Puan vermedi
Sinan Yağmur'un kalemiyle çok kıymetli bir yolculuğa çıkmış olduk. Aşık Veysel Yolculuğuna.. Böyle değerlerin bilinmesi, unutturulmaması çok önemli. Hatıralarına sahip çıkıp bizlerle paylaştığı için yazarımıza teşekkür ederim. Halk ozanımızın hayatı hakkında önemli bilgiler mevcut son bölümde ise hayatından kıssalar okuduk. Nasıl "aşık" olduğuna şahit olmuş olduk. Görme yetisini kaybettikten sonra bambaşka bir Veysel çıkmış ortaya. Sazıyla, sözüyle, aşkıyla Aşık Veysel. Yazarımızın dilimi bilenler ne kadar akıcı olduğunu tahmin edebiliyordur. İlk kez okuyacaklar için de çabucak okunan güzel bir kitap olduğunu belirtmek isterim. Okumak isteyenlere tavsiyemdir.
Bana Güneşimi GetirSinan Yağmur · Kapı Yayınları · 0211 okunma
EFSANE....
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2026 89. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2026 00:14
size bir hikâyeden değil, insanın iç dünyasına açılan sarsıcı bir kapıdan bahsetmek istiyorum: İki Delinin Dansı Bazı yolculuklar kalabalıkların içinde değil, insanın kendi içinde başlar. İki Delinin Dansı da tam olarak böyle bir yolculuk. Özdeğerin, farkındalığın ve insan olmanın ağırlığını; yalın ama derin bir dille anlatan, okuru satırların arasına değil kendi içine çeken bir kitap. Her sayfada insanın kendi karanlığıyla, kırılganlığıyla ve gerçeğiyle yüzleştiği; yer yer sarsan, yer yer düşündüren ama en çok da hissettiren bir anlatı. Ve tam her şeyi çözdüğünü sandığın anda gelen o ters köşe… Kitabın etkisini bitirdiğin yerde değil, kapattıktan sonra başlatıyor. Bazen en büyük karmaşa dışarıda değil, insanın içinde büyür. İki Delinin Dansı bunu çok güçlü ama sakin bir şekilde anlatıyor.
İki Deli'nin DansıYusuf Gürmermer · Vesta Yayınları · 20264 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Romeo ve Juliet
9/10
·133 syf.··
2026 54. kitabı
Bir tutam popüler kültür kitabı William Shakespeare 'in yazmış olduğu bu romanı bir solukta okudum. Açıkçası başta "herkes bu kitapta ne buluyor da çok satanlar listesinde!" düşüncesiyle okumaya başlamış olsam da ne yalan söyleyeyim merakla bitirdim. Kitap; kurgu ve kullanılan semboller olarak her ne kadar bizim kültürümüzden bambaşka da olsa "aşk" konusunu işlemesiyle evrensellik taşıyor. Bir şiir kitabı değil de günlük hayat romanı olmasına rağmen cümlelerin karmaşık yapıda ve devrik şekilde olması kitabı anlama da hayli zorluyor. Ancak bunu çeviri olmasına bağladım. Ayrıca yazarın kitabın başlarında bunca insana umut vaat ederek sonunda hayal kırıklığına uğratmak bence pek de olmamıştı. Kitap bittiğinde "keşkeler" dört bir yanımı sardı ve adeta bir boşluğa fırlattı beni... Her şeye rağmen yazar böyle bir eserle beğeni toplamayı başarmıştı. Bu kitapla aynı tema da, aynı mekan da, aynı olay örgüsünde yazılan milyonlarca kitap yazılmış olmasına rağmen bu kitabın 1-0 öne geçmesi bir tesadüf değildi. Belki insanların ortak yarasına dokunması, belki de aynı derdin dertlisi karakterlerle karşılaşma sevinci... Okumasaydım bir şey kaybetmezdim, merakıma yenik düştüm Tavsiye eder miyim? → Sadece merak edenlere.
1000Kitap
Romeo ve JulietWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202475,9bin okunma
4/10
·728 syf.··
2026 8. kitabı
·
160 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 23:15
Spoiler içerir! Nesta çekilecek çile değil! Sonunda bitirmeyi başardım. Sadece okumak için okuduğum ve eylülde çıkacak altıncı kitabı okuyabilmek için kendimi bitirmeye zorladığım bir kitaptı. Aylarca okusam da, bir türlü bitmek bilmedi. Ve sabrımı sınadı. Detayına inerek beğenmediğim kısımları daha da netleştirmek istiyordum. Nesta hakkında epey bir söyleyeceklerim var. İlk önce bu karakter bana asla ve asla geçmiyor. Tavırları saçma, yapay ve anlaşılmaz. Karakter gelişimi de öyle. Ne yani herkese nefret kusan bir karakter bir anda ailesinden özür dileyip de onların arasına katılmaya mı karar verdi? Bu süreç kesinlikle doğal değildi. Okurken o kadar garipsiyordum ki... yani bu karakter gelişimi değil de, karakterin bir anda kişilik değiştirmesi gibi olmuştu. Ayrıca, Cassian asla Nesta'yı hak etmiyor. Nesta Cassian'a öyle kırıcı şeyler söylüyor ki, en son Cassian da bu laflara karşılık veriyor ve o zaman da Nesta duraksıyor, kırılıyor falan... ve bir anda suçlu Cassian! Ne?! Böyle sahneleri okurken delirdim resmen! Genel olarak bakıldığında kitapta canlı bir dinamik var. Ama ben yine de sıkıldım. Özellikle Nesta'nın Ganimet'leri bulduğu kısmlar. Bilemiyorum, okurken keyif almıyordum. Genel olarak kitabın son kısmı dışında hikayeyi okumaktan keyif almıyordum. Sanki bir şeyler çok yavan kalmıştı. Serinin diğer kitaplarındaki o ruh bunda yoktu. Ayrıc okurken çok sıkıldığımı ve sabrımın sınandığını söylemiş miydim? Biraz da hoşuma giden yerlerden bahsedeyim. Kitabın son yani, dördüncü kısmı gerçekten güzeldi. Öyle akıp gitti ki bir baktım kitabı bitirmeme sayılı sayfalar kalmış. Her ne kadar Nesta'nın herhangi biriyle olan ilişkisi bana gram geçmese de, Gwyn ve Emerie ile mücadele etmeleri güzeldi. Ama bu dostluk da başlarda hiçbir şey hissetmedi yani. Bir de şu
Gümüş Alevler SarayıSarah J. Maas · Dex Yayınları · 20211,621 okunma
Puan vermedi·296 syf.··
2026 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 23:41
Cici(ılımlı) İslam projesine hizmet etmek için yazılmış, akademik huviyyeti güçlü, ilmi argümanlarla desteklenmiş bir kitap. Yazarın kariyerini takdir etmekle beraber yanlış bir bakış açısına ve yorumlara sahip olduğunu belirtmek isterim. Allah hidayet etsin. Meziyeti çok olabilecek bir şahsiyete benziyor aslında.. Üzülüyorum böyle zehir gibi arkadaşları kazanamadığımız için. Halbuki ahiret de var, ahiretimizi kurtaracak ameller işleyelim, eserler kaleme alalım. Ecrimizi Allah versin, hoş görünmeye çalıştıklarımız değil.. Ehli Sünnet olan hiçbir Müslümana bu eseri okumasını tavsiye etmem. Zehirli sarmaşıklar listemize ekledik.
Din
İnsan Hakları ve İslamRecep Şentürk · İz Yayıncılık · 201711 okunma
İyilik yaptında noolllduuuu???
10/10
·779 syf.··
Beğendi
·
2026 61. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 23:35
Budala, benim için olaylardan çok karakterlerin zihnine yapılan uzun bir yolculuktu. Bu yüzden de öyle bir oturuşta okunup geçilecek bir kitap değil. Ben zaten bu tarz klasik romanları bayağı uzun sürede bitirebiliyorum. Hatta bu kitabı 1-2 günde bitiren insanları görünce gerçekten şaşırıyorum. Hiç mi sindirmiyorsunuz arkadaş? Yoksa benim bilmediğim gizli bir okuma yeteneğiniz falan mı var? Varsa gerçekten öğretin.:) Çünkü ben neredeyse her birkaç sayfada bir durup düşünüyorum. Altını çizdiğim bir cümle oluyor, üzerine kafa yorduğum bir karakter oluyor ya da “Dostoyevski bunu niye özellikle böyle yazmış?” diye kendi kendime sorgulamaya başlıyorum. Hal böyle olunca kitap da doğal olarak uzuyor. Ama bence bu kitap tam da böyle okunmalı. Hızlıca tüketilecek bir roman değil. Sindire sindire, karakterlerle birlikte düşünerek okununca asıl etkisini gösteriyor. Ben okurken sadece Mışkin’i, Nastasya’yı ya da Rogojin’i okumadım; zaman zaman kendimden de parçalar buldum. Belki de Budala’nın en güçlü yanı bu. Kitap bittikten sonra hikâyesinden çok, insanın içine bıraktığı sorular aklında kalıyor.
BudalaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201231,6bin okunma