Ana karakterler ve olaylar, maalesef x-men çizgi romanındaki olaylarla ve karakterlerle paralellik gösterirken aynı zaman da davinci'nin şifresinde olduğu gibi tarikatlanmada söz konusu olması bence kitabın tek eksi olan tarafıydı..
Hikayeleri daldan dala atlatma, kurguya bazen anlamsızlık kattı gibi geldi . Olayların nerede kaldığını ve neler olduğunu unuttum zaman zaman. Yani Adam Fawer bu kitabı her kesim insana nasıl ulaştırabilirim sorusuna bayağı takılmış olacak ki istem dışı olarak böyle karışıklık meydana gelmiş gibi geldi bana* (Burda empati kurdum bakın!)
başlarında kendisine bağlayan, ortalara doğru az da olsa gına getiren, ancak olay örgüsü ve kahramanların yetenekleri anlaşıldıktan sonra, yaşanan maceraya ortak eden kitap oldu. kitabı okudukça kendime "acaba ben de empat mıyım?" diye sordum; sordukça, empatik özelliklerim olsa gerçek hayatta neler yapabileceğimi, kimlere korku salıp, kimlere sevgi yüklemesi yapacağımı düşündüm; düşündünçe bir hoş oldum, renkli hayallere daldım. Fazla gaza gelmiş olacağım ki, akşam yemekte haberleri izleyen Annemin bana mega şevkatli bir şekilde davranarak tuzluğu uzatması için kendimi sıktım, tüm zihnimi bu iş için yoğunlaştırdım, ama hiçbir şey olmadı. empat değilmişim! tuzluğa kendim uzanmak zorunda kaldım...:(
sonuç olarak şu günlere ışık tutması sebebiyle kesinlikle okunması gerektiğine inandığım bence son 10 yılın kurgu yönünden en iyi romanlarından birisi..
Okuyun, okutun... :)