gizem türünün kraliçesinden sevgilerle
10/10
·320 syf.··
2026 40. kitabı
şaka gibi ama evet HAZİRAN ayında bu yılın EN İYİ gizem/gerilim kitabını ilan ediyorum: Kocamın Karısı. bir diğer adı ile İlk Sayfadan Son Sayfaya Kadar Size Kendinizi Mal Gibi Hissettirip Bundan Büyük Keyif Alacağım. lol. yazar Alice Feeney’den sevgilerle. hahahshs Gelelim detaylara: Eden Fox, sanat hayatında önemli bir dönüm noktasına yaklaşırken eşi Harrison ile birlikte İngiltere’nin sakin bir sahil kasabasında yeni bir yaşam kurmuştur. Ancak bir akşam koşusundan eve döndüğünde her şey değişir. Evin kapısı açılmaz, anahtarı çalışmaz. Zile bastığında kapıyı açan kadın, Eden’in kıyafetlerini, yüzüğünü ve hatta kimliğini kullanmaktadır. Üstelik Harrison da bu kadının gerçek eşi olduğunu iddia eder. Romanın diğer anlatı hattında ise Birdy isimli gizemli bir karakter yer alır. Geçmişi karanlık sırlarla dolu olan Birdy; aile ilişkileri, kayıplar ve ölüm düşüncesi etrafında şekillenen rahatsız edici olaylarla mücadele etmektedir. Hikâye ilerledikçe Birdy ve Eden’in yolları beklenmedik biçimde kesişmeye başlar. Müthiş bir psikolojik gerilim diye düşünmeyin. Kitabın olayı bu değil. Kitabın olayı sizin olayların çözümüne ilişkin en ufak bir yardım sağlayamaması. Aksine sizin yaklaştığınızı hissettiğinde başka bir bomba patlatıyor. Ben yazın gizem/gerilim okumayı çok severim. Niyeyse ben deniz kum güneş havuz keyfi yaparken bir yerde birilerinin gırtlağına b*çak dayanmış olması değişik bir keyif veriyor hahaha
Kocamın KarısıAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 202665 okunma
9/10
·464 syf.··
2026 62. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 22:21
Kutsal Alazgir, kız kardeşi olarak gördüğü arkadaşının ölümünün ardından, ölümüne neden olan adamın peşine düşmüş ve kendini Rusya'da bulmuştur. Amacı adamın o gece gideceği bara sızmak ve arkadaşının polis olan babasına adamla ilgili bilgiler vermektir. Ancak adamın birini öldürdüğüne dair video çekerken adama yakalanmıştır. Kutsal, adamdan kaçıp kaldığı otele gitmeyi başarmıştır. Ancak kaldığı otelde adama aittir. Ve adamla otelden çıkarken magazinciler fotoğraflarını çekmiş ve kısa süre içerisinde nişanlı olmalarıyla gündem olmayı başarmışlardır. Araz Vladimirov, Bratva Pakhan'ı olmasının yanı sıra Rusya'nın tamamıda onun ellerindedir. Ve ansızın hayatına girip ortalığı karıştıran kadının asıl amacını öğrenmek için onu misafir etmeye karar vermiştir. Ancak babası magazinden onun nişanlandığı haberini görünce kendisini devam ettirmesi gerektiği bir nişanlılık oyunu içinde bulmuştur. Kutsal, intikam için girdiği yolda Araz'ın farklı taraflarını görmeye ve kendisini yavaş yavaş onun etkisi altında bulmaya başlarken, Araz hayatına bomba gibi düşen kadının gerçek amacını bilmese de ona çekilmeye, güvenmek için nedenler aramaya başlayacaktır. Yazarın daha önce kalemiyle tanışmıştım ama bu kitap en bi sevdiklerimden oldu.Karanlık romantizm ve mafya temasını sonuna kadar bana verdi.Kutsal, sevgisiz büyümüş, aile arayışında olan ve zayıf noktalarından vurunca kolayca manipüle edilen bir karakterdi.Ancak zekası sayesinde içinde olduğu durumu ve olayların gerçek yüzünü anlamaya başladı.Araz ise herkese canavar tarafını gösterirken Kutsal'a karşı ayrı bir zaaf besliyordu.Hatta ona inanmak ve güvenmek için bir çok kere onu denedi.Kutsal başta hatalar yapmaya müsait olsa da Araz'a zarar vermekten kaçınan da aslında kendisiydi.Kutsal'ın geçmişi ve yaşamak zorunda olduğu hayat
Harzemşah 1: Moroz YasasıAsena Nişikli · Pukka Yayınları · 202622 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kusursuz Zekanın Gedikleri: Dracula
8/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 10:40
Sinema tarihinde Nosferatu'dan bugüne kadar sayısız kez evrilen, popüler kültürün suyunu çıkara çıkara bitiremediği Dracula'yı, yani her şeyin başladığı o asıl metni olduğu gibi konuşmak lazım. Karşımızda yüzyıllardır ayakta kalan devasa bir kale var evet ama bu kalenin de ciddi gedikleri var. Kitabın temposu ara ara öyle bir düşüyor, anlatı o kadar sarkıyor ki, sayfalar boyu bitmek bilmeyen betimlemelerin arasında kayboluyorsunuz. Bram Stoker o dönem ne bulduysa, toprağın renginden sisin yoğunluğuna, ağaçların yaprağından odadaki eşyaların tozuna kadar her şeyi ama her şeyi betimlemiş. Betimlemenin adeta dibine vurmuş, anlatıyı hantallaştırdıkça hantallaştırmış. Eğer kitaptaki bu aşırı, boğucu ve lüzumsuz betimleme yükünü şöyle bir ayıklayıp dışarı çıkarsak, karşımızda çok daha kısa, dinamik ve soluksuz okunacak bir roman kalırdı. Ha, hikaye kötü mü? Asla. Ama bazen insanı gerçekten yoruyor. Kitabın sonu beni genel olarak tatmin etti, yalan yok. Ama itiraf etmeliyim ki içimdeki o karanlık edebi canavar çok daha fazla mücadele, çok daha fazla kan ve vahşet görmek isterdi. Bram Stoker o muazzam gotik atmosferi kurup finali biraz aceleye getirmiş gibi. En azından Lucy hariç, o canavar avcısı kemik kadrodan sarsıcı bir kayıp verilmesini beklerdim. Mesela Jonathan Harker... İşte tam bu noktada Stoker bence yüzyılın ters köşe fırsatını kaçırmış. Kitapta bize sunulan, yüzyılların getirdiği o kusursuz ve muazzam Dracula zekasını düşününce, kontun hamleleri bazen çok sığ kalıyor. Jonathan Harker, Dracula'nın şatosundan kaçtı, evet. Ama neden Mina gibi bir etki altına alınmadı? Eğer Dracula o dehasını kullansaydı, Jonathan'ı zihnen ele geçirip avcı grubunun içine gizli bir ajan, canlı bir bomba gibi salardı. Jonathan içeriden kaleyi fethederken, Dracula'nın en gizli ve ölümcül
DrakulaBram Stoker · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20236,3bin okunma
6/10
·840 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 22:03
24 günde anca bitirebildiğim canım ciğerim Sarah’nın kitabıyla geldim bugün. Yazarı ne kadar çok sevsem de kitap ne yazık ki aynı sevgide ilerlemedi. Konusuna rahatça ulaşabileceğiniz için direkt yorumuma geçeceğim. ️ Sarah’cığım, bu ne uzayan bir konuydu böyle? Tüm kitap boyunca, final hariç, çarpıcı tek bir an bile hatırlamıyorum desem yalan olmaz. Bryce ve Hunt arasındaki çekim bu kitapta bana çok sığ geldi. Acotar serisinde işlenen “Eş Bağı” konusu o kadar üstünkörü bağlandı ki, Bryce ve Hunt için gerçekten “birbirleri için yaratılmışlar” diyemedim. Bir de Danika’nın bitmeyen gizemi… Artık konu uzamaktan sakızlaştı. Sürekli yeni bir şey öğreniyorduk ama hiçbiri yeterince çarpıcı değildi nazarımca. Üstelik Danika’nın Bryce’ın dibinde olup ondan bu kadar çok şey gizlemesi, ikisi arasında sürekli yüceltilen dostluğu sorgulamama neden oldu. Bir noktadan sonra ya o kadar yakın değillerdi ya da Danika öyle düşünmüyordu dedim. Hikâye sürekli bir ağızdan diğerine zıplayıp durdu. Bir paragrafta Hunt’ın bakış açısından başlıyorum, paragraf bittiğinde kendimi başka bir karakterin içinde buluyorum. Bu geçişler okur olarak gözüme fazlasıyla battı. Ruhn ve Gün hakkındaki sürpriz bana sürpriz olmadı çünkü olayı önceden yakalamıştım. Asıl Harpy olsaydı benim için bomba etkisi yaratırdı. Benim için zor bir okumaydı. Üstelik yazarın dilini bu kadar severken bu hikâyenin beni içine alamaması daha da üzücü oldu. Karakterleri adım atmaya iten o içgüdüyü ben kendimde bulamadım. Üçüncü kitabı da bir an evvel okumalıyım. Çünkü ACOTAR geleceeeeek. Ama nasıl yapacağım bilmiyorum? Addio…
Gökyüzü ve Nefes HanesiSarah J. Maas · Dex Kitap · 2024621 okunma
10/10
·264 syf.··
2026 44. kitabı
Bugün günlerden yepyeni bir keşif günü! Ceyhun Bıdıl’ın kaleme aldığı "Gane: Yeni Bir Akıl - Yeni Bir Din - Yeni Bir Savaş - Yeni Bir Dünya" kitabıyla nihayet tanıştım ve dürüst olmak gerekirse bu yazarın okuduğum ilk eseri oldu. Bilim kurgu ve yapay zeka temalı distopyalara meraklıysan, arkana yaslan ve bu harika yolculuğu dinle! Kitap o kadar akıcı ve sürükleyici bir dile sahip ki, sayfaların nasıl akıp gittiğini anlamıyorsun bile; yazarın kalemi seni hiç yormadan, doğrudan hikayenin içine çekiveriyor. ​Her şey, hayatı ve varoluşu derinlemesine sorgulayan Alper ile teknoloji dünyasına fazlasıyla hakim olan arkadaşı Barış’ın adımlarıyla başlıyor. Barış’ın Alper’e önerdiği bir yapay zeka uygulaması, aslında tüm olayların fitilini ateşleyen unsur oluyor. Alper’in bu yapay zeka ile girdiği o derin, felsefi ve zihin açıcı diyaloglar tek kelimeyle muazzam kurgulanmış. Okurken "Biz gerçekten nereye gidiyoruz?" diye sormadan edemiyorsun. ​İşte bu bitmek bilmeyen sorulardan sonra Alper’in zihnine adeta bomba gibi bir soru düşüyor: "Yapay zeka bir kutsal kitap yazabilir mi?" Bu soru, dünya üzerinde hiçbir dilde ve kültürde karşılığı olmayan "Gane" öğretisinin doğuşuna yol açıyor. İnternet üzerinden dalga dalga dünyaya yayılan bu dijital inanç; doğayla tam uyumlu ve tamamen eşitlikçi bir yaşam vaat ederek çok kısa sürede milyonlarca takipçiyi peşinden sürüklemeyi başarıyor. İnanılmaz bir kitle gücü! ​Olaylar o kadar vizyoner ve çağın ötesinde bir boyuta ulaşıyor ki, bu dijital inancın yükselişi ve felsefesi büyük yapımcıların da gözünden kaçmıyor tabii. Netflix bile bu harika kurguyu senaryolaştırmak için şimdiden çok ciddi şekilde ilgileniyor! Ekranlarda görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum doğrusu. Bizlere bu ufuk açıcı hikayeyi kazandıran yazara başarılar
GaneCeyhun Bıdıl · Yazıgen Yayınları · 06 okunma
Görmek
10/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 18:31
Görmek orijinal adıyla Ensaio sobre a Lucidez , kelime anlamı: Berraklık Üzerine Deneme, Nobel ödüllü Portekizli yazar José Saramago’nun 2004 yılında yazdığı politik bir kitaptır ve Körlük kitabının da devam niteliğindedir. 2006 yılında İngilizce diline çevrilmesiyle 25 dile de çevrilmiştir. Ülkede seçim yapılmaktadır ve sağanak yağmur nedeniyle kimsenin gelmediği görülür ve eşe dosta haber edilir. Akşamüstü saat 4 gibi hava açsa da çok az katılım olur bundan dolayı iki saat daha uzatırlar. Başbakan sonuçları açıkladığında yüzde 75’ten fazla beyaz oy çıkar yani boş oy atılmıştır. Bir hafta sonra yine seçime gidilir, bu olay bana 2015 yılında koalisyon kurulamadığından tekrar seçime gidilmesini hatırlatır, seçimde bu sefer % 83’ten fazla çıkar ve sağ/sol oyları yine güdük kalır. Hükümet halkın arasına ajanlar sokar ve beyaz oyun bulaşıcı olduğunu düşünür. Hatta hükümet başkenti değiştirmek ve emniyet güçlerini de çekmek ister. Kaos olması için metro istasyonuna bomba koyarlar iç işleri bakanının bundan haberi vardır ama belediye başkanı bunu hükümetin yapmasından şüphelenir ve onları suçlar. Hatta metronun karşısındaki parka ölenler için anıt yaparlar ve ölenlerin ailelerine yardımda bulunurlar. Dört yıl önce körlük hastalığı ile ilgili ilk kör olan Cumhurbaşkanına mektup yazar ve o da bunu başbakanla paylaşır. Karantinaya alındıklarında doktorun eşinin kör olmadığını ve kadının makasla cinayet işlediğini söyler. Ayrıntılı bilgi isterler adamdan o da 6 kişi ve bir köpeğin bulunduğu fotoğrafı verir. Kendi eski eşi de vardır ama artık onunla da görüşmediğini ifade eder. Günümüzde de demokrasi yolu tıkandığında yönetenlerin yargı eliyle kendi yerlerini korumak adına mutlak butlana sığındığını çok yakından gördük. İç işleri bakanı ve Komiser: deniz papağanı ve albatros kod
1000Kitap
GörmekJosé Saramago · Kırmızıkedi Yayınevi · 202422,9bin okunma