...
Doğum günü partilerinden söz ettiğimde beni ilgiyle dinlediler...
Onlara pastayı, şarkıları, armağanları ve her yıl bir adet artan mumları anlattım...
“-Bunu neden yapıyorsunuz” diye sordular;
“-Bizler için kutlama, özel bir durumu gerektirir...
Yaşlanmanın nesi özel anlayamadık?...
...Bunu sağlamak için bir çaba göstermeyiz ki; bu kendiliğinden olur...”
“Peki” dedim ben de,-Sizler neyi kutlarsınız?...
“-Daha mükemmel olmayı... Bizler eğer geçen yıla göre daha iyi, daha bilge olmuşsak bunu kutlarız... Bunu da ancak sen kendin bilebilirsin ve kutlama partisinin ne zaman yapılabileceğini sen söylersin...”
...
Bir büyü içinde kalıyor insan...
Seyrederken bütün bunları, dünyayı unutuyorsun. Öteki gerçek dünyayı, ağacı, kuşu, tarlası, evleri ile bıçak gibi kesip, o dünyada hiç yaşamamışsın gibi, bu peri bacaları dünyasına kendini kapıp koyuveriyorsun... Belki asırlardır bir sarhoşluk içindesin. Dizlerinde derman kalmıyor hayretten. Başın dönüyor.
Yine bir Şebnem klasiği diyoruz...
Yer yer kahkaha attığım, yer yer bunlar hangi dilde konuşuyor dediğim ama sıcak, samimi sizi içine çeken bir hikaye.
Kurumsal hayat ile kırsal hayat arasındaki büyük fark ve ikilem..
Şahsen ben hikayeyi biraz abartı bulsamda çerezlik bir kitap olarak okunabilir.
Diyaloglar beni oldukça güldürüyor ama sonlara doğru artık komedi olmaktan drama doğru kaymış bu da pek tarzına uymamış.
Herkesin o kafasında ki sahil kasabası hayalini yansıtmak istemiş ama biraz gerçeklikten uzaklaşmış bence.
Organik roman yapmak isterken kendini İtalyan kasabalarına kaptırmış sanki.
Dediğim gibi gerçeklikten uzak çerezlik gülmek için ideal bir boş zamanlarda hoş vakit geçirmelik kitap olmuş.
Kocan kadar konuş serisiyle karşılaştırılamaz olsada okumaya daha doğrusu gülmeye değer.
Çevrimdışı AşkŞebnem Burcuoğlu · Dex Plus Yayınları · 2017556 okunma