Berna Bozdağ

Berna Bozdağ
@bozdagberna
Biraz mavi, binlerce yıldız ve bir tane kitap... Bana huzurun fotoğrafını çek deseler her pozum aynı kare olur.
Puan vermedi·224 syf.··
2020 1. kitabı
Yine bir Şebnem klasiği diyoruz... Yer yer kahkaha attığım, yer yer bunlar hangi dilde konuşuyor dediğim ama sıcak, samimi sizi içine çeken bir hikaye. Kurumsal hayat ile kırsal hayat arasındaki büyük fark ve ikilem.. Şahsen ben hikayeyi biraz abartı bulsamda çerezlik bir kitap olarak okunabilir. Diyaloglar beni oldukça güldürüyor ama sonlara doğru artık komedi olmaktan drama doğru kaymış bu da pek tarzına uymamış. Herkesin o kafasında ki sahil kasabası hayalini yansıtmak istemiş ama biraz gerçeklikten uzaklaşmış bence. Organik roman yapmak isterken kendini İtalyan kasabalarına kaptırmış sanki. Dediğim gibi gerçeklikten uzak çerezlik gülmek için ideal bir boş zamanlarda hoş vakit geçirmelik kitap olmuş. Kocan kadar konuş serisiyle karşılaştırılamaz olsada okumaya daha doğrusu gülmeye değer.
Çevrimdışı AşkŞebnem Burcuoğlu · Dex Plus Yayınları · 2017557 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·328 syf.··
Beğendi
·
2018 51. kitabı
Bosna(Srebrenitsa) katliamı; ikinci dünya savaşından sonra yapılan en büyük ikinci katliam. Ama sanırım insanlık tarihinin en iğrenç kara lekesi. Kitap 1992 yılında başlayıp 1995 yılına kadar devam eden bosna savaşını konu alıyor. Sırpların müslümanlara duyduğu öfkeyi gözler önüne seren kitap, var olan bir gerçeği, okurken bile midenizi bulandıracak iğrençlikleri, tüm şeffaflığıyla anlatıyor. Bu kadarı olmamıştır diye düşünüp sonrasında uzun uzadıya araştırdığım konu, tam anlamıyla savaş mağdurlarınında utanarak anlattığı iğrençlikte. İnsanların öfke, kin, hırs duyguları içinde ne kadar çirkinleşebildiğini gördüğümüz kitapta, kadın olarak doğmanın bile başlı başına bir dert olduğunu anlıyoruz. Bu savaş tarihin bir kara lekesi; ölen yitip giden insanları, yerle bir edilen tarihi şehirleri, ya da kan gölüne dönen sokakları değil asıl leke. Bu leke öyle bir kara ki üzerinden kaç asır geçse yine temizlenmez. Bu savaşta ölmek bir lütuftu. Öyle bir an düşünün ki tecavüzden nefessiz kalıp bayılmışsınız, kaç kişinin tecavüzüne uğradığınızı bile bilmiyorsunuz, başınızdan aşağı su döküyorlar uyanmanız için.Siz ölmek için yalvarırken sizi hamile bırakıyorlar ve kendi çocuklarını doğurmanız için her gün eziyet ediliyor. Kimin esiri olduğunuzun önemi yok tüm arkadaşlarına sunuluyorsunuz. Ve onlar için o durumda ölmek bile gerçekten bir lütuf... Kitabı okurken sizi başka bir Dünya’ ya götürüyor ve o eziyetlere içiniz sızlayarak tanık ediyor.
İncir KuşlarıSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 202433,4bin okunma
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2018 35. kitabı
Altın vuruş değil benimkisi, ALTIN KURTULUŞ... Hikayenin en can alıcı cümlesi bence yine bir Canan Tan ve yine lise yıllarıma damgasını vurmuş bir kitabı. Bu kitap benim hayatımda olmazsa olmaz okunması gerekenler listesinde. Özellikle lise çağlarında tüm gençlerin okuması gerektiğini düşünüyorum. Uyuşturucu bağımlılığını o kadar güzel ele almış ki, esrarla başlayıp eroine doğru gidip, sonunda altın vuruşla son bulan bir hayatın hikayesi. Kitap Boğaziçi Üniversitesini kazanan bir gencin İstanbulun o büyülü dünyasına girip farkında olmadan bataklığa sürüklenişini çok olağan bir konuyla anlatıyor. Konu o kadar olağan ki en yakınınızda dahi tanık olacağınız sıradan bir hikaye. Aslında herkesin karşılaştığı ama kabullenemediği bir gerçeğe başkasının gözüyle tanık olmanızı sağlıyor. Eros dedim sana! Aşk tanrım oldun benim. Mutluydum kollarında... Beni dansa kaldırdığında, geri çeviremedim; tam tersine havalara uçtum sevincimden... Ayaklarımızın uyumu harikaydı. Bana bırakmıştın kendini, istediğim gibi yönetebiliyordum seni. Hep böyle sürecek sandım...
Eroinle DansCanan Tan · Altın Kitaplar · 201221,6bin okunma
9/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2018 74. kitabı
Nazik olun, herkes sert bir mücadele içinde. Ve insanların gerçek yüzünü görmek için tek yapmanız gereken bakmak. Haklı olmak ile nazik olmak arasında seçim yapmanız gerektiğinde, nazik olmayı seçin. Kitaplığımda her zaman olmasını isteyeceğim bir kitap oldu benim için. Hani vardır ya her tarzdan bestseller olmalı mutlaka, sizde iz bırakan, bu kitap tam olarak onlardan. Dünyayı başka bir gözle görmenizi sağlıyor. Empati yapmanızı kendinizi olayın kahramanının yerine koymanızı ve insanlara onun gözüyle bakmanızı sağlıyor. Çocuğu olan ebeveynler için kitabı okumalarını tavsiye ederim. Hatta çocuklarının kitabı okuması dilinin ağır olması nedeniyle mümkün olmadığından, onlarada filmini izletmelerini tavsiye ederim. İyi bir birey olmak isteyen herkes bu farkındalığa sahip olmalı...
MucizeR. J. Palacio · Pegasus Yayınları · 201615,6bin okunma
10/10
·431 syf.··
Beğendi
·
2018 24. kitabı
Hayatım boyunca Türk yazarlardan önerdiğim ve herkesin okumasını istediğim nadir kitaplardan birisi. Ben bu kitabı lise yıllarımda okumuştum aradan yıllar geçmesine rağmen hala Piraye ve Haşim’ in aşkını, acısını yüreğimde hissediyorum. Belki okuduğum yaş itibariyle aynı duyguyu bana yaşatan başka bir roman olmadı, belkide kitapta çok kendimi, yakınımdan birini bulduğum için. Diyarbakıra gelin giden bir kız ve oranın kültürüne uyum sağlarken yaşadığı zorlukları ele alıyor. Kitap sizi bir yandan Diyarbakırın sokaklarına misafir ederken bir yandan da o sokaklarda hayatın gerçeklerini gösteriyor. Benim bu kitabın en sevdiğim yani bana şiiri sevdirmesi oldu. Ben şiiri bu kitapla öğrendim. Şiirlerin anlam yüklü olmasını ve her birinin bir hikayesi olmasını çok sevdim. Bu kitaptan sonra gerçekten şiirlere başka bir bakış açısıyla baktığımı söyleyebilirim. Ve zaten bundan sonra ki tüm Canan Tan kitaplarında da şiirler romanın birleşimini aradım, bu tarz bana çok başka ve anlamlı geldi, yazarı farklı yapanda bu özelliği bence. Örneğin birini düşünün etrafınızda olan sürekli konuştuğunuz ama size aşkını itiraf edemeyen biri. Bir gün kitabınızın arasında küçük bir not buluyorsunuz. “ Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey, Dünyanın en güzel sesinden En güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey... Fakat artık ümit yetmiyor bana, Ben artık şarkı dinlemek değil, Şarkı söylemek istiyorum.” Kim istemez ki böyle bir teklif almayı, işte Piraye ile Haşim‘in aşkının başlama hikayeside tam böyle. Çok ince düşünülmüş çok güzel yazılmış sahneleri var o yüzden. Ve sonuç; Öcünü aldın Piraye, Gururun ağır bastığı yerde, diğer tüm duyguların yerle bir olması kaçınılmaz belki. Ama şöyle bir yokla kendini, şu andaki zafer sarhoşluğundan sıyrıldığında da böyle gülebilecek misin? Bu tür savaşların
PirayeCanan Tan · Altın Kitaplar · 201350,4bin okunma