“Çıkmazdayım ya Rab...
Hangi duygu ile yürüsem kalbimin yollarında sonu karanlık. Sana çıkmayan her yolda kayboldum, her sevdada boğuldum... Ve şimdi kalbimi acıtan, hayatımı zindana çeviren ne varsa hepsini aldım geldim huzuruna. Sen ki yenilenlerin, yorulanların, kırılanların, düşenlerin de Rabbisin! Merhametinle sar yaralarımı... Her şeyin gelip geçici olduğu şu dünyada kalbimi bâki olana razı et...”
Albert Camus okudum, baş kaldıramadım; var mıyım, bilemedim. Yusuf atılgan okudum, bilinçaltımı sevmedim. Dostoyevski okudum, acılarla boguldum ama hayatın anlamını bulamadım. O dünya, bana hiç de yabancı gelmedi ; sadece bataklık… Nietzsche okudum ama o kadar güçlü, dirayetli olamadım. Peyamisafa okudum, kimsenin aklını okuyamadım.. Freud okudum ama kendi iç dünyama girmeyi istemedim. O kadar korktuk ki derinliklere inmeye… Çünkü ruhumu şeytana sattım ; Manfred olmakisterken Faust oldum. Her satırda kendimi biraz daha yaklaştım; yaklaştıkça da kaçtım. Okuduklarım beni iflah etmedi, sadece içinde sakladıklarımı yüzüme vurdu. Ve ben, gördüğüm şeyle yaşamayı sectim; anlamayı değil.
Bu sevginle beni öldürebileceğini biliyor musun? Biliyor musun, özellikle de yatağa uzanıp seni düşündüğümde (çünkü uykudan önce hep seni düşünürüm) kaç kez gözyaşlarına boğuldum, yüreğim çarpıp durdu, çünkü, çünkü... işte çünkü, beni öyle seviyorsun ki, bense yüreğimi hiçbir suretle hafifletemiyorum, sana nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum...
Dinle ... Çoktandır sana sormak istiyordum: Beni nasıl bu kadar iyi tanıyorsun?
Vasya'nın gözyaşları Arkadiy'in eline damlıyordu.
- Keşke seni ne kadar sevdiğimi bilseydin Vasya, o zaman bunu sormazdın ... evet!
- Doğru, haklısın Arkadiy, bunu bilmiyorum çünkü ...
çünkü beni neden bu kadar sevdiğini bilmiyorum! Ya Arkadiy, bu sevginle beni öldürebileceğini biliyor musun? Biliyor musun, özellikle de yatağa uzanıp seni düşündüğümde (çünkü uykudan önce hep seni düşünürüm) kaç kez gözyaşlarına boğuldum, yüreğim çarpıp durdu, çünkü, çünkü ...
işte çünkü, beni öyle seviyorsun ki, bense yüreğimi hiçbir suretle hafifletemiyorum, sana nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum ...