Gazzâli Büyük Selçuklu Devleti zamanında yaşamış bir İslam âlimidir. Yaşadığı dönemde İslam aleminde siyasi ve fikri büyük bir karmaşa vardı. Yaşadığı dönemdeki bu karmaşayı ve hakikati tasavvufla açıkladı, bu eseri de o dönemki sorunları ele alan ve ışık tutan bir eser olmuş. Nefsin terbiyesi yani riyazeti güçlü örneklerle ve ayetlerle destekleyerek akıcı şekilde anlatmış.
İyi okumalar dilerim
Nefis Terbiyesiİmam Gazali · Gelenek Yayıncılık · 20174,637 okunma
Manevi yönden zayıfladığımı
Hissettiğim zaman bir huzursuzluk oluşuyor En çok da sabah namazına kalkmadığım zamanlar bu sefer ibadetlerden keyif almamaya başlıyorum tabii ki kılıyorum ama hani o huzuru bazen alamıyorum özellikle bu gibi durumlarda dini kitaplar okuyup o huzursuzluk durumunu ortadan kaldırıp maneviyatımı tekrar eski haline getirmeye çalışıyorum. Ki iyi de geliyor. Tabii ki dönem dönem insanların hissizleştiği bu tarz zamanları olabiliyor. Yaşadığı problemler, bazen boşluk hissi, içten gelen bir huzursuzluk durumu olabiliyor. Bu durumlarda kişi maneviyatın nasıl yükseltmeli e ben daha çok dini kitap okuma taraftarıyım böyle farklı tarzlarla okumak.
Dini kitap konusunda pek bir bilgim yok ama Mevlana ve Gazali konusunda bir karar kıldım .Onların kitapları güzel.
Gazali nefis terbiyesi kitabını okuduk . öncelikle yani yine hatalarımla karşı karşıya kalıyorum çok farklı güzel bigiler edindim. Farklı bakış açıları kazandım.
Genel olarak kitaptan bahsedersek nefsimizi düzeltmeye iyileştirmeye yönelik güzel tavsiyeler ,peygamber efendimizin hadisler içeren güzel yazılar çok rahat okunur ama zihin boş olmalı tabii . Nefsimizin devreye girdiği durumlarda ne gibi önlemler almalıyız o an nasıl davranmalıyız vs. Aslında İslam ahlakına göre yaşamayı alışkanlık haline getirdiğimiz zaman nefsimize az çok hakim oluruz bundan bahsediyor.
Bayram arasına denk geldi yine .Bir bölündü biraz uzadı. O yüzden pek not çıkaramadım. Ama alıntılarımı okursam tekrar az çok kitabıanlarım diye düşünüyorum. Hani verilmek istenen genel mesajı anlarım.
Keyifli okumalar:)
Nefis Terbiyesiİmam Gazali · Gelenek Yayıncılık · 20174,637 okunma
Eğer ahlakın değişmesi mümkün olmasaydı; dinlerin öğütleri, peygamberlerin uyarıları, nasihatler ve toplumsal eğitim sistemleri tamamen anlamsız kalırdı. İmam Gazali, insanın kendi nefsini eğitebileceğini savunur. Yazara göre insan, önce iç dünyasını değiştirip güzelleştirmeli, kişisel gelişimine önem vermeli ve nefsinin isteklerini kontrol altına almalıdır. Nefis Terbiyesi bunun için bir yol haritası sunulmakta; bu öğreti aşama aşama ayetler, hadisler ve kıssalarla pekiştirilerek aktarılmaktadır.
"İnsanların çoğu nefislerinin ayıpları konusunda cahildir. Kardeşinin gözündeki tozu görür ama kendi gözündeki dalı görmez"
Nefis Terbiyesiİmam Gazali · Gelenek Yayıncılık · 20174,637 okunma
Gazali, çok sayıda dini ve fikri akımları araştırmıştır. Bu araştırmalardan sonra hakikati tasavvufta aramıştır. Gazali’ye göre tasavvuf, insanın manevi hastalıklardan kurtulmasında en önemli etkendir. Kitap; İdareciler nasıl olmalı, İnsanı helak eden hususlar, Nefsin riyazeti ve kötü ahlaktan temizlenmesi ve Midenin ve fercin aşırı isteklerini kırmanın yolları adlı bölümlerden oluşuyor. Benim en çok beğendiğim ve etkilendiğim kısım Midenin ve fecrin aşırı isteklerini kırmanın yolları bölümüydü...
Ön bilgilendirme amaçlı birkaç alıntı bırakıyorum..
Rasulüllah şöyle buyurdu:"Kendisini aç tutan kişinin fikirleri berrak,kalbi anlayışlı olur ve düşüncesi güzelleşir"
Eğer ahlâk değişebilen bir şey olmasaydı, öğütlerin hepsi boş olurdu ve Rasûlullah (s.a) "Ahlâkınızı güzelleştirin" buyurmazdı. Hayvanların bile ahlâkının değişmesi mümkün iken bu durum insanoğlu hakkında nasıl inkâr edilebilir?
İnsanların çoğu nefislerinin ayıpları konusunda cahildir. Kardeşinin gözündeki tozu görür ama kendi gözündeki dalı görmez.
*Allahu Teâlâ şöyle buyurdu: Elini boynuna asıp bağlama (cimri olma), hem de onu büsbütün açıp saçma (israf etme); aksi halde kınanmış olursun ve eli boş açıkta kalırsın. İsra 29
Çok beğendiğim ve bence çok değerli bir eser. Yıllar öncesinden bir alimin bu denli güzel nasihatleri tekrar tekrar okunmalı ve baş ucu kitabı olmalı. Herkesin okuması gereken nefsi konuları gerçekten adı gibi terbiye eden bir kitap.
*Ölüm Allah’ın sevgili kullarına, bir bardak tatlı soğuk suyu içmek kadar kolay gelir.
*Bedenine değil kendine değer ver, ve gönlünü olgunlaştır ! Çünkü kişi; bedeni kadar değil, ruhu kadar insandır. İmam Gazali Hazretleri
Nefis Terbiyesiİmam Gazali · Gelenek Yayıncılık · 20174,637 okunma
Her insanın okuması gereken sahip olmamız gereken değerleri dini boyutlarıyla ele alan etkileyici bir kitap on yargı ile yaklaştım ama kesinlikle tavsiye ederim
Nefis Terbiyesiİmam Gazali · Gelenek Yayıncılık · 20174,637 okunma
Nefsi terbiye yolları açıklayıcı sade dil muhteşem bir eser.İmam gazalinin her kitabı ayrı güzel.mutlaka okuyun bir günde rahatlıkla bitecek ama size fazlasıyla çok şey katacak.
Nefis Terbiyesiİmam Gazali · Gelenek Yayıncılık · 20174,637 okunma
Gazali’ye göre tasavvuf, insanın manevi hastalıklardan kurtulmasında en önemli etkendir. Kitap; İdareciler nasıl olmalı, İnsanı helak eden hususlar, Nefsin riyazeti ve kötü ahlaktan temizlenmesi ve Midenin ve fercin aşırı isteklerini kırmanın yolları adlı bölümlerden oluşuyor okuduktan sonra ciddi bir öz eleştiri vesilesi olan güzel ve akıcı bir kitaptı
Nefis Terbiyesiİmam Gazali · Gelenek Yayıncılık · 20174,637 okunma
Gazzâlî (Farsça: الغزّالی) (d. 1058, Tus - ö. 18 Aralık 1111, Tus), Büyük Selçuklu Devleti devrinin İslam âlimi, filozofu, mutasavvıfı ve müderrisi. Fars asıllı olduğu sanılan Gazzâlî'nin lakapları Hüccetü’l-İslâm ve Zeynüddîn'dir. Genel olarak Gazzâlî ve İmam-ı Gazzâlî isimleriyle tanınmaktadır.
Gazzâlî Hicri 450 (Miladi 1058) yılında Horasan'ın Tus şehrinde doğmuştur. İlk öğrenimini Tus'ta Ahmed bin Muhammed er-Razikânî’den almış, daha sonra Cürcân şehrine giderek Ebû Nasr el-İsmailî’den eğitim görmüş daha sonra 28 yaşına kadar Nişabur Nizamiye Medresesi’nde öğrenim görmüş, itikadî düşünce olarak Ebü'l Hasan Eş'arî’den ve ameli görüş olarak ise Şafiî'den etkilenmiştir. Hocası İmam-ı Harameyn lakaplı Abdülmelik el-Cüveynî 1085 yılında ölünce Nişabur’dan Büyük Selçuklu Devleti’nin veziri Nizamülmülk’ün yanına gider. Nizamülmülk'ün huzurunda olan bir toplantıda verdiği cevaplarla diğer bilginlerden üstünlüğünü kanıtlayarak 1091 yılında Bağdat’taki Nizamiye Medresesi'nin baş müderrisliğine tayin edilir. Burada bilgisi ve edindiği öğrenci topluluğuyla kısa sürede ün ve saygınlık kazandı. Tasavvuf'a yöneldi ve Ebû Alî Farmedî'nin tesiriyle bu alanda yoğunlaştı. Bu ilgi ve hac arzusuyla medresedeki vazifesini bırakarak 1095 yılında Bağdat'tan ayrıldı ve Şam'a gitti. Şam da iki yıl kaldıktan sonra 1097 yılında hacca gitti.
Hac sonrası Şam'a döndü ve buradan Bağdat yoluyla Tus'a geçti. Şam ve Tus'ta bulunduğu sürede uzlet yaşamı sürdü ve tasavvuf alanında ilerledi. Bağdat'tan ayrılışından on bir yıl sonra 1106 yılında Nizamülmülk’ün oğlu Fahrülmülk'ün ricası üzerine Nişabur Nizamiye Medresesinde tekrar eğitim vermeye başladı. Buradan kısa süre sonra Tus'a dönerek yaptırdığı tekkede müritleriyle birlikte sufi yaşamı sürdü. Gazzâlî 1111 (Hicri 505) yılında doğum yeri olan İran'ın Tus şehrinde öldü.
Gazzâlî’nin yaşadığı dönemde İslam âleminde siyasî ve fikrî büyük bir karmaşa hakimdi. Bağdat’ta Abbasi halifelerinin gücü zayıflamasına karşın Büyük Selçuklu Devleti’nin sınırları genişliyor ve nüfuzu artıyordu. Melikşah’ın veziri Nizamülmülk savaş meydanlarında zaferler kazanıyor, ilim meclisleri denilen tartışma ortamlarını ve medreseleri açıyordu. Bu dönemde Mısır tahtında Şiî-Fâtımî hanedanı vardı. Avrupa’da ise Endülüs Emevi Devleti gerilemekte idi.
İlk Haçlı Seferi de Gazzâlî döneminde yapılmış, Gazzâlî 40 yaşında iken Antakya haçlılarca kuşatılmış bir yıl sonra da Kudüs ele geçirilmiştir. Hasan Sabbah ve Ömer Hayyam da Gazzâlî ile aynı çağda yaşayan tanınmış kişilerdir. İslam âlemindeki bu karışıklığı fikrî bir çöküntü tamamlıyordu.
Gazzâlî'nin öğrenme merakı onun çok sayıda dini ve fikrî akımları araştırmasına neden oldu. Yaşadığı dönemde hakikati bulmak isteyen insanların dört kısıma ayrıldığını ve her birinin hakikati kendi yolunda aradığını gördü. Bunlar; felsefeciler, kelâmcılar, sûfiler, bâtınîlerdi. Hepsinin görüşlerini inceleyerek; kelâm, felsefe ve Bâtınîlik yolunu kitaplarında ayrıntılarıyla tenkit etti ve sûfilerin yolu olan tasavvufa yönelerek hakikati bu yolda aradı.