Gerçekten harika bir kitap. Akıcı bir dille anlatılıyor.Kitabı okumaya başlarken bir anda bütün kitabi bitirmek istiyorsunuz.Ve bu hikayenin gerçek olması da ayrıca bir hava katıyor.Perina'nin hayatı gerçekten çok zorlu bir süreçten geçmiş.Tek aşkı Boris'e kabusamadigi için çok üzüldüm. Neyse ki öbür dünyada yan yanalar
Kitabı merak ettiğim için aldım ve okudum. İncelemeye gelirsek te , en başta bi kere çok küfürlü ve argo kelimler var küfürler üç noktayla anlatılmaya çalışılmış ama yinede bunun küfür olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Oğuzhan Uğur'un videolarını falan bilmiyodum kitabi okuduktan sonra baktım ve anladım ki kitap YouTube da olan Oğuzhan Uğur'un videolarında söylediği sözlerin kitap haline getirilmiş şekli. Okuduktan sonra keşke almasaydım vidolardan izlerdim dedim.Sonucta boşuna kağıt ve ağaç zayiatı. Kendi görüşlerini belirtmiş, katılırız katilmayız orası ayrı mevzu. O yüzden içeriği hakkında pek te yorum yapmak istemiyorum
Kitabı okurken anlamakta güçlük çektim açıkçası. Çok fazla benzer cümleler ve kelimeler kullanılmış gibi ve konular birbirinden çok bağımsız gibi. Aşkı anlatırken bi bakiyosunuz başka bi konuya geçilmiş. Kitabı bitirdim ama aklımda bi cümlesi bile kalmadı diyebilirim. Arada bi iki yer hoşuma gitti ama bunu da söyliyim. Okumaya değer mi diye soracak olursanız da, okumasaniz da çok şey kaybetmezsiniz derim. Benim düşüncem bu kadar..
"Kitap dolu hayatımız olsun..."
Güzel bi kitap. Mitolojiyle ilgilenenlerin okuması gereken bi kitap bence. Açıklayıcı ve akıcı . Çabucak okunacak bi kitap ve içinde bilgi edinceginiz bir sürü yazı var. okumanızı öneririm
Gerçekten beğendiğim ve heyecanla okuduğum bir kitap. Aslında çok büyük yaşanan olaylar yok içinde ama Yakup Kadri Karaosmanoğlu dili öyle ustaca kullanmış ki kitabın içinde kaybolup gidiyor insan.Ve o kadar gerçekçi ki kitabın kahramanlarının kurgu olduğuna inanamıyorum.Gercek hayatta Leyla'nın,Necdet'in,Captain Gerald Jackson Read 'in ve daha bir çok karakterin yaşamadığına inanamıyorum. Ve kitabi okuduğumda gerçekten de savaş zamanı İstanbul'un böyle bir halde olduğuna çok şaşıyorum. Ülkenin bir het yani yangın yeriyken İstanbul'da sanki hiç bir şey yokmuş gibi hergün partiler geziler olmasını aklım almıyor.Tabiki bu bi roman kurgu neticede ama Yakup Kadri o dönemin hâlini yazmış. Kitabı gerçekten sevdim. Okumanızı öneririm
Kitapla kalın...