kalan Fatma isimli bir mahkumun adına Kaptan'a aşk mektupları yazar. Bu mektuplardan sonra Kaptan iyice delirmeye başlar ve bütün parasını Bobi'ye kaptırır. Fatma cezaevinden çıktıktan sonra Ahmet Kaptan ölene kadar onun geleceği ümidiyle yaşar. Not: 72. Koğuş iki defa filme çekilmiştir.
72. KoğuşOrhan Kemal · Cem Yayınevi · 19787,5bin okunma