Amanın da Amanın neler varmış burada :)) her zaman söylediğim gibi en sevdiğim yazar olan Stephen King yine insanı hayrete düşüren bir kitap yazmış. Biraz spoiler olabilir emin değilim ama konusundan bahsedeceğim biraz. Kısaca özetlemek gerekirse küçük, pek kimsenin bilmediği, kendi halinde bir kasaba ve halkı ve yanlışlıkla keşfedilen bir metal parçası. En fazla ne olabilir ki diyorsanız bu kitabı okuyun derim. Bilim kurgu tadında ama King karamsarliginda bir kitap. Rastgele keşfedilen bir uzay aracının etkileri karşımıza çıkıyor. Basit ve küçük hayatlar yaşayan insanların kesiften sonra başına gelenler ancak King yazınca bu kadar korkutucu olabilirdi. Ben çok keyif alarak okudum. Herkese de tavsiye ediyorum.
Korku türü olmasına rağmen yazarın dili sayesinde kahkahalarla güldürmeyi beceren üst düzey bir bilim kurgu kitabı kesinlikle tavsiye ederim. Stephen King️
ŞeffafStephen King · Altın Kitaplar Yayınları · 2019781 okunma
Ben hiç böyle bir kitap beklemiyordum. Gerçi konu Stephen King olunca, insan ne beklemesi gerektiğini bilmiyor. Dünyanın bir bölgesinde olmadık belki bazılarına göre “olabilir” bir konu üzerine yazmış ve çok güzel okunuyor kitap, heyecanla, gerilerek ve bazen üzülerek. Sadece sonlara doğru(700lerden sonra) “ee hadi artık, sadede gel” modunda okudum ben. En sevdiğim karakter, Ev Hillman’a da burdan bir kalp bırakayım. <3
Mükemmel bir King kitabı. On aylık oğlumla 15günde okuduk. Evet bazı sayfalarını ona da okudum. O bile sevdi. :) İşin şakası bir yana gerçekten uzun zamandır okuduğum hem en gerilimli hem de en dramatik bir kitaptı. Usta ince ince işlemiş konuyu.
Ne zaman geldiği belli olmayan (milyon yıl bile olabilir) bir uzay gemisinin ve uzaylıların Haven kasabasında yarattığı etkiyi satır satır okuyorsunuz. Ara ara sıkıldığım anlar oldu ama her bölüm birbiriyle bağlantılı olarak yazılmış ve her bölüm ayrı bir olay. Sevdim hem de çok sevdim. Kalınlığı gözünüzü korkutmasın derim. Ustaya her zaman bir şans verin.
ŞeffafStephen King · Altın Kitaplar Yayınları · 2019781 okunma
Ailesinden, özellikle de ablasından uzakta, aile büyüklerinden miras kalan bir çiftlikte yaşıyor Bobbi. Kendisi 'Western' tarzı eserler üreten bir yazar. Bir de köpeği var, Peter. Çiftlikteki bu yaşamı önce Bobbi' nin gözünden görüyoruz. King okuyucularının aşina olduğu meşhur Derry' nin civarında küçük bir yerleşim yeri olan Haven' ı tanıyoruz. Tam bir Sığınak. İncelemerimde spoiler bulunabilir, bu konuda oldukça ketum davranmaya çalışacağım. Ancak hikayeden biraz bahsetmeden nasıl inceleyebilirim ki?
Haven' e dönersek, yıllar süren münzevi bu sakin hayat, Bobbi Anderson' ın yaşlı köpeği Peter' la gezintiden dönerken ayağına topraktaki bir çıkıntının takılmasıyla değişecek gibi duruyor. Nedir bu? Metalik renkte, ilginç bir nesne. Bobbi, nesnenin etrafını eşeleyerek ortaya çıkacağını düşünür ancak büyük bir kısmı toprağın altında saklanmaktadır. Boşver diyerek geçip gider, Peter' ın tepkisinden de etkilenmiştir. Ancak eve geldiğinde yine aklına takılır. Nedir bu? Ne kadar büyük? Bir taraftan bir kötülüğün bir parçası olduğunu hisseder, diğer taraftan merakı onu yer kemirir. Etrafı eşemeli ve bu gizemli nesneyi ortaya çıkarmalı mıdır? Tommyler rahat durmuyor, kapıyı vuran Tommyler, Bobbi' nin merak kapısını vuruyorlar. Keşke yanında hem arkadaşı hem de sevgilisi konumunda -ama daha çok arkadaş- olan Gardener olsa.
İlerleyen sayfalarda hikayemiz şair Jim Gardener gözünden ilerliyor. Şair ancak şiirleri büyük kitleler tarafından okunan bir şair değil. Telif hakları için yakacak takas edecek kadar önem veriyor bu işe. Tommyler onun kapısını çok uzun zaman önce vurmuş anlaşılan. Sadece o bilmiyor sanırım. Bobbi çiftliğinde yeni gelişmeleri yaşarken, Gardener lüks bir otelde şiir dinletisi ekibinin üyesidir. Çoğu zaman kendi halinde olan Gardener, okeyde aranan dördüncü
İçinde yaşlı bir köpeğin gençleştiği bir kitabın, okurken beni yaşlandırması şaşırtıcı. Anlatımdaki karaktersel ele alış kitabı gereğinden fazla uzun yaptı ve korkutucu etkisinden çaldı. Onun dışında harika
ŞeffafStephen King · Altın Kitaplar Yayınları · 2019781 okunma
Ormanda yürürken ayağınız bir cisme takılıp düşerseniz o cismi sakın merak edip de etrafını kazmaya çalışmayın. Dünyanın başına işler açmayın
Roberta Anderson geniş arazisinde köpeği Peter ile beraber yaşayan bir kadındır ve bir gün ayağı bir cisme takılır. Bu cisim toprağa milyonlarca yıl önce saplanıp kalan bir ufonun çok küçük bir parçasıdır. Merakına yenik düşen Roberta (Bobbi) kazıya başlar ve kendini kaybedecek şekilde bu işe devam eder. Öte yandan alkolik bir şair olan arkadaşı Jim Gardener'ın da bunu kesinlikle görmesi gerektiğini düşünür. Cisimle teması sonucu ilginç değişimler meydana gelir telepatik güç kazanır. Uzaklardaki arkadaşına düşünce yoluyla yardıma çağırır adeta. Ve Jim de gelince kazıya beraber devam ederler.
Kazı devam ettikçe şehirdeki insanları da etkileyen bir hava radyasyon gibi etrafa yayılır. İnsanların aklına bir anda müthiş parlak fikirler gelmeye başlar, icatlar yaparlar, akıl okumaya başlarlar, sinyaller kesilir, telefonlar bozulur, ugultular yayılır, baş ağrıları, mide bulantısı, kanamalar, dişlerin dökülmesi. Aslında olan şey gelişen, değişen insanlardır. Kapıya Vuran Tony olmaya başladılar. Dünyayı ele geçirecek gücün etkisi altına girdiler. Artık hepsi tek bir düşünce ile hareket etmeye başlamıştır. Uzay aracının biran önce kurtarılması. Ve bunu engelleyecek hiçbir olaya izin verilmemesi.
King müthiş akıcı anlatımıyla bir destan yazmış yine. Bir yandan da dönemin politik olaylarına da değiniyor. İsrail-Suriye savaşı, Rusya'nın Afganistan işgali, Çernobil olayı, Amerika'daki uyuşturucu ve terörizm olayları... Özelikle nükleer karşıtı bir duruşunu yansıtıyor kitaba. Jim Gardener karakteri ile nükleere karşı çıkıyor. Ve uzay aracının yaydığı o garip hava akımını da radyoaktiviteye benzetiyor. İnsanları etkileyip değiştirmesini
Maine eyaletindeki küçük bir kasaba olan Haven, yazar Bobbi Anderson’ın ormanda garip bir metal yapıya rastlamasıyla altüst olur. Bu yapı aslında devasa bir uzay gemisidir. Gemi toprağın altındadır ve açığa çıkarıldıkça kasabanın insanları fiziksel ve zihinsel olarak değişmeye başlar. Zihin kontrolü, telepati ve “akıl almaz icatlar” ortaya çıkarken, kasaba yavaşça bir tür kolektif bilinçaltının etkisine girer.
Ama Bobbi’nin eski sevgilisi Jim Gardener, bu değişime direnen nadir insanlardandır. Ve asıl savaşı onun zihninde başlatması gerekecektir.
Bu olay, Haven’da çok şeyin değişmeye başlamasına neden olur.
Bobbi, yazar kimliğiyle yalnız yaşayan güçlü ama içine dönük bir kadındır.
Gemiyi kazmaya başladıkça fiziksel olarak zayıflamaya başlar, ama zihinsel olarak inanılmaz icatlar üretmeye başlar. (örneğin: sürekli kendi kendini temizleyen makineler, görünmezlik cihazları…)
Ancak bu icatlar mantıklı değil, doğa kanunlarına aykırı. Sanki başka bir boyuttan bilgi indiriliyor gibidir.
> Not: Stephen King burada “yaratıcılığın bedeli” konusunu işler. Bobbi artık üretkendir ama bedel olarak hem sağlığı hem ruhunu kaybetmek.
Bobbi'nin eski sevgilisi olan Jim Gardener, bir üniversite profesörüdür ama alkole bağımlı ve duygusal olarak kırılgan biridir.
Bobbi, telepati yoluyla Gard’ı arar. Yardıma ihtiyacı olduğunu söyler.
Gard kasabaya gelir. Ve hemen bir tuhaflık olduğunu hisseder.
İnsanlar çok sessizdir.
Herkesin dişleri dökülmektedir.
Kasaba halkı aynı anda düşünmektedir.
Bazıları garip cihazlar yapmaya başlamıştır ama neden işe yaradığını bile bilmemektedirler.
Ortaya çıkar ki:
Bobbi’nin kazdığı şey, binlerce yıl önce dünyaya çakılmış bir uzay gemisidir.
Gemideki enerji yayıldıkça, kasaba halkı bu enerjiye bağlanır, hatta “evrilir”.
Herkesin malumu olduğu üzere bende delice bir Stephen King aşkı var. Bu kitabı uzun süre süründürdüm 15 gün kadar okumaya ara verdim ama kaldığım yerden devam ederken kitaba yeniden bağlanmakta hiç sorun yaşamadım. Harika bir bilim kurgu kitabı. Karakterler muazzam. Bi dizi ya da film gördüm. Netflix'te sanırım. Şeffaf bir sınır içinde kalıyordu aniden insanlar. Bu tarz bişeyler yaşanıyor kitapta. Yani film gibi kitaptı işte.
ŞeffafStephen King · Altın Kitaplar Yayınları · 2019781 okunma
Stephen King'in yine orijinaliyle alâkasız bir şekilde "Şeffaf" adıyla dilimize çevrilen ve gerçek ismi "The Tommyknockers" olan romanı, aynı zamanda yazarın O, Mahşer, Sis, Gece Yarısını Dört Geçe, Korku Ağı gibi ilk baskıları 300-500 sayfa olan ve yıllar sonra 850-1000 hatta 1200 sayfa olduğunu öğrendiğimiz ve tekrar alıp okumak zorunda kaldığımız eserlerinden. Şeffaf da ilk basımı 454, daha sonrasında 824 sayfa olarak karşımıza çıkan bir kitap. İlk basımını yaklaşık yirmi yıl önce okuduğumdan tekrarı beni fazla yormadı ve hikâyenin akışı rahat olduğu için aynı keyfi tekrar yaşadım diyebilirim kitabı okurken.
Peki, uzaylılara inanır mısınız? Ya da UFO'lara? Ya da farklı bir şekilde sorayım, evrende yalnız olduğumuzu düşünenlerden misiniz yoksa yalnızlığın imkânsız olduğunu düşünenlerden mi? Nasıl inanırsanız ve ne düşünürseniz düşünün, bu kitabı okuduktan sonra fikirlerinizi yeniden gözden geçirmeniz gerekebilir.
Maine eyaletine bağlı Haven isimli kasabada yaşlı köpeği Peter ile birlikte yaşayan Roberta (Bobbi) Anderson, sıcak bir yaz günü rutin yürüyüşlerini yaptığı sırada ayağının takılmasıyla kaderin akışını ve ritmini değiştirir. Tuhaf olayların ilki, yaşlı Peter'in bariz bir şekilde gençleşmesi ve gözündeki kataraktın ortadan kaybolmasıdır. Bu arada katarakt olan gözün, gece karanlığında yeşil bir ışık saçması da cabasıdır. Birdenbire ölüp düşen kuşlar ve ilginç bir şekilde hiçbirine sineklerin yaklaşmaması işleri daha da esrarengiz bir hale getirmektedir.
Bobbi'den sonraki başlıca karakterimiz, eski sevgilisi ve hâlâ çok yakın dostu olan Jim Gardener. Jim ile ciddi derecede alkol problemi olan, ki fazla kaçırdığı bir gün eşinin direkt yüzüne ateş ederek onu öldürmeye teşebbüs eden ve daha sonra doğal olarak boşanan, yine alkolü abarttığı bir gece her şeyin
Stephen Edwin King (d. 21 Eylül 1947, Portland, Maine), korku, doğaüstü kurgu, gerilim, suç, bilimkurgu ve fantazya türlerinde eserler üreten Amerikalı yazar ve senarist. Kitapları toplam 350 milyon kopyadan fazla sattı ve çoğunun film, televizyon dizisi, mini dizi ve çizgi roman uyarlamaları yapıldı. Yedi tanesi Richard Bachman müstear ismiyle olmak üzere, 62 roman ve 5 kurgu dışı eser yayınladı. Ayrıca çoğu, kitap koleksiyonlarında yayınlanan 200 kadar öykü yazmıştır.
İlki 1987 yılında Sadist (Misery) romanı başta olmak üzere toplam 15 kez Bram Stoker Ödülü'ne layık görüldü. 2003 yılında Ulusal Kitap Vakfı (National Book Foundation) tarafından "Amerikan Edebiyatına Üstün Katkı Ulusal Madalyası" ile onurlandırıldı. 2004 yılında Dünya Fantazya Konvansiyonu (World Fantasy Convention) tarafından "Yaşam Boyu Başarı" ödülüne layık görüldü. 2007 yılında Amerikan Gizem Yazarları Organizasyonu (Mystery Writers of America) tarafından "Grand Master" ödülüne layık görüldü. Amerikan edebiyatına yaptığı katkılar nedeniyle, 2015 yılında Ulusal Sanat Vakfı (National Endowment for the Arts) tarafından "Ulusal Sanat Madalyası" ile onurlandırıldı.
İlk romanı Göz (Carrie) 1974 yılında yayımlanmıştır. Özellikle 1982 yılında başlayıp 2005 yılında sona erdirmiş olduğu Kara Kule (The Dark Tower) serisi ile ünlüdür. Yeşil Yol (The Green Mile), Esaretin Bedeli (the Man Who Loved Rita Hayworth aka the Shawshank Redemption) gibi pek çok kitabı senaryolaştırılıp beyaz perdeye aktarılmıştır. İlk profesyonel kısa öykü satışını The Glass Floor adlı öyküsüyle Starling Mystery Stories'e yapmıştır (1967). Kitaplarının çoğu memleketi Maine'de geçer.
Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Stephen_King