9/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
Selamlar kitapkurtlarım. Size bir soru ile geldim. Sabah uyandığınızda veya durduk yere kendinize “Ben mi şu an hayal alemindeyim, yoksa rüyamda mı hayal alemindeydim?” diye o karman çorman düşüncelere daldığınız oldu mu? İşte böyle birkitap var elimde: Karanlık Madde. Kendi kendime rüyalarımdaki o hayatı öyle bir seviyorum ki geri dönmek istemiyorum veya hiç sevmeyip “Çok şükür benim gerçek hayatım burasıymış” diyerek can havliyle uyanıyorum. Kitabı okurken aklım sürekli bu gitgellerle ve şu soruyla boğuştu:Belki de şu an bu dünyada varolan halimiz, sadece tek bir olasılığın sonucu. Çoklu âlemlerin, farklı boyutların içerisinde bu hayatın bambaşka versiyonları aynı anda yaşanıyor olabilir. Başka bir boyutta, seçmiş olduğumuz farklı olasılıkların getirdiği bambaşka bir sonuçla, tamamen farklı bir formda hayat süren diğer “bizler” nefes alıyor olabilir. Rüyalarımızda gidip geldiğimiz, bazen kaybolduğumuz o yerler belki de sadece basit birer rüya değildir; ruhumuzun veya zihnimizin diğer âlemlerdeki versiyonlarımıza anlık birer ziyaretidir, kim bilir? O’na salat ve selam göndermiyor muyuz? İşin fizik kuralları, paralel evrenleri ya da kuantum kutuları sadece bu hikayenin bilimsel süsü. Kitap resmen bizim ihtimaller algımızla oynuyor. Kendi gerçekliğinin kıymetini bilmek ya da “ya diğer boyuttaki, diğer formdaki halim daha güzelse” diye o sarsıcı boşluğa düşmek isteyenler için harika bir yolculuk. Hikaye, kuantum fiziği profesörü olan Jason Dessen’ın etrafında dönüyor. Jason, ailesiyle mutlu ve sıradan bir hayat yaşarken bir gece maskeli bir yabancı tarafından kaçırılır. Kendine geldiğinde, hayatı tamamen değişmiştir: Artık evli değildir ve bir oğlu yoktur.Sıradan bir profesör değil, kuantum fiziğinde devrim yaratmış, imkansız bir teknolojiyi (çoklu evrenler arası
Karanlık MaddeBlake Crouch · Doğan Kitap · 2018441 okunma
Mektuplar
6/10
·136 syf.··
2026 53. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 00:00
Tyanalı Apollonios’un Mektuplar kitabı benim için biraz “okudum ama beynim yandı” kitabı oldu açıkçası   Kitap, milattan sonra 1. yüzyılda yaşamış filozof Tyanalı Apollonios’un farklı kişilere yazdığı mektuplardan oluşuyor. İçerisinde dostluk, ahlak, erdem, bilgi, insan ilişkileri ve felsefe üzerine düşünceler var. Kısacık mektuplar olmasına rağmen o kadar fazla açıklama vardı ki bazen mektubu mu okuyorum, açıklamayı mı okuyorum şaşırdım gerçekten. Düşünün, kitap 118 sayfa ama mektupların olduğu kısım 36 sayfadan, açıklamaların olduğu kısım ise 58 sayfadan oluşuyor. Kitabın en zor kısmı benim için kesinlikle buydu.  Mektupları okurken her satırda açıklama kısmına bakmak zorunda kaldım ve sürekli açıklamalara bakınca dikkatimi toparlamakta çok zorlandım. Okuduklarım kafamda sürekli bölündü. Özellikle dönemin felsefi göndermeleri o kadar fazla ki açıklamaları okumadan ilerlemek neredeyse imkânsız gibi geldi bana. Tabii bu kitabın herkeslik olduğunu düşünmüyorum. Daha çok felsefeye ve Antik Yunan metinlerine ilgisi olanların seveceği bir kitap gibi geldi bana. Ben okurken oldukça zorlandım ama yine de farklı bir okuma deneyimi olduğu için mutluyum diyebilirim.
Alıntı
MektuplarTyanalı Apollonios · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021143 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
10/10
·181 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
Kitabın başlangıcı bile Türk’ün ne kadar medeni ne kadar ileri görüşlü ne kadar ince fikirli olduğunu gözler önüne sererek ilerliyor.alparslan’ın Diojen karşındaki tutumu onun onurunu incitmemek için yanında çadır kurdurması fakar ülkesine dönen diyojenin kendi tarafında gözleri oyulması ve ölmesi melikşahın zaferi kardeşine nasip olsun diye dua etmesi takvimin yenilenmesi avrupanın ise 1582 de takvimi düzeltmesi bakın durun daha başlamadık I haçlı seferi 1096-1099: Günaha bulanan hristiyanların tövbe etmesi zengin günahkar için 4 ing altını fakir için 9 şiling bununla da yetmeyip 300 yıllık bir günahkar cezası çıkıyordu din buna bir kılıf buldu ve haçlı seferine katılacak olanların günahlarının affedileceğini duyurdu hatta ölenlerin cennete gideceği Papa II urbanus fransa’ya dönerek Clermont Konsilini topladı fransanın en önemli lideri Tolulouse kontu Raymond de Saint Gilles ve başpiskopos Adhemar de MOnteil talip oldular oluşan haçlı ordusuna katılım büyüktü kadınlar çocuklar herkes içindeydi ( nede olsa günahları affedilip cennete gidecekler ) Bizans imparatoru I Aleksios bu büyük kalabalığı istemedi çünkü geçtikleri yerleri talan edecek çok zarar vereceklerdi ki öyle de oldu .bunun üzerine Aleksios haçlılara refakatçi ordular verdi . Ağustos 1096 yılında 4 esas haçlı ordusu avrupanın değişik yerlerinden yola çıktı . 1.ordu Fransalı Franklar ordusu Vermandois kontu hugue le grand robert courteheuse ve robert flndralı loren kaynaklı orduyu gecikmeyle takip edecek 2.ordu Loren kaynaklı ordu almanyayı geçip balkanlara kuzeyden girecek aşağı loren dükü godfrey de Bouillon kardeşi Baudouin de Boulogne ve kuzeni Bourglu Baudouin 3.ordu Güney Fransalılar ordusu Toulouse kontu IV Raymond veya Raymond Saint -gilles kuzey italyadan balkanlara girip Sırbistan ve Makedonya
Türklere Karşı Haçlı SeferleriRaşid Erer · Kaknüs Yayınları · 200218 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 51. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 09:14
Kitabın son satırıyla birlikte odada öyle devasa bir sessizlik koyulaştı ki, sanki zaman ortadan ikiye bölündü. Ben bu kitabı sadece satırları takip eden bir okur gibi dışarıdan okumadım; yazar o hastalık odalarını, o çaresiz çırpınışları anlatırken ben her sayfada kendi içimdeki o en büyük, o en derin kaybın sızısını yeniden yaşadım. Yazarın "kanser hastasının mitolojisi, romantizmi yoktur" diyerek yüzümüze vurduğu o sert, o büyüsüz gerçeklik, benim de yıllardır kalbimin en kuytu köşesinde taşıdığım o dilsiz çaresizliğin tam anlamıyla kelimelere dökülmüş haliydi. Hayatın o koca çınarlar hayattayken ve onlardan sonra diye ikiye bölündüğü o büyük keder takvimini ruhunda taşıyan biri olarak; sayfalar arasında yürürken dünyanın iki farklı ucunda değil de, yazarla aynı sessiz çığlıkta buluşmuş gibi hissettim. Bu eser; sevgisini güçlü ve süslü sözlerle değil de sessizlikle, emekle, bir bahçeyle ya da mutfaktan yükselen o tanıdık kokularla ilan eden bir kültürün tam kalbinden konuşuyor. Yazar omuzlarında tonlarca geçmiş taşıyan babasını bir Atlas'a benzetip, o gidince koca bir dünyanın nasıl üzerimize yıkıldığını anlatırken, aslında hepimizin içindeki o hiç bitmeyen çocukluk özlemini ve yasın o uzun, sessiz gölgesini özetliyor. Kendi hayatının miladını o büyük kayıplarla vermiş yaralı bir ruh olarak bu kitap, bana bir anlatıdan çok daha fazlası; acıyla keder arasındaki o ince çizgide yürüyen muazzam bir derttaş oldu. Yazar kendi vedasını bitirip sustu belki ama benim kalbimin en derin yerinde, o hiç bitmeyen asil sevgilerin hatırasını zamansız kılan ve bittiğinde bile içimde demlenmeye devam eden sarsıcı bir iz bıraktı.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,7bin okunma
Dİkkat Spoier içermez !!!!
9/10
·160 syf.·
2026 107. kitabı
Manevi yönden zayıfladığımı Hissettiğim zaman bir huzursuzluk oluşuyor En çok da sabah namazına kalkmadığım zamanlar bu sefer ibadetlerden keyif almamaya başlıyorum tabii ki kılıyorum ama hani o huzuru bazen alamıyorum özellikle bu gibi durumlarda dini kitaplar okuyup o huzursuzluk durumunu ortadan kaldırıp maneviyatımı tekrar eski haline getirmeye çalışıyorum. Ki iyi de geliyor. Tabii ki dönem dönem insanların hissizleştiği bu tarz zamanları olabiliyor. Yaşadığı problemler, bazen boşluk hissi, içten gelen bir huzursuzluk durumu olabiliyor. Bu durumlarda kişi maneviyatın nasıl yükseltmeli e ben daha çok dini kitap okuma taraftarıyım böyle farklı tarzlarla okumak. Dini kitap konusunda pek bir bilgim yok ama Mevlana ve Gazali konusunda bir karar kıldım .Onların kitapları güzel. Gazali nefis terbiyesi kitabını okuduk . öncelikle yani yine hatalarımla karşı karşıya kalıyorum çok farklı güzel bigiler edindim. Farklı bakış açıları kazandım. Genel olarak kitaptan bahsedersek nefsimizi düzeltmeye iyileştirmeye yönelik güzel tavsiyeler ,peygamber efendimizin hadisler içeren güzel yazılar çok rahat okunur ama zihin boş olmalı tabii . Nefsimizin devreye girdiği durumlarda ne gibi önlemler almalıyız o an nasıl davranmalıyız vs. Aslında İslam ahlakına göre yaşamayı alışkanlık haline getirdiğimiz zaman nefsimize az çok hakim oluruz bundan bahsediyor. Bayram arasına denk geldi yine .Bir bölündü biraz uzadı. O yüzden pek not çıkaramadım. Ama alıntılarımı okursam tekrar az çok kitabıanlarım diye düşünüyorum. Hani verilmek istenen genel mesajı anlarım. Keyifli okumalar:)
Nefis Terbiyesiİmam Gazali · Gelenek Yayıncılık · 20174,632 okunma
Yarım Bıraktım
3/10
İlk izlenimim maalesef çok iyi olmadı.Yaklaşık 50 sayfa okudum ama anlatım tarzına bir türlü alışamadım. Türkçe yazılmış olmasına rağmen çeviri kitap okuyormuşum gibi hissettirdi. Cümleler bana çok garip geldi; bazen anlam bozukluğu varmış gibi hissettim ve kimin konuştuğunu anlamak için bazı yerleri iki kez okumam gerekti. Normalde daha doğal kullanılabilecek kelimeler yerine sanki yabancı bir ifadeyi birebir çevirmiş gibi duran seçimler vardı. Bu yüzden okuma akışı sürekli bölündü. Hikâye şu an için beni içine çekemediği için kitabı yarım bırakmaya karar verdim. İleride tekrar başlar mıyım emin değilim ama şu anlık pek sanmıyorum. Eğer yeniden okursam, bu eleştirinin devamını da yazarım.
Raven SuikastçısıSelin Solaris · Martı Yayınları · 2025614 okunma