Christie'nin zekasına ve hayal gücüne hayran kalınacak bir eseri daha bitti. Gözlerim uyumak için yalvarsa da kitabı bitirmeden uyuyamadım. Çünkü ben de ister istemez düş dünyamda o adaya, o eve gitmiş on küçük zencinin izleyicisi olmuş, onlardan biri gibi hissetmeye başlamıştım. (Hatta itiraf ediyorum biraz da karanlıkta korktum, evin içinde su almaya falan giderken ürktüm ) Kitabın içeriği hakkında hiçbir şey söylemek istemiyorum çünkü bu tür kitaplar okunurken okuyucunun zihnini yorması gerektiğine inanıyorum. Üstelik yorum sırasında istemeden de olsa ipucu verir tadını kaçırırım diye de korkuyorum. Vakit kaybetmeden alın okuyun diyerek dizi hakkındaki fikrimi de söylemeden geçemeyeceğim. Ne yazık ki kitaptan kopuk yerler vardı. Kitapta geçmeyen replikler, sahneler... Son sahne farklılığı vb. İzlenmez mi? İzlenir. Ancak yine de her zaman kitabı okumak daha iyiymiş bir kere daha anladım. (Doğu Ekspres'inde Cinayet bir harikaydı. Onu tenzih ediyorum.) Keyifli okumalar diliyorum
On Küçük ZenciAgatha Christie · Altın Kitaplar · 200643,5bin okunma
#okudumbitti Neleri gördü de yazdı acaba? Neler yaşadı çevresinde ve içinde? Nasıl bu kadar cuk deyip oturtuyor bu cümleleri dünyaya? Bilemiyorum ama onunla gurur duyuyorum. Dünya çapında sevilen, takdir edilen has bir yazarımız olmasıyla gerçekten gurur duyuyorum. Bu eserinde Yaşar Kemal, insanları sömürmek, onları kültürleriyle, milli benlikleriyle, birbirleriyle kırıp yok etmek amacında olanları filler üzerinden aktarıyor; sömürülen, yok edilmek istenenleri ise karıncalar üzerinden. Okurken göreceksiniz yaşananlar tam da bugünden. Eskimemiş. Düzen aynı. Üzülecek, kızacak, şaşacaksınız. Ancak sonra Yaşar Kemal diyor ki: " Kıssadan hisse, yeryüzünün bütün karıncaları birleşince..." Gerisi sizin yorumunuza kalsın. Çünkü ben şu an yeni bitirmiş olmanın verdiği tuhaflıkla kendimde yorum haddini göremiyorum.