İzmirli Zeze

İzmirli Zeze
383 okur puanı
Aralık 2017 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
10/10
·552 syf.··
Beğendi
·
2020 65. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2020 22:03
Kitap oldukça konusu ve kurgusuyla dikkatimi çekmeyi başarabildi. Matruşka bebek misali olay içinden olaylar çıktı ve hepsinin çok ince bir iple birbirine bağlı olduğunu düşünecek olursak yazar muazzam bir polisiye kurgusu çıkarmış. Fakat yazarın ilk 2 kitabını da okumuş biri olarak merak ettiğim bazı şeyler var. Neden sürekli cinsel istismar ve şiddet üzerinde bu kadar ısrarcı konu seçimlerinde? Bu bir bilinçli olarak yapılan bir pazarlama tekniğimi yoksa bir gündem oluşturarak bir farkındalık yaratmaya mı çalışıyor? Galiba ikisi de azıcık işin içinde. Ana karakterimiz Dedektif Maeve hatalarıyla, duruşuyla ve insanca yaklaşımlarımla bende hayranlık uyandırdı. Özellikle soruşturmada ki tutumları insancıl yaklaşımları taktire şayandı. Şu ana kadara yazarın en sevdiğim kitabı oldu. Okunması, polisiye severlere tavsiye edilir.
AcımasızJane Casey · Olimpos Yayınları · 20132,241 okunma
Reklam
10/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2020 64. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2020 19:40
Ah ki ne ah... Fadi ve Handan için az yerden yere vurmadım ruhumu okurken. Az saydırmadım Kenan Baran'ın o başlardaki narsist diyebileceğim kişiliğini okurken. Bir yandan da " Dur be oğlum. Acele etme. Doktor Hanım yine şaşırtacak. Sabır. Ön yargılı olma. " dedim kendime. Velhasıl kelam dediğimde oldu. Kitap bitti ve kapağını kapadım da ruhumda açılan kapılar, zihnimde sorgulamalar, yargılamalar kapanmıyor işte. Her Gülseren Budayıcıoğlu okuduğumda insana ve insanlığıma dair çok şey öğreniyorum. Onun da yazdığı, dediği gibi bir insanı tanıyıp anlayarak aslında kendimizi tanıyıp anlamaya, anlamlandırmaya giden yola koşar adım gidiyoruz. Kitabın ana karakteri Kenan Baran cidden benim açımdan tahammülü zor biriydi. Kitabı bile bundan dolayı yarım bırakmayı düşündüm ancak Doktor Hanım'ın tarzını artık bildiğimden sabrettim ve sabrın sonu selamet oldu diyebilirim. Kral kaybetti kaybetmesine de, kayıplarından neler öğrenmedi ki! Kraldan insanı doğurdu desem yalan olmaz hani. Kolay olmadı Kralın ölüp insanın doğması. Kenan Baran açısından nasıl sancılıydı bu süreç anlatamam. Ya o gözümün yaşını akıttığım Fadi... Ah Gözümün nuru Fadi... O çocukluğun, O sevilmek için bitmek tükenmek bilmez çabaların, o hayattan beklediklerin galiba bana benden bazı şeyler anlattı. Handan'ı dinlerken ise temada aynı, kurguda farklı o kadar çok çevremden dinlediğim, gördüğüm yaşanmışlıkları hatırladım ki. Zor, inan ki yoksul da olsan varsıl da olsan bu memlekette kadın olmak çok zor! Kitabı alalı baya olmuştu ancak yazarın bu kitabını bir türlü okumak istemedim nedense. Uzun bir süre bekledi öylece kitaplıkta. Galiba içinden geçtiğim bu zor dönem için beklettim onu farkında olmadan, kendime terapi yapabilmek ve kendi iç sesimi duyabilmek için. Kitap bende duygusal iniş ve çıkışlarıyla bir
Kral KaybederseGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 201521,8bin okunma
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2020 60. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2020 04:19
Bayıldım, bayıldım, bayıldım. Bırakamadım elimden de uyuyayım şöyle güzelce. Kurgunun muhteşemliği, diyalogların gerçekliği, heyecanın hiç bitmemesi kitabı okurken beni büyüledi. Ben resmen olayların geçtiği o köşkte cinlerle, perilerle, çarşamba karılarıyla yaşadım resmen. Kesinlikle vaktinizi ayırın derim. Bu arada Hüseyin Rahmi Gürpınar okumak benim açımdan harika bir tecrübe. Mürebbiye, Kuyrukluyıldız Altında bir İzdivaç, Gulyabani derken ben üstadı çok sevmişim onu fark ettim. Yeni güne yeni bir kitapla başlamak üzere., sağlıcakla kalın.
GulyabaniHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202517,9bin okunma
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2020 52. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Kasım 2020 13:03
Ben bu satırları gece saat birde yazıyorum ancak sizler bu satırları yarın ben uyandıktan sonra okuyacaksınız çünkü ilk defa bir kitap incelemesini klavye ile değil kalemle yazmak istedim duygularım seri bir şekilde aksın diye. Sanki klavye ile yazmaya kalkarsam her şeyin büyüsü bozulacak diye hissediyorum. Hepiniz Yeşil Yol filmini izlemişsinizdir ya da en azından çevrenizden birkaç kişiden duymuşsunuzdur film sohbeti açıldığında. Ben de filmi en az on kere izlemişimdir herhalde ve her izlediğimde ağlamışımdır.Hayatımda iki kitabı filmlerini izledikten yıllar sonra okudum. Biri Khaled Hosseini'nin Uçurtma Avcısı, diğeri de Stephen King'in Yeşil Yol'u. Malum bilirsiniz, genelde bir şeyi görselde görmek akılda daha kalıcıdır ancak bazı şeyleri okumak akılda kalmanın yanında ruhunda bir yerlerde de bir yara olarak kalır. İşte Yeşil Yol da okuduktan sonra ruhumda kalan yaralardan biri oldu. Kurgu mu, gerçek mi yoksa gerçekten esinlenilmiş bir kurgu mu bilemem ancak ben ruhumda bunu okuduktan sonra hissedebiliyorsam buna benzer hikayeler Dünya'nın dört bir tarafında yaşanmıştır ve yaşanmaya da devam ediyordur. John Coffey aslında bize o kadar şey anlatıyor ki hayatı ve mucizeleriyle, neresinden başlanır hiç bilmiyorum inanın ki. Mesela, John Coffey bana hayatın mucizeleri olduğu kadar adaletsizliklerinin de olduğunu, hatta bunların mucizelerden çok daha fazla olduğunu anlatıyor. Ya da bazen unutmanın en büyük lütuf olabileceğini haykırıyor. Irksal ayrımın ne kadar gaddar olabildiğini ise anlatmakla kalmayıp yaşatıyor desem yalan söylemiş olmam size. Hatta ve hatta yıllar içinde Dünya'nın düzeninin pek değişmediğini eliyle işaret ederek "Patron bak, hiçbir şey değişmedi bu yerkürede." bile diyor. Percy Wetmore, Vahşi William Wharton gibi ruh hastalarının her daim olduğunu
Yeşil YolStephen King · Altın Kitaplar · 20219,3bin okunma
7/10
·268 syf.··
Beğendi
·
2020 49. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Ekim 2020 21:12
İlk defa bu tarz bir kitap okumuş olmak çok farklı bir duygu açıkçası çünkü duymaya alışık olduğumuz ve komplo teorisi diye nitelendirebileceğimiz kehanetleri aslında iç içe ve bir bütün olarak görüyoruz. Kitap başlangıçta kehanet nedir, kahin nedir, kahinlerin kehanetleri, eski toplumlarda ve yerel toplumlarda kahinlik ve kehanet gibi konulara değinmiş. İlerleyen bölümlerde kendi kehanetlerinden bahsetmiş ve bunları sistematikleştirmek adına başlık başlık anlatmış. Örnek verecek olursam sağlık, adli bilimler, teknoloji, iklim ve topoğrafya, toplumsal yapılar benzeri başlıklar oluşturup bunlarla ilgili kehanetlerinden bahsetmiş. Çok absürt gelen kehanetler kadar mantıklı ve akılcı bulabileceğiniz kehanetlerde var. Okudukça bazıları bilim kurgu filmlerini anımsatıyor ama aslında hayatın kendisi de bir bilim kurgu değil mi diye düşünmeden de edemiyor insan. Kehanetlerin bazıları olmuş olan kehanetler, bazılarıysa olmamış gerçekleşmemiş kehanetler. Bunun sebebini yazar önceden, yaratıcı ve insanın zaman kavramlarının çok farklı olduğunu ve medyumların gördüklerinin zamanını insan tarihine göre yorumlarken yanılabileceği şeklinde açıklamış. Yazarın hayata yaklaşımı beni çok fazla sardı. Umarım güzel olan tüm kehanetleri gerçekleşir ve kötü kehanetleri gerçekleşmez ya da gerçekleşse de çok kısa zamanda defi bela olur. Herkese bol kitaplı geceler.
Kehanetler: Gelecekte Sizi Neler Bekliyor 2005 - 2100Sylvia Browne · Klan Yayınları · 2020266 okunma
Reklam