◈❖Ben, Kirke (Circe) ❖◈
İçerik: Yunan mitolojisi, cadılık, macera, dram, yaşam öyküsü
Kirke, bitmesini hiç istemediğim ve paylaşmayı dört gözle beklediğim bir kitap oldu. Burada paylaşmam biraz geç oldu çünkü önce bitmek bilmeyen, altı çizili alıntıların hepsini yayımlamak istedim.
Kitabın ön yüzünde bir başka yazarın yorumu yazıyor: "Bu dikkat çekici hikaye sizi, Kirke'nin yaptığı bir büyü gibi etkisi altına alacak." O kadar haklı çıktı ki... Açıkçası ilk başlarda gerek yazım gerek Kirke karakteri beni o kadar derinden etkilemedi. Hatta Kirke'nin saflıkları canımı sıkıyordu. Ancak mitolojiye olan ilgim ve olayların hızlanıp ilgi çekici bir hale gelmesi beni kitaba bağladı ve son zamanlarda en hızlı okuduğum kitap oldu.
Hikaye Kirke'nin ağzından anlatılıyor. Kirke, Güneş titanı Helios'un ve nympha Perseis'in kızı. Diğer kardeşleri gibi "güzel" görünmediği söylenerek sesi tiz, ahmak ve çirkin yaftaları ile örseleniyor. Çoğu zaman hiç sevilmiyor Kirke. Günün birinde ölümlü bir denizciyle tanışıyor ve her şey, onu ölümsüz yapmanın yollarını ararken başlıyor. Kirke, cadı olduğunu ilk o zaman fark ediyor. Diğer üç kardeşinin de cadı oldukları ortaya çıkınca baş tanrı Zeus, Helios'tan çocuklarını kontrol altına almasını istiyor. Ve bahtsız Kirke'nin payına uzaklarda bir adada sonsuza dek yalnız yaşama cezası düşüyor. Kitap, tanrıça da olsa yalnız bir kadın olmanın zorluklarını yaşayan Kirke'nin asırlar süren yaşamındaki cadılığını, aşkları, dostlukları, olgunlaşıp güçlü bir hale gelişini anlatıyor. Hem sade hem de betimlemeleri tadında olan yazım dili sayesinde zorlanmadan duyguları ve öğütleyici mesajları anlayabiliyorsunuz.
Kirke karakteri mitlerde tehlikeli, kötü bir cadı olarak geçiyor. Ancak bu kitap, bütün önyargıları kırıyor ve Kirke'nin neyi neden yaptığını