Kemalcim keşke Füsun’un o 30 cm cetvelini tamamen ağzına soksaydın da o şekilde vefat etseydin ha. Bu kitap beni çok sinirlendirdi. Takıntılı karakter okumayı severim, kötü karakter okumaya bayılırım ancak Kemal’in iyi yazılmış bir kötü karakter olduğunu düşünmüyorum. Yazarın kendisi de bence Kemal’i kötü karakter olarak görmüyor çünkü kitabın son bölümünde yazar bir karakter olarak kitabın içine giriyor ve Kemal Füsun’u nasıl bir cinsel objeymiş gibi betimliyorsa yazar da AYNI ŞEYİ YAPIYOR.
AAAAAAAA SABIR. SABIR. DİRENÇ. SABIR. Füsun kızımızın hayatı bu adamın ve muhafazakar Türkiye’nin elinde mahvoldu. O araba bölümünde Füsun’un son sözü çok manidardı. Genel olarak bu kitabı beğenmedim ve okurken sıkıldım. Kemal aşk acısı çekiyor tamam, ama hep aynı şeyi yazıyor. Bir ara sonsuz döngüye girdik sandım çünkü kitapta hiçbir şey olmuyordu. Füsunlara gidip gidip dönüyordu. Severek hatırlayacağım bir kitap değil.
Çok sağlam pazarlanmış bir kitap. Özellikle müze açma fikri vs. Bana da kendini aldırttı. Yine de beğenmedim üzgünüm.